Yaşam
  • 14.5.2003 13:39

İLGİNÇ HALK İNANIŞLARI...

ATA GÜNDÜZ KURŞUN AFYON- Korkudan, çaresizlikten ya da rastlantıdan doğan halk inançları bazen güldüren, bazen de düşündüren davranış ve sözlerle hayatın bir parçası olmaya devam ediyor. Büyük bölümü bilimsellik, akıl, çağdaşlık ve dinsel inançla ilgisi olmayan halk inanışları, Afyon'da zaman zaman etkisini sürdürüyor. İşte Afyon'da doğumdan ölüme, özel günlerden evlenmeye, eşyadan türbelere kadar bilinen bazı halk inanışları: ''Hamile kadının karnı sivri olursa, bu çocuğun erkek olacağı anlamına gelir. Bebek doğduktan sonra ileride ter kokmasın diye koltuk altlarına tuz sürülür. Doğum yapan kadın ve çocuk, 'al basmasın' diye 40 gün boyunca yalnız bırakılmaz. Doğum yapan kadının başına kırmızı kurdele bağlanır. Bebeğin ve annenin yataklarının altına bıçak veya makas konulur. Çocuğun üzerinden atlanırsa boyu kısa kalır. Çocuğu olmayan kadınlar Afyon-Eskişehir karayolu üzerinde bulunan Gazlıgöl Kaplıcası'na giderek kaplıcada 3 kez dönerler ve çocuklarının olması için dua ederler. Ölen kişinin yıkandığı yerde 40 gün ışık yanar. Ölen kişinin üzerine bıçak konulur. Ölen kişi gömüldükten sonra 7 gün evini ziyaret eder. Kefen, makas ve bıçakla kesilmez. Ölen kişi gömülene kadar ev temizlenmez. GENÇLER KALEYE ÇIKIYOR Evlilik, ölüm ve seyahat gibi konulardaki inanışlarsa şöyle: ''Leyleği havada gören çok sık seyahat eder. Bir evin başında baykuş öterse o evde birisi ölür. Kara kedi görmek uğursuzluktur. Köpeğin uluması, uğursuzluğa ve hastalığa işarettir. Aynanın kırılması uğursuzluktur. Evin eşiğine oturulmaz, orada şeytan vardır. Evden birisi başka bir şehre giderse o gün evde temizlik yapılmaz. Elden ele makas ve bıçak verilmez, verilirse kavgaya sebep olur. Dikiş dikerken konuşmak iftira getirir. Tahtaya üç kez vurulursa kötülükler kovulur. Evlenmek isteyen gençler, Hıdrellez'de 226 metre yüksekliğindeki tarihi Afyonkarahisar Kalesi'ne çıkarak, 'Ahtım, bahtım, evlenecek vaktim' diye bağırırlar ve kısmetleri açılır. Gelin evinden ayrılırken bereketli ve aydınlık olsun diye ona bakır tencere, ekmek ve ayna verilir. Gelinin kınası evliliğinde mutlu olan birisine yaptırılır. Hıdrellez'de gül ağacının dibine para konulur. Bir gün sonra o para alınır ve bereket olsun diye bir yıl boyunca cüzdanda saklanır.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:58

İLGİLİ HABERLER