Dünya
  • 27.1.2003 14:50

IRAK:''ABD VE İNGİLTERE'NİN TEK AMACI, IRAK'I İŞGAL EDEREK, BÖLGEDEKİ PETROLÜ KONTROL ALTINA ALMAK''

İSMAİL BALLI BAĞDAT- Irak Dışişleri Bakanı Naci Sabri, ABD ve İngiltere hükümetinin tek amacının Irak'ı işgal ederek, bölgedeki petrolü kontrol altına almak olduğunu söyledi. BM silah denetçilerinin Irak'taki kitle imha silahlarına ilişkin raporunu tamamlaması ile ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Irak Dışişleri Bakanı Naci Sabri, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. ''Irak'ın silah denetçileri ile işbirliği yapmadığı doğru değil diyorsunuz. ABD ve İngiltere'nin baskısını hafifletecek ne yapılabilir?'' yönündeki bir soruya Irak Dışişleri Bakanı Sabri, ''Irak'ın silah denetim faaliyetlerini kabul etmesi ve 1441 nolu karara uymaya karar vermesi üzerine kötü olan yönetimler Irak'a karşı saldırgan tutumlarını sürdürmüşlerdir. Son derece psikolojik bir savaş arenası oluşturmuşlardır Arap ve Müslüman ülkelere. Daha önce açıkladığım gibi tek amaçları bu kitle imha silahları değil. ABD ve İngiliz hükümeti Irak'ta bu yönde bir faaliyet olmadığını biliyorlar. Bu iki hükümetin tek amacı, bu ülkeyi işgal ederek sömürgeleştirmek, bu sayede hem Irak hem Arabistan'daki petrolü kontrol altına almak ve İsrail'in yanında almak ve İsrail'in Filistin halkına karşı terör faaliyetlerine devam etmesini sağlamak'' yanıtını verdi. ABD VE İNGİLTERE HÜKÜMETİNE AĞIR ELEŞTİRİLER Silah denetçileriyle ''süper'' bir işbirliği yaptıklarını söyleyen Sabri, ''Sizce bir ülke gerçekten çok saldırgan bir tutumla karşılaşınca, başka ne yapabilir ki? Silah denetçileri Irak'a gelip bütün üniversiteleri, hastaneleri her şeyi denetlediler. Daha fazla ne yapabilir ki Irak halkı işbirliği açısından? Silah denetiminin ilk yarısında 91'den 98'e kadar neler yaptığımızı sordular. Biz 12 bin sayfalık bildirim hazırladık 3 haftadan daha kısa bir sürede. Silah bildirimi tam ve eksiksiz bir bildirimdi. Sordukları bütün sorulara cevap veriyordu'' dedi. Bakan Sabri, ''Açıkça görülüyor ki müttefikler seçtikleri yolda çok kararlılar. Askeri harekatı engellemek için yapılacak bir şey var mı?'' sorusuna, ''Müttefik diye bir şey yok. Bir tane müttefiki var. O da Tony Blair. Başka da bir müttefiki yok. Top şimdi onların sahasında. Biz mümkün olan her şeyi yaptık. Yaptıklarımızda bu ülkeyi ve bütün bölgeyi bu savaşın yaratacağı tahribatlardan korumaktı. Ama maalesef Blair ve ABD hükümeti çok ölüme sebep olacaklar. Bu komik durumu engellemek için elimizden gelen her şeyi yaptık'' şeklinde yanıt verdi. Bu krizi tırmandıran, tehditler savuran, yalan uydurarak bunları açıklayan, kameralar karşısında her gün daha fazla yalan üretenlerin bu iki hükümet olduğunu ifade eden Sabri, ''Buradaki hedef Irak halkı değil, buradaki hedef Avrupa aslında. Çünkü bu bölgeyi kontrol altına alarak, bütün bölgeyi ele geçirmeyi amaçlıyorlar. Bu sebeple insanları korkutarak kendi kötü emellerine alet etmeye çalışıyorlar'' diye konuştu. Irak hükümetinin tamamen işbirliği yaptığını yineleyen Sabri, ''Biz 98 yılındaki silah denetim şefinin ABD'nin ajanı olduğunu iddia etmiştik. Bugün Irak bu konuda hiçbir şüphesi olmasını istemiyor. Umuyoruz ki BM Güvenlik Konseyi kendi görevinin gereklerini yerine getirecektir'' ifadelerini kullandı. ''ABD'nin hiçbir müttefiki olmadığını söylediniz. Sizce hiçbir diplomatik yol kalmadı mı?'' sorusuna yanıt veren Naci Sabri, şunları söyledi: ''Diplomasi her zaman ordadır. 