Asayiş
  • 7.5.2009 00:51

'HEPSİNİ ÖLDÜRÜN DİYE BAĞIRDILAR!..'

Mardin'in Mazıdağ ilçesi Bilge köyünde 47 kişinin katledildiği saldırıdan sağ kurtulan damadın kardeşi Sultan Arı, anlattıklarıyla katlimanın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN...

Arı ailesinden 4 kişi yaşamını yitirirken, katliam evinden 13 yaşındaki Sultan Arı sağ olarak kurtulmayı başardı. Saldırıda damat Habip, anne Kafiye, baba Mithat ve ailenin küçük kızları Ruhşen Arı, dün akşam Diyarbakır'da toprağa verildi.

Sultan Arı, ailesinin cenaze töreninde katliamda yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı.

Diyarbakır'da Çelebi İlköğretim Okulu 5'inci sınıf öğrencisi olan Sultan Arı, nişan evinde erkeklerin ve kadınların ayrı ayrı yerlerde olduğunu, kendisinin de gelin adayı Sevgi Çelebi ile ayrı bir odada bulunduklarını söyledi.

Arı, güçlükle konuşarak katliamı şöyle anlattı: "Birden silah sesleri geldi. Odada bulunan büyüklerimiz hemen bizi başka odaya götürüp odanın ışığını kapatıp, televizyon ve elektrikli ısıtıcının fişini çekti. Odada yatak ve battaniyelerin konulduğu bir yer vardı. Biz oraya saklandık. Bir süre sonra silah sesleri kesildi. Ama tekrar adamlar eve gelerek 'her yeri arayın hiç kimse sağ kalmasın, herkesi öldürün' diye bağırdılar. Bazı adamlar ayaklarıyla yerde yatanların ölüp ölmediğini kontrol ediyordu. Ölmeyenin üzerine ateş açıp öldürdükten sonra gittiler. Benim yanımda ablam ile köyden bazı çocuklar vardı. Biz hiç sesimizi çıkarmadan orada saklandık. Sonra eniştem odaya gelince biz çıktık. Bize, 'Allah'a şükür siz ölmemişsiziniz. Ama herkes ölmüş' dedi."

Daha sonra gizlendiği yerden çıkıp annesinin bulunduğu odaya gittiğini anlatan Sultan Arı, "Bana babamların namaz kılarken öldürüldüğünü söylediler. Annemin bulunduğu odaya gittiğimde 5 yaşındaki kardeşim Ruhşen yerde yatıyordu. Onu alnından vurmuşlardı. Gözleri de açıktı. Daha sonra ablam polisi ve jandarmayı aradı, ama onlar vaktinde gelmediler. Biz yine gelecekler diye bir süre evden çıkamadık. Askerler geldikten sonra çıkabildik" dedi.

Katliamla ilgili tutuklanan 8 kişi arasında yeralan Süleyman Çelebi'nin eşi 6 çocuk annesi Makbule Çelik, saldırıyı kendi ailelerinin yapmadığını ve iftiraya uğradıklarını ileri sürdü.

Ölenlerle amca, dayı çocukları olduğunu söyleyen Makbule Arı, "Bize iftira atıyorlar, kendilerinin zengin olduğunu, bizim de fakir olduğumuzu söyleyip, mallarında gözümüz olduğunu söylüyorlar. Biz fakir değiliz, benim evimde her türlü eşyam var. Benim kocam, kayınbiraderlerim para için böyle şeyler yapmaz. Biz böyle bir kıyımı nasıl yaparız. Bunu kim yapmışsa ortaya çıkarsınlar. Bizi ortadan kaldırmak için iftira atıyorlar. Olaydan sonra kocam evde otururken jandarma alıp götürdü. Köyde diğer korucular görevi gitmiş, bir tek evde kalanları alıp götürdüler.

Olayın ardından, Türk Kızılayı saldırıdan etkilenen vatandaşlara psikososyal destek sağlamak amacıyla 8 uzman personel gönderdi.

'Saldırganlar komşu'

Katliamı gerçekleştirdikleri gerekçesiyle tutuklanan 8 kişinin evinin, saldırının yaşandığı eve 15 metre mesafede olduğu ortaya çıktı. Köyde yaşayan 11 yaşındaki Mehmet Selim Seleci, nişan törenine kendisinin de gideceğini belirterek, "Ben de oraya gidecektim ama annem beni dersine çalış diyerek göndermedi" dedi.

Köyde geçici karakol

İlçe Jandarma Komutanlığı, olayların ardından Bige Köyü'nde geçici karakol oluşturdu. Jandarma ekipleri özellikle saldırıyı gerçekleştirdikleri gerekçesiyle tutuklanan 8 kişinin evlerinin çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Olası bir saldırıya karşı evlerin çevresinde devriye görevi yürütülürken, tutuklananların aileleri de evlerinden çıkmadığı görüldü.

Katliamın ardından köyde taziyelerin kabul edilmesi için 3 ayrı çadır kuruldu. Köyde 5'inci sınıfa kadar eğitim verilen 22'si kız 40 öğrencisinin bulunduğu ilköğretim okulunda pazçartesi günene kadar eğitime ara verildi.
Güncellenme Tarihi : 14.5.2016 22:18

İLGİLİ HABERLER