Ekonomi
  • 10.12.2002 16:30

İKV BAŞKANI: MÜZAKERE TARİHİ 2003 OLMALI

KAYNAK : Haber Vitrini İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Genel Başkanı Meral Gezgin Eriş, AB'nin Türkiye'ye müzakere için vermesi gereken tarihin, 2003 yılı olduğunu bildirdi. Eriş, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası'nın (MESS) AB Uyum Projesi'nin tanıtıldığı basın toplantısında yaptığı konuşmada, Kopenhag Zirvesi'nde, Türkiye'nin tam üyelik perspektifini güçlendirecek kararı almasını beklediğini söyledi. Eriş, devamla şöyle konuştu: ''Tüm Türkiye, 12-13 Aralık tarihlerindeki Kopenhag Zirvesi'ne odaklanmış durumda. Eğer, tam arzu ettiğimiz ve beklediğimiz gibi bir sonuç çıkmazsa ne olacak? 40 yıllık ortaklık ilişkimizi, uyum çabalarımızı bir kenara bırakıp, tam üyelik hedefinden vaz mı geçeceğiz? Tabii ki böyle birşey kesinlikle söz konusu değil. AB üyeliği ülkemizin çağdaş geleceğidir. Adaylık sürecinde tam üyelik yolunda attığımız her adım sadece ve sadece bizim yararımızadır. Kaldı ki, AB tam üyeliği ülkemizin AB müktesebatından kaynaklanan bir hakkıdır ve süreç, Kopenhag Zirvesi'nde alınan karar ne olursa olsun devam edecektir.'' ''TAM ÜYELİK, SİHİRLİ BİR DEĞNEK DEĞİL'' Türkiye ile diğer aday ülkeleri büyüme, enflasyon, yabancı sermaye girişi verileriyle karşılaştıran Eriş, şu görüşleri dile getirdi: ''Zengin doğal kaynaklara sahip ve yüksek düzeyde sanayileşmiş olan Türkiye ile piyasa ekonomisine geçeli henüz on yıl olan bu ülkeler arasında böyle farklılıklar olması çok üzücüdür. Ancak üzülmek fayda etmemektedir. Çalışmak, popülist yaklaşımlardan uzak durmak ve ülkemizi elbirliğiyle kalkındırmak gerekmektedir. AB tam üyeliği hedefi doğrultusunda yapılan çalışmalar bize bu konuda destek olacaktır.'' AB'nin tam üyeliğinin sihirli bir değnek olmadığına dikkati çeken Eriş, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Ancak istikrarlı, sürdürülebilir bir siyasi ve ekonomik yapı ile AB tam üyeliğini getirdiği fırsatlar iyi değerlendirilebilir. Böyle bir yapıyı en kısa sürede kurmamız ve hayata geçirmemiz şarttır. AB tam üyeliği ülkemizin çağdaş geleceğidir. Ancak, AB'li dostlarımız da, AB'nin ancak Türkiye'nin tam üyeliği ile gerçek anlamda bir dünya gücü haline gelebileceğini bilmelidir. Türkiye'siz bir AB, daima eksik kalacaktır. Tam üyelik yolunda daha yapacak çok işimiz, katedecek çok mesafimiz var. Bunu biliyoruz. Ancak 40 yıllık ortak ilişkisi, 7 yıllık GB ve gerçekleştirilen kapsamlı reformlar sonrasında AB'nin ülkemiz ile müzakerelere başlama kararını almasını istemek hakkımız. Böyle bir karar uyum çalışmalarımıza büyük bir ivme, bizlere de yeni bir heyecan kazandırıcaktır.'' Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Eriş, tarihe ilişkin bir soru üzerine şunları kaydetti: ''AB şu anda, Türkiye'ye tam üyeliğe yönelik bir tarih veremez. Olsa olsa, müzakerelerin başlatılması kararını verir. Dolayısıyla tam üyelik için 2012-2013 gibi bir tarih telaffuz edilmesinin ne Türkiye, ne AB yetkilileri tarafından hiçbir anlamı yok. Türkiye'nin içinde bulunduğu durum AB'ne tam üyelik müzakelerini başlatma kararının alınması durumudur. Bu tam üyelik müzakereleri başladıktan sonra bu sürecin ne kadar devam edeceği şu andan kestirmek mümkün değil. Bu, Türkiye'nin performansı ve uyum sürecinde göstereceği çalışma temposu ile ilgili.'' Almanya ve Fransa'nın, Türkiye için 2005 yılına ilişkin açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Eriş, şunları kaydetti. ''AB kendi ilkelerine, kriterlerine bağlılığı ve tutarlılığı muhafaza etmek istiyorsa Türkiye'ye 2005 gibi gerçekçi olmayan ve açıklanması pek de zor olabilecek tarihi vermekle kendi ilkelerini ihlal etmiş duruma düşecektir. Dolayısıyla, AB bunu mutlaka tekrar gözden geçirmek durumunda kalacaktır. Dolayısıyla ben, 2005 eğer telaffuz edilirse, çok da bağlayıcı bir tarih olarak görmüyorum.'' ''MÜZAKERE İÇİN 2003 YILI TARİH VERİLMELİ'' AB'de şu anda Türkiye'ye verilecek tarihi ilişkin yaşanan tartışmaların çok daha önemli bir gerçeği vurguladığına işaret eden Eriş, ''Türkiye'ye ilişkin karar vermek AB ülkelerinin o kadar kolaylıkla ve uzlaşmayla hemen sağlayabileceği bir konu olmaması bile Türkiye'nin ne kadar önemli bir ülke olduğunu ve AB'ye ne kadar ciddi katkılar yapacağını bir kere daha kanıtlıyor'' diye konuştu. Eriş, ''Müzakerelerin başlaması için gerçek tarih ne?'' sorusuna karşılık, şöyle dedi: ''Müzakerelerin başlatılması için gerekli olan siyasi kriterlerdir. Türkiye, siyasi kriterlerin çok önemli bir bölümünü gerçekleştirmiştir. Eksikliklerimiz var ama bunun bilincindeyiz. Hem siyasi, hem toplumun tüm kesimi ve sivil toplum kuruluşları bu eksiklikleri gidermek için müthiş kararlılık ve irade ortaya koyuyor. Bu koşullar altında, AB'nin Türkiye'ye müzakere için vermesi gereken tarih 2003 yılıdır. '' Siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarının, AB'ye tam üyelik sürecinde üzerine düşeni yaptığına inandığını dile getiren Eriş, ''Sadece 58. hükümet ve parlamentonun değil, 57. hükümet ve TBMM'nin de AB'ye tam üyelik yolunda çok büyük katkıları olmuştur'' dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:52

İLGİLİ HABERLER