Yaşam
  • 3.3.2007 00:27

HABERVİTRİNİ OKUYUCUSU HASTANEDE DEHŞETİ YAŞADI

HABERVİTRİNİ/ÖZEL

18 günde ben yattım bu tımarhanede.tek kelimeyle rezat bir yönetimi var başhekimliğinin.

hastalar 29/01/2007 Tarihinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Mashar Osman 33.servis yani adli suçlarla ilgili bölüm yerine K1 diye adlandırılan ve içerisin de akli melekelerini yitirmiş , kendini idare edemeyen tabir yerindeyse delilerin arasına yatışım yapıldı.

Söz konusu hastanenin,K1 bölümünde karşılaştığım durum karşısında tamamen infiale uğradım.T.C.DEVLETİNİN ANAYASASI ve YASALARINA göre ve imzaladığı İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ , HASTA HAKLARINI SÖZLEŞMESİ gözardı eden,çağdışı bir uygulama yaşamaya başladım.

Bu durum tamamen hastane yönetiminin hukuk dışı anlayışının gereği olup YÜCE TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN bir kusuru değildir.

Söz konusu bölümün riskli hastaların bulunduğu bir bölüm olduğunu biliyor olmam nedeniyle insani olarak ihtiyacım olan (havlu , diş fırçası vs.) her türlü eşyamın alınmış olmasını anlayışla karşıladım.

Ancak akıl hastası bile olsalar insanlık onuruna yakışmayacak bir muameleye tabi tutuluyorlardı.Temizliğe riayet edilmiyordu hastalar pislik içerisinde idi ve günlerce değişik nedenlerle vücutlarında yaralanma olan ve bu pis ortamda yaşamaları nedeniyle alerji ve yara olan hastalar tedavi edilmiyordu.

Hastane tarafından zorunlu kullanılası gereken eşyalar plastik ve çok kalitesiz aynı zamanda da çok pisti.

Doktoruma sordum;”bu bardaktan tuvaletten doldurmak koşuluyla sen su içermisin bu tabak ve kaşıklarla yemek yermisin diye bu yatakta yatarmısın”diye sordum.Susmakla yetindi.

Doktoruma”TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ANAYASA ve YASALARINI ve bunun paralelinde uluslar arası İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ HASTA HAKLARI BEYANNAMESİ”gibi altına imza attığı sözleşmelere bu servisteki uygulamaların ne kadar bağdaştığını sordum.suskun kaldı.

K1 bölümünde 20.saatimi tamamladığım bir zaman süresi içinde krize girdim, ismini bilmediğim K1 bölüm şefinin şunu söylediğini “Sana gömlek (deli) giydirir zincirlerim dediğini” hatırlıyorum.

Daha sonra on dakika gibi bir zaman süreci içerisinde şahsi eşyalarımın bulunduğu çantayı ve dosyamı iki güvenlik görevlisine benimle birlikte teslim ederek Mashar Osman 33.servis yani adli bölüme nakil edildim.Yine bütün şahsi eşyalarım bu bölüme yatışımda elimden alındı. Söz konusu servis içerisinde sadece plastik sandalyeler bulunan hasta dinlenme salonu birde koğuşların bulunduğu 3 metre genişliğinde takriben 20 metre uzunluğunda koridordan ibaret bir yerdi.

Bu adli 33. servis K1 servisi ile aynı fiziki koşullara sahipti tuvaletlerinde sabun bulunmuyordu. Zaman zaman açılan banyosunda ise 3 adet duş kabini mevcuttu ancak perdeleri yoktu yani genel ahlaka aykırı olarak banyo yapılabiliyordu. 3 kişi bir taraftan banyo yaparken diğer yandanda birbirlerinin cinsel objelerine bakarak banyo yapıyorlardı.

