İlker Başbuğ'dan Tayyip Erdoğan'a büyük destek
Başbuğ, "Dün Şirinyer askeri cezaevinde bulunan 13 silah arkadaşımı ziyaret ettim. Hepsinin size selam ve sevgileri var. Bir isteklerini sizinle paşlaşmamı istediler. Çeşitli cezaevinde tutuklu bulunan 342 silah arkadaşlarına yapılan zulmü belirttiler. Ailerinin mağdur olduklarını, biran önce ailelerine kavuşmak istediklerini, bu zulme hep birlikte son verilmesini istediler. Bir ihbar mailiyle başlayan bu operasyonların hepsinin atılma yeri Amerika. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı açıklamalarda, bu operasyonların arkasında 'Paralel yapı var' diye söyledi. Özel Yetkili Mahkemeler'de görülen ve sonuçlanan davaların incelemelerin yapıldığını, yeniden yargılama yapılacağını, tutuklu ve hükümlü bulunan asker mağdurların mağduriyetlerinin giderileceğini açıkladı. Bu açıklamanın altına ben de imza atıyorum. Ancak önemli olan bu sözlerin arkasının getirilmesi. Bugün 19 Nisan 2014; beklentilerimiz var. Adalet Bakanı da yerel seçimlerden sonra bu konuda komisyon kurulacağını belirtti. İktidar ve muhalefet partileri TBMM'de bir an önce komisyon kursun. Yeniden yargılama olsun. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, en büyük darbe Balyoz vasıtası ile vurulmuştur. 323 silah arkadaşım bu dava kapsamında ceza almıştır. Şu anda cezaevinde tutuklu olarak bulunmaktadırlar. Ama inanıyorum ki, onların da özgürlüğü yakındır. Bütün silah arkadaşlarım en yakın zamanda bizlerle beraber olacağına yürekten inanıyorum. Ve bunu elbette bekleyeceğiz ve takip edeceğiz. En son arkadaşım çıkana kadar bunun takipçisi olacağım" dedi.
"SAVCI TAHLİYE İSTEDİ DAVADAN EL ÇEKTİRİLDİ"
Özellikle Balyoz davası ve diğerleri için önemli olan 5 nolu hard disk olduğunu, Gölcük'deki aramada diski savcı, 6 Aralık 2010'da sanki kendi eliyle koymuş gibi bulduğunu, özelilkle Balyoz ve tüm askeri davalarda bu hard diskin bulunmasıyla operasyonların başladığını belirten İlker Başbuğ, "O belgeleri oraya kim koydu Belgeyi koyan bir asker mi Bu asker biran önce bulunmalıdır. Bu askerin bulunması yeniden yargılamanın önünü açar. Kumpasçılar ortaya çıkarılmalı. İstanbul ve İzmir'de kamuoyu tarafından bilinen 'casusluk' davaları açıldı. İstanbul davasında 43 kişi ceza aldı. İstanbul ve İzmir?deki bu davalar ortaktır. İstanbul'daki davada Emrah Kahraman?ın evi yerine Emrah Küçükakın'ın evinde arama yapıldı. Bu kişinin evinde Emrah Kahraman'a ait bazı dökümanlar bulundu. Bunu biri Türk milletine açıklasın. İzmir'de süren davada ise (Gizli bilgi belge bulundurma) 357 sanıktan 317'si asker. Bu davada da 5 silah arkadaşım tutuklu bulunuyor. Bu dava da ABD'den savcıya gelen bir ihbar mailiyle başladı. Bu savcı 1,5 yıl sonra suç yok diye dava açmadı. Bir gün sonra onun yerine atanan savcı ise hemen operasyonlara başladı. Geçen hafta İzmir'de görülen davada, savcı örnek bir mütala verdi. Savcı, sanıklar dijital verilerle suçlanamaz diye hepsinin tahliyesini istedi. Beş arkadaşım daha bırakıldı. Ama daha sonra bu savcı da görevden alındı. Türkiye'de bu tür hakim ve Savcılar da var. Bizleri bir de gizli tanıklar yakıyor. Hurşit Tolon, Levent Ersöz ve Muzaffer Tekin de bu tanıkların kurbanı oldu. Herkesi kendini bu askerlerin ailelerinin yerine koymaya çağırıyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri özellikle Balyoz ve Ergenekon, davalarında vuruldu. Balyoz davasında ceza alan tek kadın asker Albay Berna Dönmez'dir. 84 yaşında olan annesi ile 87 yaşında olan babası beni ziyarete geldi. Dertlerini anlattılar. Bu insanlar eziyet çekiyor. Lütfen sorumlular empati yapsın. Mağdur olanların yerine kendilerini koysun. Cezaevindeki tüm silah arkadaşlarım hürriyetine kavuşana kadar rahat bize uyumak yok" dedi.
İlker Başbuğ, konuşmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun yanına gidip selamlaştı. Başbuğ, eylem yerinden ayrılırken, asker yakınları kendisine özel yapılmış şapka hediye etti, birlikte hatıra fotoğrağı çektirdi.
Odatv.com
Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 05:52