İŞ BANKASI GENEL MÜDÜRÜ ÖZİNCE'DEN 'ERDEM BAŞÇI' YORUMU...
ŞEYDA BURCU İKİZ
İZMİR - İş Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, Merkez Bankası Başkanlığı görevini vekaleten yürüten ve asaleten atanması beklenen Erdem Başçı'ın eşinin türbanlı olmasıyla ilgili değerlendirmelerin ve açıklamaların gereksiz olduğunu söyledi.
Crowne Plaza'da düzenlenen toplantıda konuşan Özince, Erdem Başçı'nın eşi ya da yakınları ile ilgili değerlendirmelerin gereksiz olduğunu ifade etti.
Özince, "Kendisini uzun zamandır tanıyorum, Merkez Bankası kadrosunda bulunuyor. Kendisi o değerde olduğu için o görevdeydi. Onun ötesi zaten sorumlu mevkilerdeki kişilerin kararıdır. Merkez Bankası politikalarının kişiler nezdinde değerlendirilmediğini düşünüyorum. Kadrolu istihdamın korunmasının iyi olacağı kanaatindeyim. İş Bankası Genel Müdürü olarak da bir polemiğin tarafı olmak istemiyorum. Merkez Bankası'na her zaman yetkin kişiler önerilir ve önerilmektedir. Bu tartışmalardan da piyasaların kötü etkileneceğini sanmıyorum. Sonuçta söz konusu T.C. Merkez Bankası ve orası herkesin kendi düşüncelerine göre yönetilmiyor" diye konuştu.
Kontrol sistemi Türkler'in elinde olan bir bankanın genel müdürü olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Özince, "Şu an birçok yabancı kuruluşla iş birliklerimiz var. Bankacılık sektöründe Türk sermayedarların şirketlerinin değerlerinin çok yükselmiş olması, Türkiye'ye yabancı yatırımcı ilgisinin çok artmış olması, kuralların çok katı olması sermayedarları başka sektörlere yönlendirmiştir diye düşünüyorum. Tehlikeli bir oran olacağını düşünmüyorum" dedi.
İş Bankası'nın yabancı ortağı olmayan tek özel banka olduğunun altını çizen Özince, "Ticari hayatta hiçbir şeye 'kesin olmaz' dememek gerekiyor. Ancak İş Bankası'nın ne sermayeye, ne bilgi birikimine ihtiyacı var. Neticeden de son derece memnunuz, şu an yabancı ortak almak gibi bir ihtiyaç duymuyoruz" ifadelerini kullandı.
İş Bankası'nda CHP'ye ait hisselerin olduğu yönündeki ifadeleri de değerlendiren Özince, "CHP'ye ait demek doğru değil. Bu hisselerin tam anlamıyla sahipliğini CHP taşımıyor, sadece temsille ilgili haklarını kullanıyor. CHP'nin diğer varislerle ilgili davası da yürüyor, hukuki bir süreç. Biz daha çok kar edip, daha çok kazandırmaya çalışıyoruz. Atatürk, bu kurumlara gelir bırakmayı amaçlamış. Biz Türkiye'nin ve Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyanın sermaye birikimi en büyük olan kuruluşuyuz. Piyasa değerimiz 17 milyar dolar. Atatürk'ün kendi el yazısıyla bir vasiyetname bırakmış olması bizi ve müşterilerimizi rahatsız etmiyor. Atatürk, mal varlığını devlete de değil, o dönemde tek partili dönem olduğu için CHP'ye bırakmış. İş Bankası'nın en büyük hissedarı çalışanlarıdır" diye konuştu.
İş Bankası'nın iştiraklerini hiçbir zaman yüzüne gözüne bulaştırmadığını ifade eden Özince, bütün iştirakçilerinin kayıtlı iş yaptığını ve hemen hemen hiç birinin zarar etmediğini, iştiraklerini satmak gibi de bir düşünceleri olmadığını kaydetti.
Bursa Yenişehir'de muazzam bir cam yatırımı yaptıklarını da belirten Özince, ülkede sınai yatırımın azaldığı bir dönemde Bursa'da yaptıkları yatırım miktarının 200-250 milyon dolar seviyesinde olduğunu bildirdi.
Kendisine son günlerdeki kredi kartlarıyla ilgili gelişmeler hatırlatılan Özince, vatandaşlara kredi kartlarını sadece bir araç olarak kullanmaları gerektiğini söyleyerek, "Vatandaşlar bunu bir kredi aracı olarak kullanmamalılar. Bankalar çok uygun faizlerle tüketici kredileri veriyor. Kredi kartlarında uygulamaya geçecek olan 'Chip' uygulamasının da sahtekarlıkları önleyebileceğini düşünüyorum" dedi. 2006 yılı sonunda YTL'den "Yeni" ibaresinin de atılması yönünde görüş belirten Özince, tek bir ölçeğe dönülmesinin karışıklığı ortadan kaldıracağını savundu.
Tüketici kredi faizlerinin çok uygun olduğunu da kaydeden Özince, "Hiç bu kadar uygun bir dönem olmamıştı. Fiyatlar ucuzladıkça biz sürümden kazanırız" ifadesini kullandı.
Mortgage sistemiyle ilgili konuşan Özince, sistemle birlikte gayrimenkul değerlerin menkulleşebileceğini, gerekli kaynak bulunduktan sonra çok fazla bir büyümenin olası olduğunu söyleyerek, "Biz 1.5 milyar doları aşan portföyümüzü yüzde 100 artırırız diye düşünüyorum. Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 30, 40'ına ulaşmak mümkün. Bu konuda bankalar açısından bir tehlike olabileceğini sanmıyorum" şeklinde konuştu.