İSTANBUL - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) mevduat toplama ve bankacılık faaliyetlerinde bulunma yetkisini iptal ederek el koyduğu Uzan Grubu'na ait İmar Bankası ile ilgili çalışmaları sürerken, her geçen gün yeni dolandırıcılık türleriyle karşılaşılıyor.
BDDK'nın bankadaki incelemelerinde karşılaştığı çifte kayıt, sahte müşteriler ve fiktif hesaplar gibi uygulamalar usulsüzlüklerin boyutunun tespitini zorlaştırırken, yasal otoritelerin alacağı önlemlerin uygulanmasını da geciktiriyor. 4 Temmuz'da el konan bankada bugüne dek belirlenen dolandırıcılık türleri şöyle:
Çifte kayıt
Bankaya el konduktan sonra yapılan incelemeler İmar Bankası'nda 2003 yılı mart ayındaki bilançoda görüldüğü gibi yaklaşık 750 trilyon liralık mevduat yerine kesinleşmemiş olmakla birlikte 8.3 katrilyon liralık mevduat olduğu öne sürülüyor. BDDK'ya göre Uzanlar halktan yüksek faiz vaadiyle topladıkları paraların önemli bölümünü sisteme sokmadan 'kara kaplı defter'e yazdı. Bu sayede, sakladığı paranın vergisini ödemedi. Ödemediği vergiyi, munzam karşılığı ve disponibiliteyi de halka yüksek faiz olarak vererek haksız rekabet yaptı. İncelemeler sürüyor ancak yalnızca iki büyük şubenin topladığı mevduat tutarının 1.5 katrilyon liranın üzerinde olduğu öne sürülüyor.
Çifte kayıt sistemini denetimler sırasında ortaya çıkaramadığı için eleştirilen ve uzun süredir bankanın yönetim kurulunda temsilci bulunduran BDDK ise kendisini 'böyle bir dolandırıcılığın tespitinin mümkün olmadığını' 'ifade ederek savunuyor. Sisteme giren ve sistemden çıkan paranın denetlenebileceğini söyleyen BDDK'ya bankacılar da katılıyor. Ancak şubelerde kesilen fişlerden bankaya giren paranın belirlenebileceğini
söyleyenler de var.
Bu arada bankadaki paranın fişler üzerinden takip edilebileceğini düşünenler de fişlerin tek tek incelenmesinin mümkün olmadığını kabul ederek 'Zaten İmar Bankası'nda bu fişler de sahteydi' diyor. Ancak bankaya el konmadan bir gün önce sigorta limiti sınırsız hale getirildiği için mevduat sahipleri, paralarının tümünü alabilecek.
Sahte müşteri
İmar Bankası'nda aynı isimde kişilerin yurdun çeşitli yerlerindeki şubelerde hesap açtırdıkları ortaya çıktı. Kaynaklar Uzan Grubu'nun, yönetimden istifa etmeden önceki hafta BDDK'nın işini zorlaştırmak için disketlere yükledikleri uyduruk müşteri listelerini sisteme girdikleri öne sürüyor. Zaten hükümetin Uzanlarla ilgili olarak çıkardığı yasada bu konuda sahtecilik yapanlara ağır hapis cezası verilmesine dönük hükmün bulunmasının nedeninin bu kişileri caydırmak olduğu öne sürülüyor.
Off-shore oldu mevduat
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan İmar Off-Shore Limited'te 2003 yılının mart sonu itibarıyla 750 milyon dolar mevduat bulunduğu öne sürülüyor. Ancak yasalar gereği off-shore mevduatı sigorta kapsamında değil. Uzanlar bankalarının kapatılacağını anlayınca bu nedenle iyi müşterilerinin off-shore'daki 280 milyon dolarını İmar Bankası'na aktarıp sigorta kapsamına soktu ve BDDK'nın yükünü artırdı. Bazı müşterilerin de son günlerde şubelerde baskı yaparak paralarının off-shore'dan bankaya aktarılmasını sağladıkları belirtildi.
Hayali Hazine bonusu
Bankadan Hazine bonosu alanlar ellerinde kendilerine verilen makbuzlarla şubelere gittiklerinde hesaplarında bono bulunmadığını gördü. İmar Bankası, yüksek faiz vaadiyle vatandaşa olmayan bonoyu satmıştı. Vatandaşın aldığı bononun satıldığı birçok ihaleye İmar Bankası'nın girmediği belirlendi. Satılan hayali bono miktarının 700 trilyon lira civarında olduğu belirtilirken BDDK, bankanın elinde daha önceki yıllarda Hazine bonosu bulunduğunu ancak son dönemde olmayabileceğini kabul ediyor.
Bonocu para alamaz
Hayali Hazine bonosunu satın alanların işi zor. Çünkü daha önceki banka kapatmalarda (TYT, Marmarabank ve İmpexbank) ellerinde gerçek Hazine bonosu bulunanlar paralarını ancak tasfiye sürecinin sonunda alabildi. Hatta bazı bankaların müşterilerinin (Örneğin TYT Bank'ın bazı müşterileri)
paralarını hâlâ alamadıkları biliniyor. Mevcut uygulamada bu kişilerin paralarını alabilmesi iflas masasında sıraya girilmesi ve tasfiye sonunda ortada para kalması durumunda mümkün olabiliyor. Bu kişilerin mevduat tasarruf sahipleriyle aynı zamanda paralarını alabilmeleri için yasal düzenleme şart. Geçmişteki örneklerde 'olmayan Hazine bonosunu alanlar, ya da açığa yapılan reponun kurbanı olanlar tek kuruş alamadı. Bu durumdakilere para ödenebilmesi için yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Bu arada İmar Bankası'nın repo yapma izni de olmadığı ortaya çıktı.
radikal
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:29