33.servistede bana tahsis edilen doktoruma sordum”TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ANAYASA ve YASALARINI ve bunun paralelinde uluslar arası İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ HASTA HAKLARI BEYANNAMESİ”gibi altına imza attığı sözleşmelere bu servisteki uygulamaların ne kadar bağdaştığını sordum.Bu bardaktan tuvaletten doldurmak koşuluyla sen su içermisin bu tabak ve kaşıklarla yemek yermisin diye bu yatakta yatar mısın bu banyoda ,banyo yaparmısınız” diye sordum susmakla yetindi.

Şartlarımın insan onuruna yakışır şekilde düzenlenmesini istedim.Bu pis bardaklarla tuvaletten doldurmak suretiyle su içemeyeceğimi,sabun olmaksızın tuvalet ihtiyacımı gideremeyeceğimi,yani insan onuruna yakışır şartlarda kalmak istediğimi söyledim.

Doktorum bana”siz burada tedavi amaçlı bulunmuyorsunuz sizin hakkınızda gözlem yapacağız ve adli mercilere rapor olarak sunacağız bu nedenle içinde bulunduğunuz şartlarda yaşamak mecburiyetindesiniz”dedi.

Kaldığım 18 gün süresi içerisinde hiç banyo yapamadım. pis plastik bardaklarla tuvaletlerden su içmek,iğrenç bir şey olduğu için günlük su gereksinimimi karşılayamadığım için metabolizmam bozuldu,Büyük tuvalet ihtiyacımı 3 yada 4 güne bir yapabildim.bu durum sindirim sistemimin hastalanmasına neden oldu.

Sürekli mide ve karın ağrısı yaşadım.Bu şikayetlerimle ilgili tedavi talebim olumsuz karşılandı.

İnsanlar betonların üzerinde yatıyordu sabun kullanmadan yaşıyorlardı.doktorlarla görüşme talebi olan hastalar görüştürülmüyordu.ben çok ısrarcı olduğum için çoğu zaman ertesi güne ancak kabul edip doktorum benimle görüşme yapıyordu.doktorumdan psikolojik durumuma bakarak kaldığım süre içerisinde heyezan yaşadığımı ve bana yaşadığım heyezanı hafifletecek ilaçların verilmesini talep ettim.Doktorum bana”siz burada tedavi amaçlı bulunmuyorsunuz sizin hakkınızda gözlem yapacağız bu nedenle ilaç verilmediğini söyledi.

Daha sonra yatışımın 4.gününde etrafa zarar vermeye başladım.Sonrasında ilaç verilmeye başlandı.Kaldığım K1 ve Mashar Osman 33. servis in fiziki koşullarını hastaların davranışlarını ve hastaların hastane personeli gibi çalıştırılmalarını(temizlik,yemek dağıtımı ve bulaşıkların yıkanması gibi) 3 adet mobese kamerelarındaki 29 ocak 2007 -16 şubat 2007 tarihleri arasındaki kayıtlarını delil olarak gösteriyorum bu nedenle ayrıca anlatmak istemiyorum.

Mazhar Osman 33.serviste bir tüberkiloz (verem) hastası olan bir kişiylede aynı mekanda ben ve diğer hastaların bulunmasıda ayrıca bir vakıa.

Sonuç olarak T.C. DEVLETİNİN ANAYASA ve YASALARINA ve yine T.C. DEVLETİNİN altına imza attığı ULUSLAR ARASI SÖZLEŞMELERİ yok sayarak,Bakır koy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi yönetimi milli açıdan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİ küçük düşürmüştür.bireysel anlamda ailemle ve çevremle normale yakın bir psikolojide yaşayabiliyor iken 18 günlük bu travmaya dönüşen Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kalışım.16 şubat 2007 taburcu olduğum tarihten bu güne kadar geçen süreçtede fiziksel olarak sindirim sistemi hastalığına yakalandım.Şu an bir kaos ve travma içerisindeyim ve bu kaos ve travmayı aileme ve çevremede yaşatıyorum.29/01/2007 tarihine kadar içime kapanmış ve çevremi rahatsız etmeden yaşarken.Şimdi ise önce kendim sonrada çevrem yaşanılamaz bir hayatı yaşıyor.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 21:21

İLGİLİ HABERLER