Ekonomi
  • 6.7.2004 13:31

IMF BAŞKAN YARDIMCISI TÜRKİYE'Yİ KRİZ KONUSUNDA UYARDI!...

IMF Başkan Yardımcısı Anne Kreuger, 90'lı yıllarda aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çeşitli ülkelerde meydana gelen büyük krizlerin, cari işlemler dengesi kaynaklı değil, sermaye hareketlerinden kaynaklanan krizler olduğunu belirterek ''borçlanma sürdürülebilirliği''nin önemine dikkat çekti. Krueger, ülkelerin makroekonomik politikaları sağlam olsa bile borç verenlerin bu politikaların sürdürülemeyeceğine inanması halinde krizlerin yaşanabildiğine dikkat çekti. Anne Kreuger, Bretton Woods görüşmelerinin 60. yıldönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada eski doğu bloku (COMECON) ülkelerinin IMF'nin 1990'lı yıllardaki tek başağrısı olmadığını belirterek söz konusu dönemde asıl kritik bir gelişmeyi özel uluslararası sermaye akınlarındaki hızlı büyümenin oluşturduğunu kaydetti. IMF'nin el koymak zorunda kaldığı en büyük krizlerin bazılarının son 10 yıllık dönemde patlak verdiğini ifade eden Kreuger, bu çerçevede, 1994'te Meksika'da, 1997-1998 döneminde Asya'da, 1998'de Rusya'da, 2000'de Türkiye'de ve 2001'de Arjantin'de büyük finansal krizlerin meydana geldiğini söyledi. Kreuger bütün bu krizlerin, ilgili ülkeler, IMF ve uluslararası finansman sistemi için büyük kargaşalar yarattığını söyledi. Bu krizleri ''Hem özellikleri, hem de büyüklük açısından farklı idi. En kayda değer faktör, IMF'nin el koymaya alışık olduğu cari işlemler krizlerden çok sermaye hareketleri krizleri oluşudur'' diye nitelendiren Kreuger, şunları söyledi: ''Sermaye hareketleriyle ilgili krizler çok hızlı bir biçimde ortaya çıkabilir ve hızlı bir şekilde önlem alınmasını gerektiriyor. Bu krizler; ülkeden borçlanma senedi alanların bu ülkenin borçlarını normal olarak ödeme kapasitesi konusundaki güvenlerini kaybettikleri için meydana geliyor. İlke olarak kriz, bir ülkenin mevcut makrokonomik politikaları sağlam olsa bile, eğer borç verenler bu politikaların sürdürülemeyeceğine inanıyorsa da meydana gelebilir. Bir ülkenin ekonomik politikaları konusunda reel ve haklı kuşkular olduğu zaman, bunlar şaşırtıcı bir hızla tam bir krize dönüşebilir. Buna verilebilecek tek etkin yanıt, ülkenin borç ve yükümlülüklerini tam olarak karşılayabileceği konusunda borç verenlerin güvenini yeniden oluşturmaktır.'' Kreuger, son 10 yılda IMF, iktisatçılarıyla hükümetlerin birçok şey öğrenmek durumunda kaldığını belirtti. Alınan dersler sonucunda IMF'nin çalışmalarının önemli bir bölümünün odak noktasının değiştirildiğini kaydeden Kreuger, artık bir ülkenin, kalıcı ekonomik büyümeyi yaratacak sağlam ekonomik politikalarının olup olmadığını anlayabilmek için ''borçlanmanın sürdürülebilirliği''nin ne kadar önemli olduğunu bildiklerini vurguladı. Anne Kreuger, ayrıca yükselen piyasaların daha büyük ekonomik istikrardan yararlanabilmesi için çok daha fazla temel reformlara ihtiyaç olduğunu da öğrendiklerini, şimdi üye ülkelerin ekonomik politikalarının daha düzenli bir biçimde incelendiğini, bankaların ve diğer finansal kuruluşların daha yakında izlendiğini söyledi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:31

İLGİLİ HABERLER