'Artık diplomatik çözüm için zaman kalmadı' diyenler kesinlikle ölüm ve tahribat vermek isteyenlerdir. Kendilerini diğer insanlara kötülük yapmak için bu yolda diğer ülkelere yıkım yaşatmak isteyen ülkelerdir. Burada kime güveniyorsanız derseniz, biz sadece kendi cesur halkımıza güveniyoruz. Tabii ki Allah'tan sonra.'' BİLİMADAMLARININ MÜLAKATA ALINMASI Naci Sabri, mülakata alınan bilimadamları ile ilgili olarak sorulan bir soru üzerine, ''Bu BM Güvenlik Konseyi'nin kararlarını uygulamasının bir parçası. 1441 nolu kararda şöyle deniyor: Irak'ın isteklerine saygı gösterilerek, bilimadamları mülakata alınabilir. Bu iki organizasyonda ABD hükümetinin Irak'a karşı olan saldırılarını durdurmaları gerektiğini söylemelidir. Kesinlikle ABD hükümeti uluslararası hukuka saygı göstermemektedir. Biz bilimadamlarının mülakata alınmasına itiraz etmiyoruz ama onların da güvenliklerinin garanti altına alınmasını istiyoruz. Mülakata girip girmeyeceklerine bilimadamlarının kendileri karar verir'' şeklinde konuştu. Sabri, mülakata girmek istemeyen bilimadamları ile ilgili bir başka soruya ise şu şekilde yanıt verdi: ''Bizden kendilerini zorlamamızı istiyorsunuz. Tanık olmadıkları mülakatlara girmelerini istiyorsunuz. Biz onları teşvik ediyoruz ama onları zorlayamayız. Sanırım Kanada'da olduğu gibi bütün medeni ülkelerde de böyledir. Hatta bu insanların mahkemelerde bile konuşmamaya hakkı vardır. Mülakata girmek konusundaki karar onlara aittir. Mülakatın usulüne uygun olarak yapılmasını istiyorlar. Eğer 91 ile 98 arasında süre gelen denetim sürecine bakarsanız, çok mülakatlar yapıldı ve bunlarla ilgili hiçbir sorun yaşanmadı. ABD hükümeti, silah denetçileri üzerinde baskı uyguluyorlar. Silah denetçileri bir şey bulamadılar, çünkü hiçbir şey yok.'' İSTANBUL'DAKİ IRAK ZİRVESİ İstanbul'daki zirve ile ilgili de bir değerlendirme yapan Irak Dışişleri Bakanı Sabri, ''Irak'a karşı yapılacak herhangi bir saldırı kesinlikle kendi komşu ülkeleri de zarara uğratacaktır. Irak, bölgede ekonomik refah ve istikrar sağlanması için önemli bir görev üstlenmiştir. Bunu en çok anlayan insanlar da Türkler olmuşlardır. Bu yüzden böyle bir toplantı düzenlemişlerdir. Irak'a karşı uygulanan yaptırımlardan en büyük zarara uğrayan ülke Türkiye olmuştur. Irak'ın güvenliğine karşı gelebilecek her türlü zarar kesinlikle Irak'ın komşuları tarafından da paylaşılacaktır. Bu mantığı Irak'ı çevreleyen bütün ülkeler taşımaktadırlar'' dedi. Bütün ülkelerin Irak'a karşı olan bu tehdidin kitle imha silahlarıyla ilgili olmadığını, Basra bölgesindeki petrolle ilgisi olduğunu bildiklerini kaydeden Sabri, aynı zamanda bu tehditlerin İsrail'in jeopolitik konumuyla ilgili yapıldığını söyledi. Burada Irak'ın ekonomisine getirilecek tahribatın Irak'ın komşularını da etkileyeceğini kaydeden Sabri, ''Bu sebeple komşu ülkeler bu savaşı engellemeye çalışmaktadırlar. Bu ülkeler Irak'ın çıkarlarının yanı sıra kendi çıkarlarını da düşünmektedirler. Biz bu saldırıyı püskürtme kapasitesine kesinlikle sahibiz. Bizim komşu ülkelerimizin de bunu yapma kapasitesi vardır'' dedi. İstenilen her şeyi en iyi şekilde yaptıklarını dile getiren Irak Dışişleri Bakanı Sabri, ''Biz tam bir işbirliği sağladık ve bu karara tamamen uyduk. Bu durumun kesinlikle işbirliği ile çözüleceğine inanıyoruz. Dünyadaki tüm ülkelere ve insanlara tam bir işbirliği sağlayarak Irak'ta kitle imha silahı bulunmadığını ispatlayacağız. BM kararlarının uygulanmasında demokratik yollar kullanılmasını istiyoruz. Uluslararası hukuku tanıyan hiçbir ülke bu olanlara haklı gözüyle bakamaz'' diye konuştu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:13

İLGİLİ HABERLER