Gündem
  • 6.9.2010 17:38

İLK KEZ DUYACAKSINIZ... ATATÜRK'ÜN ÇANAKKALE SIRRI!

Çanakkale Savaşları sırasında
"Anafartalar Kahramanı" unvanı alan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa
Kemal Atatürk’ün, Çanakkale Savaşları’ndan önce 27 Mart 1913 tarihinde, Troia
Antik Kenti’ni ziyaret ettiği, yörenin ve Troia Savaşları’nın tarihsel
algılamasının Atatürk tarafından da devam ettirildiği bildirildi.
Troia Kazı Heyeti Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Rüstem Aslan ile Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mithat
Atabay, Atatürk’ün Troia Antik Kenti’ni ziyaretiyle ilgili Korfmann Müzesi’nde
basın toplantısı düzenledi.
Doç. Dr. Aslan, bu yılki kazı çalışmalarının dışında, arşivlerde ortaya
çıkan bir bilginin, Troia’nın önemini, antik kente gelen tarihi kişilerle ilgili
olan bilgileri biraz daha geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Herkesin Troia’yı Pers Kralı Kserkes, Büyük İskender, Romalı imparatorlar
ile Fatih Sultan Mehmet’in ziyaretlerinden tanıdığını, arşivlerde yapılan son
çalışmada, Atatürk’ün de yöreyi ziyaret ettiğinin belirlendiğini bildiren Aslan,
şöyle konuştu:
"Troia’yı politik anlamda değerlendirdiğimizde, Asya’nın Avrupa’ya karşı
verdiği bir savaş olarak algılanmıştır. Burada tarihsel bir devamlılık söz
konusudur. Bu devamlılığı, biz hep Fatih Sultan Mehmet’e kadar getiriyorduk.
Buranın tarihsel algılamasının Atatürk tarafından da devam ettirildiğini
anlıyoruz. Çanakkale Boğazı’nın Anadolu yakasındaki savunma çok güçlü.
Gelibolu’nun ise öncelikle savunulması gerekiyor. Atatürk, gezisi sırasında
askeri ve stratejik açıdan İlyada Destanı’ndan, Troia Savaşları’ndan dersler
çıkarıyor. Yeni sonuçlar ortaya çıkarıyor ve bunu Çanakkale Savaşları’ndaki
savunma sırasında bir şekilde uyguluyor diyebiliriz."

Aslan, Troia Savaşı’nı bilmeden, Çanakkale Savaşları’nın
algılanamayacağını, Çanakkale Savaşları’nı algılayamadan Troia Savaşları’nın
anlamlandırılamayacağını belirterek, "Çanakkale Savaşları, eski Troia Kazı
Başkanı Manfred Osman Korfmann’ın da dediği gibi, son Troia Savaşı’dır. İki savaş
arasında sonuçları ve stratejileri açısından çok önemli benzerlikler vardır.
Atatürk’ün Troia’ya ziyareti de bunu açık bir şekilde göstermektedir" dedi.

Troia Savaşı’nda, Troia’yı Akhalılara karşı savunmak için Anadolu’dan
gelen güçleri gördüklerini ifade eden Aslan, "Burada kenti savunmak için Anadolu
birliği var. Aynı savunma tarzını, aynı dayanışmayı Çanakkale Savaşları’nda da
görüyoruz. Çanakkale Savaşları’nda, Anadolu’nun her köşesinden insanlar bu
bölgeyi savunmaya geliyor. Troia Savaşı’nın, Anadolu birliğinin sembolü ve
komutanı Hektor, Gelibolu’daki dayanışmanın, savunmanın en önemli ismi de
Atatürk’tür" diye konuştu.

-"ATATÜRK’ÜN DÜŞÜNCELERİ 1913 YILINDA ŞEKİLLENDİ"-

ÇOMÜ Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay de 1913
yılındaki Balkan Savaşları sırasında, Osmanlı İmparatorluğu’nun çok zor günler
yaşadığını, siyasi ve ekonomik alandaki sıkıntıların had safhaya ulaştığını dile
getirdi.

Atatürk’ün 26 Mart 1913 yılında bir askeri inceleme gezisine çıktığını,
bu kapsamda, Bolayır’dan hareket eden Mustafa Kemal ve yaverinin Ortaköy, Tayfur
üzerinden Karainebeyli, Kumköy, Yalova, Akbaş ve Sestos’a geldiğini, güzergah
üzerinde, Pers kralı Kserkes’in ordusunu 674 parça gemiyle Anadolu’ya geçirdiği
yer olan Sestos-Abidos bölgesini incelediğini ve notlar aldığını kaydeden Yrd.
Doç. Dr. Atabay, "Atatürk, Bigalı Kalesi’nde öğle yemeğini yedi. Kilye Koyu ve
Maydos’a (Eceabat) geçti. Kilitbahir, Namazgah ve Hamidiye tabyalarının durumunu
inceledi. Daha sonra Kirte’ye (Alçıtepe) geldi ve akşam orada kaldı" dedi.

Yrd. Doç. Dr. Atabay, ertesi gün Seddülbahir Kalesi’ni gezen, tekneyle
Anadolu yakasına geçen ve Büyük İskender’in karaya ayak bastığı yerden Anadolu
topraklarına çıkan Atatürk’ün Orhaniye Tabyası’na uğradığını, yel değirmenlerini
geçip, Yenişehir’e geldiğini ve Aşil’in mezarı olarak bilinen yere baktığını
anlattı.

Atatürk’ün gezisi kapsamında, 27 Mart 1913 tarihinde Troia Antik Kenti’ne
geldiğini, harabelerin tamamını gezdiğini ve küçük not defterine krokiler
çizdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Atabay, şunları söyledi:

"Mustafa Kemal’in bu askeri inceleme gezisi sırasında, Büyük İskender’in
savaşı nasıl gerçekleştirdiğini, nasıl başarıya ulaştığını, coğrafi açıdan nasıl
bir konuma sahip olduğunu çok iyi bildiği görülmekte. Kolordusunun da hareket
tarzı ve planlamasını, bu örneği dikkate alarak sonuçlandırmak istediği
anlaşılmaktadır. Bu ziyaretin, Atatürk’ün 1915 yılında Çanakkale Savaşları
başladığında, Gelibolu Yarımadası’nın savunma sistemiyle ilgili olarak ortaya
koyduğu düşüncelerin, 1913 yılında şekillendiğine örnek teşkil etmesi
gerekir."

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 03:47

İLGİLİ HABERLER