SERDAR TURGUT-AKŞAM
TARİH NEDİR?
Tarihi görünenle yetinerek yazma çabaları her durumda gerçeğin kaçırılması ve çarpıtılması sonucunu doğuracaktır. Örneğin dün de yazımda anlatmaya çalıştım; aniden ortaya çıkıveren Hitler gibi bir adamcağızın, Almanya gibi bir güçlü ülkeyi dünyayı ateşe atan bir maceraya sürükleyebilmesini sadece görünenlerle yetindiğinizde açıklamakta yetersiz kalırsınız. Üstelik resmi tarihçiler yalan da söylemektedirler. Çünkü Hitler''in yaşamında birçok tuhaflıklar vardır, en azından aile ağacında kimin kim olduğu belli değildir, ensest ilişkilerin de görüldüğü bir ailedir bu ve anne ve babasının kimler olduğu bile net değildir. Sonuçta böylesine tuhaf yetiştirilen, bazı hayvanlara tapan ve rasyonel düşüncenin dışındaymış gibi konuşan bir insanın, pagan inançlı bir örgütü kurup (Naziler) ülkeyi tek başına nasıl ele geçirdiğini açıklamak alternatif kaynaklara gidilmediği takdirde mümkün değildir. Birçok büyük insanda olduğu gibi Hitler''de de (ona büyük insan demem tepki çekmesin, burada bir ahlaki değerlendirme yapmıyorum, onun tarih içindeki yeri ve neden olduğu felaketlerin büyüklüğü ile ilgili bir değerlendirme bu) birçok karanlık bağlantı vardır. Bunları anlamaya yaklaşabilmemiz, Avrupa uygarlığının yeraltı örgütlerinin gizli tarihini incelememizle mümkündür. Bir Gül ve Haç kardeşliğini, İslam ezoterizmini ve Masonluğu tam anlamadan Hitler anlaşılamaz. Nitekim Hitler''i oluşturan ''Thule'' adlı bir kardeşlik örgütüdür ve bu örgütün tüm dinler karşısında pagan bir düzen kurmak amacı vardır. Dinlerle savaş ve yeni dünya düzeni oluşturma amacı tüm yeraltı gizli örgütlerin ortak özelliğidir. Bu Avrupa kökenli örgütlerin oluşumunda İstanbul da önemli rol oynamıştır. Özellikle Hitler''i ''yaratan'' Thule adlı örgütün İstanbul''da bir Türk vatandaşı tarafından kurulduğunun Türk, Alman ve İsrailli araştırmacılar tarafından ortaya çıkarılmasından bu yana İstanbul''un gizli yeraltı ezoterik örgütlerinin yaşamındaki yeri meselesi özel incelemelerin alanı haline gelmiştir. Bunlardan kesin sonuçlar daha hala alınamamıştır. Konular gizli ve tehlikeli olduğu için bu da normaldir ama sonuç mutlaka alınacaktır.
İşin bir başka yanı; bu gizli örgütlerin sürekli olarak birbirleriyle ilişkileri olduğudur. Bu nedenle de tarihe yön vermek misyonu ile ortaya çıkan birçok büyük insanın kendi yollarında ilerlerken yolları kesişir.
Örneğin Hitler''in gençliğinde çok etkilendiği ve esinlendiği lider adaylarından bir tanesi Avrupa''daki bolşeviklerin başı V.İ.Lenin''miş. Marksist arkadaşlar buna belki şaşıracaklar ama Lenin de ezoterik ve okültik bilimlere ilgisi büyük olan bir insandı. Bu ilgisi onu karanlık örgütlere çekmiş olabilir. Lenin''in hayatının gizli yanlarının ipuçlarını sürdürdüğümüzde onun da İstanbul''a bağlandığını görürüz. Lenin''i Hitler''in hayran olduğu bir karanlık bilimler uzmanı ile tanıştıran kişi Helena Petrowna Blavatky''in, 1850 yılında bir Rus dans ve sirk grubuyla İstanbul''a geldiği ve şehirde uzun yıllar yaşadığı biliniyor. Onun İslam ezoterizmi ve okültizmi konularında İstanbul''da bilgiler aldığı ve sonra da Tibet ve Hindistan''a giderek ortadan 10 yıl boyunca tamamen kaybolduğu da ortaya çıktı (meraklısı Türkçe kaynak olarak Aytunç Altındal''ın ''Bilinmeyen Hitler'' ve ''Haşhaş ve Emperyalizm'' kitaplarını okuyabilir).
Dünyaya yeni pagan düzen getirmek için emelleri olan yeraltı karanlık örgütlerinin kendi dayandıkları bilgilerin bazılarının temelinde İslam ezoterizmi ve okültizminin bulunması ve bunun merkezinin de İstanbul olması artık daha fazla gizlenmemesi gereken önemde bir bilgidir ve bu konuda da devlet arşivleri incelemecileri bekliyor.
Kan ve toprağa tapınmanın sembolü gamalı haçı bayrak yapan nasyonal sosyalizm ile dünyaya adalet getirmek gibi bir hedef deklare eden bolşeviklerin ortak yanı dünyada örgütlü dine karşı savaş açmış olmalarıdır. Bu farklı görünen savaşların temelinde aynı karanlık örgütlerin bulunması hiç şaşırtıcı değildir; çünkü bu tür örgütler ilk önce dünyanın düzenini bozup sonra yıkıntılar arasında yeni düzen kurmaya çalışırlar. Bugün de Ortadoğu''da benzeri yaşanan bu yıkıp yeniden yapma işinin temelinde de benzer emellere sahip karanlık örgütler vardır.
Dünyada var olan düzeni sarsıcı hareketlere girişen hemen her liderin arkasında onu güçlü tutan bir örgüt vardır. Bunu anlamadan liderlerin nasıl ortaya çıktığını ya da korunduklarını anlayamazsınız.
Bu bağlamda üzerinde çalışılması gereken bir tez konusu da Enver Paşa''dır. Hareketleri ve kararlarıyla neredeyse dünyanın dengesini bozan Enver Paşa''nın da yukarıda anlattığım türdeki örgütlere bağlanabileceği artık ortadadır. ''Bilinmeyen Hitler'' adlı kitapta bir resim var. Bu fotoğrafta üç adam gözüküyor. Bunlardan bir tanesi Hitler''in rakibi Baron Heinrich Freiherr, diğeri de Nazi işbirlikçisi Remzi Denker''di. Bu ikisinin ortasında yer alan adamın kim olduğu uzun bir süreden sonra anlaşıldı, bu da Enver Paşa''nın kardeşi Nuri Killigil Paşa''ydı. Yani anlayacağınız bu ipucundan yola çıkarak Enver Paşa''nın da İstanbul''un da alternatif tarihi yazılabilir ve yazılmalıdır da. Ve bilindiği gibi İstanbul''dan yola çıkan Enver Paşa, Almanya''ya geçmiş, oradan da Rusya''yı kendisine savaş alanı seçmiştir. Acaba bu hayatın temelinde de ''Thule'' örgütü var mıdır ki? Bu sorulması gerekli meşru sorudur cevap da yakında mutlaka gelecektir.
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 12:04