Doktorlar yıllardır patates cipsi, bisküvi ve gazlı içeceklerin aşırı tüketiminin kilo, kalp sağlığı ve yaşam süresi üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle sakıncalı olduğunu belirtiyor.
Bugün yapılan yeni bir araştırma, bu yiyeceklerin bilişsel ve düşünme yetenekleri üzerinde de zararlı etkileri olabileceğini öne sürüyor.
Avustralya'daki araştırmacılar, aşırı işlenmiş gıdaların beyin fonksiyonları üzerindeki etkisini anlamak için yaklaşık 2200 orta yaşlı yetişkinin beslenme alışkanlıklarını analiz etti.
Çalışma, genellikle ev mutfağında kullanılmayan çok sayıda malzeme veya içerik içeren yiyecekler olarak tanımlanan bu tür yiyeceklerin tüketimini ölçmeye odaklandı.
Araştırma sonuçları, bu tür gıdaları daha fazla tüketen kişilerin konsantrasyon bozukluğu ve bilişsel performanslarında düşüş yaşadığını gösterdi. Çalışma ayrıca, ultra işlenmiş gıdaların tüketimindeki her %10'luk artışın (kabaca günlük bir paket patates cipsine eşdeğer) dikkat süresinde önemli bir azalma ve bunama riskinde artışla ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Çalışmayı yürüten Dr. Barbara Cardoso, bu düşüşün dikkat ve bilgi işleme hızını ölçen testlerde ölçülebilir olduğunu açıklayarak, etkinin mutlaka genel beslenme kalitesine bağlı olmadığını, özellikle gıda işleme derecesiyle ilgili olduğunu vurguladı.
Çalışma bu etkinin doğrudan nedenini belirleyememiş olsa da, araştırmacılar yoğun işlemenin gıdaların önemli besin maddelerini kaybetmesine ve zararlı kimyasallar içermesine neden olabileceğini öne sürüyor. Bu kimyasallar arasında, nişastalı gıdalar yüksek sıcaklıklarda pişirildiğinde oluşan ve sinir hücrelerini olumsuz etkileyebilen akrilamid bileşiği de bulunmaktadır.

Önceki araştırmalar, üretim sırasında gıdalara karışabilen ve beyindeki küçük kan damarlarına zarar vererek konsantrasyon ve dikkat yeteneğini etkileyebilecek ftalatlar ve bisfenoller gibi diğer maddelerin varlığına da işaret etmiştir.
Bu yiyecekler, obezite, yüksek tansiyon ve diyabet gibi hastalıklarla da bağlantılı oldukları için daha da tehlikelidir; bu hastalıklar ise şu anda milyonlarca insanı etkileyen demans için bilinen risk faktörleridir.
Ancak araştırmacılar, çalışmalarının gözlemsel olduğunu ve ultra işlenmiş gıdaların bu sorunların doğrudan nedeni olduğunu kesin olarak kanıtlamadığını vurguluyor.
Son veriler, bu gıdaların Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yetişkinlerin tükettiği kalorilerin yarısından fazlasını oluşturduğunu ve çocuklarda bu oranın daha da yüksek olduğunu gösteriyor. Avustralya'da yapılan çalışmada ise bu rakam yaklaşık %41 olup, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında ortalama bir orandır.
En yaygın ultra işlenmiş gıda kaynakları arasında şunlar yer alıyordu: şekerlemeler, şekerli içecekler, gazlı içecekler, tuzlu atıştırmalıklar, işlenmiş etler ve hazır yemekler.
Araştırmacılar, beslenme ile beyin sağlığı arasındaki bağlantının yalnızca sağlıklı gıdaların eksikliğinden değil, aynı zamanda gıdaların işlenme derecesinden de kaynaklandığına inanıyor. Bununla birlikte, "aşırı işlenmiş gıdalar" sınıflandırmasının geniş ve belirsiz kaldığına ve bu ürünlerin bazılarının diğerlerinden daha az zararlı olabileceğine dikkat çekiyorlar.
Bu bağlamda, sağlık uzmanları, daha dengeli ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını teşvik etme genel eğiliminin bir parçası olarak, bu tür gıdaların tüketiminin mümkün olduğunca azaltılması çağrısında bulunuyorlar.
Kaynak: Daily



