Gündem
  • 9.10.2008 13:12

HÜSEYİN ÇELİK'İ İSYAN ETTİREN HABER

Çelik, ''Cumhuriyet Eğitim Gezileri''ne giden öğrencilerin uğurlanması için MEB Şura Salonu'nda düzenlenen tören öncesinde gazetecilerin ''Aktütün İlköğretim Okulu ile ilgili iddialara'' ilişkin sorularını yanıtladı.
Bayram esnasında Türkiye'nin acı bir olay yaşadığını, 17 askerin şehit olduğunu belirterek, ''Hepimiz bunun acısı içerisindeyiz. Bütün Türkiye teröre lanet okudu'' dedi.
Türkiye'nin her tarafında bazı eksiklikler, aksaklıklar olabileceğini, bunu bildirdiği zaman medyaya müteşekkir olacaklarını ifade eden Çelik, medyanın demokrasilerde yöneticilerin gözü kulağı olduğunu söyledi. Bakan Çelik, şunları kaydetti:
''Ancak Aktütün ile ilgili medyanın yaptığı haberler kesinlikle yalan haberdir. Bu sorumsuz yayınları yapan insanların neye hizmet ettiklerini aslında çok iyi bilmeleri gerekiyor. Biz teröre meşruiyet mi kazandırmaya çalışıyoruz? Günlerdir Aktütün'deki çocukları konu mankeni gibi kullanan, o küçücük çocuklara makyaj yaparak televizyonların önüne çıkaran insanlar yayıncılık yaptıklarını mı sanıyorlar?
Biz oraya 2 öğretmen göndermişiz. Dün basın bildirisi yayınlandı. Burada öğretmen bulunduğunu, okulun açık olduğunu ifade ettik. Buna rağmen ısrarlı bir şekilde nedense... Öğretmen olmaması sizin daha mı çok işinize geliyor? Şemdinli'ye hükümetimiz döneminde sadece KÖYDES Projesi kapsamında 20 trilyonluk yatırım yapılmıştır. Aktütün bir köy değil, bir mezradır. Konur köyüne bağlı bir mezradır. Ben bölgeyi avucumun içi gibi bilen bir insanım, ben oralara giden insanım. Biz Konur köyüne kale gibi, müstakil okul yaptık. Ankara'da durup, burada ahkam kesmek aslında çok kolaydır. Bölge halkı, götürdüğümüz hizmetlerden dolayı, vatandaşa sosyal hizmeti iliklerine kadar hissettirdiğimiz için Türkiye ortalamasının 7-8 puan üzerinde oy vermiştir.
Aktütün terör yapan bir köy değil. Aktütün teröre maruz olan bir köydür. 'Aktütünlü çocuklar okulsuz kaldı, doktor gitmedi. Ne yapsınlar. Başka çareleri yoktu. Hepsi terörist oldu' gibi bir mesaj veriliyor. Bu doğru bir yaklaşım değil. Diyarbakır'ın merkezinde polis okulundan çıkan insanlara saldırılıyor. Bunun öğretmenle, öğretmensizlikle bir ilgisi olabilir mi? Dünden beri ilin valisi, ilin milli eğitim müdürü ve kaymakamı ile görüşüyorum. Bir medya kuruluşu yalan bir haber yapıyor. Kendi yalanını doğrulamak için yalan üstüne tekrar yalan haber üretmeye çalışıyor.''
Türkiye'de bütün illerde ilk ve orta okullar açıldığında kutlanan ilköğretim haftası dolayısıyla eğitimde bir gevşeklik olabileceğini belirten Çelik, ''Dün, öbür gün gidilmiş. Güvenlik gerekçesiyle öğretmene (oraya gitme) demişler. Çocukları okulun penceresinden sokuyor gazeteci ve görüntülerini çekiyor. Bunların senaryo olduğunu Türk halkı anlamıyor mu? Köy okulunu onarmışız, lojmanı var. Yapılması gerekenler yapılmış. Ama şu anda Aktütün'deki okulun etrafında bir medya terörü var açıkçası. Hepimiz kendimizi sorgulamalıyız'' diye konuştu.
MEDYAYA ELEŞTİRİ OKLARINI KONUŞMASINDA DA SÜRDÜRDÜ
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Şemdinli ve Diyarbakır'daki saldırılarla ilgili olarak, ''Olup bitenler karşısında metanetli olmamız, paniklemememiz lazım'' dedi.
