Ekonomi
  • 6.10.2003 13:50

HİSARCIKLIOĞLU: ''TÜRKİYE İSTİKRARLI VE YATIRIM YAPILABİLİR BİR ÜLKE OLACAKSA, DOLARİZASYONUN ORTADAN KALKMASI, DÖVİZLERİN TÜRK LİRASI'NA DÖNMESİ GEREKİR''

A. CANER BAYSAL KAHRAMANMARAŞ- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'de 15 yıl önce döviz hesaplarının toplamının sadece 5 milyar dolar iken bugün 47 milyar dolara yükseldiğini, üstelik bu rakamların sadece banka hesaplarındaki dövizler olduğunu bir bu kadar dövizin de yastık altında tutulduğunu belirterek, ''Türkiye istikrarlı ve yatırım yapılabilir bir ülke olacaksa bu dolarizasyonun da ortadan kalkması yani bu dövizlerin TL'ye dönüşmesi gerekmektedir'' dedi. Kahramanmaraş Üniversitesi'nin Akademik Yılı açılışına katılan ve ''Türkiye Ekonomisi Üzerinde Genel Bir Değerlendirme'' konulu ilk dersi veren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemde artık eski ekonomi anlayışı ile daha fazla gidilemeyeceğinin anlaşıldığını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, ''Kamu finansları ve bütçe açıkları Türkiye'nin kronik kriz sebebi olagelmiştir. Özellikle 1990 sonrası dönemde ağırlık kazanan popülist politikalar bu süreci tetiklemiştir. 2001 yılında yaşanan ve birkaç gün içinde ülkeyi yıllarca geriye götüren ekonomik kriz ve sonrasında uygulanmaya başlayan güçlü ekonomiye geçiş programını masaya yatırdığımızda temel iktisadi sorunlarımızı ve çıkış yollarını net bir şekilde görüyoruz. Devlet verimsiz çalışmakta ve sorumsuzca yönetilmekte olduğu müddetçe kamu maliyesi en temel problem kaynağımızdır'' diye konuştu. ''SONUÇLARI NE OLURSA OLSUN DEVLET KÜÇÜLMELİ'' Sonuçları ne olursa olsun Türkiye'de devletin küçülmesi gerektiğine de işaret eden Hisarcıklıoğlu, ''Devlet harcamalarını kısmak zorundadır. Ancak devlet tasarruf yapacağım diye yatırım, eğitim ve sağlık harcamalarını kısarsa bunun adı tasarruf olmaz. Türkiye ekonomisi devamlı büyüyen kamu kesiminin ağırlığı altında ezilmekte ve istikrarlı bir büyüme sürecine girememektedir. 2002 yılında gayri safi milli hasılada yüzde 3'lük beklentilere rağmen yüzde 8'lik bir büyüme yaşandı. 2003 yılının ilk yarısında da yüzde 5.5'lik bir büyüme gerçekleşti. Bu büyümeye yakından baktığımızda özel tüketim harcamalarının arttığını kamu harcamalarının azaldığını böylece büyümeği özel sektörün sağladığını gördük'' diye konuştu. Mali sektörün 2.5 yıldır küçülmeye devam ettiğini bunun da bankacılık sisteminin hala gerçek işlevini yerine getirmediğinin işareti olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: ''Sanayi üretim endeksi tarihinin en yüksek oranlarına ulaştı. Kapasite kullanım oranları da Ekim 2000 tarihinden beri yüzde 80 ile en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Hem şirket kuruluşları hem de sermaye yatırımları yükselmektedir. Geçen yılın aynı dönemine göre bu yılın ilk altı ayında sermaye büyüten şirket sayısı yüzde 71, artırılan sermaye tutarı da yüzde 55 oranında olmuştur. İlk 6 ayda açılan şirket sayısı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 15 artarken, kapanan şirket sayısı yüzde 6 gerilemiştir. Geçen senenin aynı dönemi ile karşılaştırıldığında 2003 yılının ilk 8 aylık döneminde yatırım teşvik belgesi sayısında 2 kat artmıştır. Geçen yıl sadece 3 katrilyon lira olan yeni yatırım bu yıl şimdiden 900 adet komple yeni yatırım için 12 katrilyon liraya ulaşmıştır. Yani 4 katına çıkmıştır. Toplam dış ticaret hacminde tahminler ve beklentiler gerçekleşirse yıl sonunda tarihimizde ilk defa 100 milyar doların üzerine çıkılacaktır.'' ''EKONOMİYE EN BÜYÜK TEHDİT, VERİMSİZLİK VE İSRAFTIR'' Kalkınmak için kamu yönetiminde şeffaflık, hesap verilebilirlik yolsuzlukların önlenmesi hukukun üstünlüğünün ve siyasi istikrarın tesisinin sürdürülebilir olması gerektiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, ''Arge çalışmalarında Türkiye dünyada 40., eğitim harcamalarında ise maalesef 102. sıradadır. Bu geleceğimizin ipotek altında olması demektir. Halbuki en büyük zenginlimiz genç dinamik yeniliklere açık eğitilebilir nüfusumuzdur. Siz öğrenci kardeşlerimizin geleceğe güvenle bakabileceği ve kendini gerçekleştirebileceği bir ortam tesis edilmedikçe bu zenginliğimiz heba olacaktır. Ekonomik gelişmemize en büyük tehditlerinden bir diğeri de israf ve yolsuzluklardır. TOBB olarak hazırladığımız savurganlık raporunda sadece verimsizlik ve israf sonucu son 10 yılda devletin 195 milyar dolar kaynak kaybı olduğu ortaya çıkmıştır'' dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Irak'a asker gönderme konusunda sorulan bir soruya da şöyle cevap verdi: ''Bizim yani iş dünyasının demesinin bir anlamı yok. Bunu devletin en üst noktası yani Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay ile Hükümeti değerlendirecektir. Türkiye'nin asker gönderip göndermemesi gibi iki kararında da artı risk var ama doğru olanı onlar seçecektir.'' Hisarcıklıoğlu, hükümeti nasıl bulduklarıyla ilgili bir soruya da, ''İyi veya kötü dememiz uygun değil. Zaten bunun değerlendirmesini halk yapacak. Nisan ayında mahalli seçimler var. O zaman bir kısmı mahalli idareler çalışmalarına göre bir kısmını da hükümetin çalışmasına göre bunu değerlendirecektir. Biz önümüzdeki dönemde yapılması gereken şeyleri söylemeye devam edeceğiz. Bizim işimiz bu'' cevabını verdi. Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak da Irak'ta Türk-Irak İş Konseyi kapsamında bir temsilcilik açarak oradaki insanlara yardımcı olmak istediklerini kaydetti. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:48

İLGİLİ HABERLER