Gündem
  • 24.9.2007 10:14

İNSAN HAKLARI DİLEKÇESİNE 14 YIL SONRA CEVAP GELDİ: ARAŞTIRI

İsmail Hakkı Karaca'nın da aralarında bulunduğu bir grup avukat, insan hakları ihlali gerekçesiyle 1993 yılında savcılığa başvurdu. Avukatlara 30 gün içinde verilmesi gereken cevap, tam 14 yıl sonra geldi. Üstelik içinde başka bir skandalı barındırarak. Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı, Avukat Karaca'ya gönderdiği yazıda, şikâyet edilen iki memura yönelik incelemenin halen devam ettiğini belirtti. Araştırma biterse davanın açılıp açılmayacağına karar verilecek. İşin ilginç yanı, avukatlar bile konuyu unutmuş durumda. Dosyayı ve dilekçeyi bulamadığını anlatan İsmail Hakkı Karaca, "O günün atmosferinde arkadaşlarla böyle bir başvuru yapmışız. Ama konusu neydi hatırlamıyorum. Soruşturulan memurlar kim bilir şimdi nerededir? İncelemenin bu kadar sürmesi yargı adına düşündü- rücü." diyor.

1993 yılında Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde yaşanan bir olaya karşı Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların başvurusu sonrasında fıkrayı aratmayacak gelişmeler yaşandı. Savcılık, avukatın sorusunu içeren dilekçeyi cevapladı. Ancak, sonuç bildirmek yerine soruşturmanın halen devam ettiğini ve gereğinin yapılacağını aktardı. 6 Eylül 2007 tarihli 'Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazılmış tarihsiz dilekçeniz' şeklinde başlayan dilekçede, başsavcılıkça yapılan 1993/221 sayılı dosyanın safha ve sonucundan bilgi istendiği belirtildi. Şikâyet edilen kişilere ilişkin dosyada görevsizlik kararı verildiği kaydedilen dilekçede, "Şüpheliler Şemsettin Güneş ve İzzettin Ay hakkındaki dosya, suçun görevleri nedeniyle işlendiği ve Memurin Muhakemat Kanunu'na tabi olduğu gerekçesiyle soruşturma izni için kaymakamlık makamına gönderildiği, kaymakamlıkça muhakkik görevlendirildiği ve soruşturmanın sonuçlanmadığı anlaşılmakla, soruşturma izni verildiği takdirde gerekli işlemlerin yapılacağı hususu, bilgilerinize rica olunur." denildi.

İstanbul'da avukatlık yapan İsmail Hakkı Karaca'ya, Bismil Kaymakamlığı'nın Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı'na soruşturmaya ilişkin verdiği 27 Ağustos 2007 tarihli yazı da gönderildi. Bismil'in Tepecik köyünden Mümtaz Çerçel'le ilgili konunun halen muhakkikte olduğu ve sonuçlandırılmadığı için de kaymakamlığa ulaştırılmadığı anlatıldı. 14 yıl sonra dilekçesine cevap alan Karaca, "O günün atmosferinde arkadaşlarla böyle bir başvuru yapmışız. Bende dosyası da yok şimdi. Başsavcılık sadece bana cevap göndermiş. Tabii ben olayı unuttum. Böyle bir suç duyurusu dilekçesi vermiştik; ama konusu neydi hatırlamıyorum. Dilekçe şimdi nerede; onu da bilmiyorum." diye konuştu. İnsan hakları ihlaline ilişkin bir soruşturmaya katılmak istediklerini ifade eden avukat, "Soruşturulan memurlar kim bilir şimdi nerededir? İncelemenin bu kadar sürmesi de yargı adına düşündürücü." açıklamasında bulundu.

Kanuni cevap süresi 30 gün

"Dilekçe hakkı" Anayasa'da düzenleniyor. Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun'a göre; dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi: Madde 7. Türk vatandaşlarının ve Türkiye'de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 16:17

İLGİLİ HABERLER