Milli Eğitim Bakanlığının Cumhuriyet Eğitim Gezileri projesi kapsamında Çanakkale, Afyonkarahisar ve Kütahya'ya gidecek öğrenciler için MEB Şura Salonu'nda uğurlama töreni düzenlendi.
Çelik, törende yaptığı konuşmasında tarihin önemli bir bilim dalı olduğunu, tarihin tarihten ders almak için öğrenildiğini belirterek, ''Tarih bizim hafızamızdır. Dünü olmayanın yarını olmaz'' dedi.
Tarihteki farklı özelliklerin ve güzelliklerin gençlere anlatılması gerektiğini vurgulayan Çelik, ''Ankara İstiklal mücadelesinin karargahı olan şehirdir. Ankara'da bir milli mücadele ruhu var. İşgalcilere karşı bir isyan ruhu var. Emperyalizme karşı yüksek sesle bir karşı çıkış var. İstiklal mücadelelerinin olduğu yerler var'' diye konuştu.
Bu gezilerin tarih, coğrafya, turizm dersi olduğunu ifade eden Çelik, gezilerin dostluklar edinmek, müşterek ortamlarda güzellikleri paylaşmak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Gönül Köprüsü Projesi'ni de anlatan Çelik, bu proje ile 100 bin öğrencinin doğudan batıya, batıdan doğuya giderek kaynaşmalarının sağlandığını söyledi. Çelik, ''Bugün bu ülkenin çocukları kardeşlik ruhuna destek olmalıdırlar. Sevgili gençler, bölücülerin en büyük amacı, uzun yılardır oluşturdukları bu terör ortamıyla Türk-Kürt kardeşliğini zedelemek, Türk-Kürt çatışması yaratmaktır. Bunca gayrete rağmen halkımız büyük bir sağduyu örneği göstermiştir. Onların emellerinin boşa çıkması için biz demokrasimizin standardını yükselteceğiz. Etnik farklılıklara rağmen, bölgesel farklılıklara rağmen bu ülkedeki kardeşliğimize zarar gelmemesi için hassasiyet göstereceğiz'' diye konuştu.
Şemdinli Aktütün'de ve Diyarbakır'da yaşanan olayları anımsatan Çelik, olup bitenler karşısında metanetli olunması, paniklenmemesi gerektiğini vurguladı. Bu tür zamanlarda insanların, isyan duygularının daha kabarık olabileceğini ifade eden Çelik, ''Ama biz asla duygularımızı aklımızın önüne geçirmeyelim. Aklın gereği neyse onu yapmalıyız. Eğer duygularımız ön plana çıkarsa bundan yararlananlar bölücüler ve teröristler olacaktır'' dedi.
Aktütün İlköğretim Okulu ile ilgili kendisine sorular yöneltildiğini belirten Çelik, şunları kaydetti:
''Bugün bazı basın organlarında 'Bakan bu işi önemsemedi'.... O basın yayın organlarının patronları kendi zevki sefalarında iken biz Şemdinli'deydik, biz Çukurca'daydık, biz Yüksekova'daydık. Medyamıza büyük bir sorumluluk düşüyor. Eğer terörün üstesinden geleceksek, biz üzerimize düşeni yapacağız. Medya, askerimizi, polisimizin herkes bu topyekun mücadele içerisinde kendi yerini alacak. Ama sanki bu mesele hepimizin değil de birimizin meselesiymiş gibi davranırsak, biz bu işten zararlı çıkarız.
Medya yüzümüze ayna tutsun. Ayna tutarken düz ayna tutsun, fuara aynası değil. Biz de o aynadan kendimizi görelim, ülkeyi görelim ve onlara günde teşekkür ederim. Yapıcı eleştiriler bizi daha iyi şeyler yapmaya yöneltir.''
MEB Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürü Sadettin Sabaz da konuşmasında yaşanan terör saldırılarını nefretle kınadıklarını söyledi. 2004 yılından bu yana bu tür gezilerin düzenlendiğini belirten Sabaz, projenin amacının ilk ve ortaöğretim öğrencilerinin Kurtuluş Savaşı'nı gezerek, görerek öğrenmelerini sağlamak olduğunu kaydetti.
Konuşmaların ardından Çelik ve diğer yetkililer, MEB Şura Salonu bahçesinde öğrencilerle fotoğraf çektirdi ve öğrencileri uğurladı.

İLGİLİ HABERLER