Ekonomi
  • 10.12.2002 17:54

İŞ DÜNYASINDAN AB YORUMU...

KAYNAK : Haber Vitrini Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği müzakereleri için tarih beklediği Kopenhag Zirvesi'ne 48 saatten az bir zaman kalırken, Türk özel sektör temsilcileri, yakın bir tarih verileceğinden kuşku duyuyor. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı, yeni hükümetin bu konuda süreci hızlandırmaya çabaladığını, ancak zamanın çok az olduğuna dikkati çekti. Sabancı, şu görüşleri dile getirdi: ''Bizim alnmıza etiketler koymuşlardır. Nasıl bir ülkeyiz biz? İstikrarsız, güvensiz... Onun için de 10-20 senedir değil 40 senedir AB'yi konuşuyoruz, konuşuyoruz, konuşuyoruz. Dağ fare doğuruyor. Hep öyleydi. Şimdi yeni hükümet geldi. Yeni yüzümüz var. Ama koridor dar. 12 Aralık... Dün hiçbirşeyler konuşulmazken, bugün hiç olmazsa bazı laflar konuşulmaya başlandı. Geçmişin derin problemlerinden dolayı hepsini birden silmemiz mümkün değildi. 'Şu kanunları yaptık iyi yaptık, yapacağız' dedik. Elin oğlu 'bir kere doğru dürüst yap' dedi. Sonra döndü 'Nasıl uygulayacaksın? Kaygı var bende' dedi.'' Zaman da dar olduğu için biraz sıkışıldığını dile getiren Sabancı, devamla şunları kaydetti: ''Ama insanüstü çalışmalar yapıldı. Yeni yüzümüz anlatıldı, anlatılıyor. Yılmak yok, yola devam edeceğiz. Çünkü bu yol Türk insanının mutluluğu yakalama yoludur. Daha zengin Türkiye, onun için de adil bölüşen 65 milyon istiyoruz. Bunun için de bu yol böyle bir Avrupalıların şemsiyesi altında biz de olursak güzellikler getirecek. Bugün tarih alamazsak, zamanlamada, vakitte tam olamasak bile bir iz bıraktık. Selanik'te, yarın başka bir yerde birşeyler yapacağız. Herşeyi lehine, aleyhinde konuşacağız. Benim kişisel düşünceme göre bu hıristiyan, bu müslüman, bu laflar çağın dışında kaldı. Bu solcu, bu sağcı, Bunlar nasıl ki çağın dışında kaldıysa insan önemli.'' TOFAŞ CEO'SU BENE Tofaş CEO'su Antonio Bene de, İtalya'nın Türkiye'nin AB üyeliği konusunda en kuvvetli destekçilerden biri olduğunu belirtti ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ile yaptığı görüşmede, Türkiye'nin AB ile ''Katolik Nikahı'' kıymak istediği yolundaki yorumuna katıldığını söyledi. Bene, ''Son gelişmeler çerçevesinde Türkiye'ye müzakereler için 2004 veya 2005 için tarih verilebileceğini düşünüyorum'' dedi. OSD BAŞKANI İLKBAHAR Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Ali İhsan İlkbahar da, müzakere tarihi için yakın bir tarih vermeyecekleri görüşünü şöyle dile getirdi: ''Kalbimden geçen hemen yarın müzakere tarihi almamız. Kanımca, müzakere tarihi için yakın bir tarih vermeyecekler. Almanya ve Fransa'nın görüşleri doğrultusunda karar çıkacağını düşünüyorum. Tarih için tarihe şaşırmam.'' YASED BAŞKANI YÖNEYMAN Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yöneyman, Kopenhag Zirvesi'nde Türkiye'nin müzakere tarihi alamayacağını belirtti. Yöneyman, şunları söyledi: ''Türkiye'nin tarih alması gerekir. Ama, bana göre alamayacak. Helsinki Zirvesi ile 2002'de açıklanan Uyum Paketi öncesinde nelerin yapılamadığına bakarsak neden tarih alamadığımız ortaya çıkar. O devreyi koalisyon çekişmeleri ile harcadık. Türkiye, Uyum Paketi'nin uygulamalarını ortaya koysaydı bugün farklı konumda olabilirdi, belki tarih alabilirdi.'' Faruk Yöneyman, Türkiye'nin bir takvime bağlı olarak 2004 başı gibi tarih almasının iyi olacağını kaydetti. İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI KÜÇÜK İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, Kopenhag'da olası bir olumsuz sonucun moral bozukluğuna neden olabileceğini ifade ederek, ''Ama, hedefe ulaşmak arzumuzu engellememeli'' dedi. Küçük, 12 Aralık'da yapılacak Kopenhag Zirvesi'nde Türkiye'ye tarih verilip verilmemesi konusunda kehanette bulunmak istemediğini ifade ederek, ''Mühim olan bizim bu kararlılığı göstermiş olmamız. Toplumun bütün katmalarının el ele bir hedef etrafında kilitlenmiş olması ve o hedefe yürümesi önemli'' diye konuştu. Kopenhag Zirvesi'nden sonra Türkiye'nin izlediği stratejileri gözden geçirebileceğini kaydeden Küçük, AB'nin Türkiye için, Türkiye'nin AB için çok önemli olduğunun unutulmaması gerektiğini söyledi. İSO MECLİS BAŞKANI KAVİ İSO Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi de, Kopenhag Zirvesi'nde tarih verilmesini mümkün olmadığını savunarak, ''Neden mümkün değil? AB'nin karar sürecini hepimiz iyi kötü biliyoruz. AB'de karar sürecinin işareti çok önceden beliriyor, netleşiyor. AB'nin akşamdan sabaha düşüncelerini çok süratli değiştirmeyen bir kurumsal yapısı var'' şeklinde konuştu. AB'nin Türkiye'nin bugünkü sürecinde özellikle siyasi istikrara önem verdiğini ifade eden Kavi, Türkiye'nin siyasi istikrar konusunda henüz yolun başında olduğunu, AB'nin her şeyin sağlıklı bir rotaya oturduğunu görmek istediğini ifade etti. Hüsamettin Kavi, AB'nin Türkiye'yi bugüne kadar kendi toplumlarına sadece eksik yönleri ile gösterdiğini ifade ederek, şöyle devam etti: ''Şimdi aniden Türkiye'nin artılarını anlatmak siyaseten orada tedirginlik yaratıyor. Ne de olsa bir seçim...Sonuçta onlar da seçimi kazanmak istiyorlar. Bunu toplumlarının yanlış algılacaklarından korkuyorlar. öyle ise onların kendi toplumlarına Türkiye'yi doğru anlatmaları için fırsat yaratalım. Bu konuda Kopenhag'tan, dünkünden farklı ve pozitif bir mesaj çıkmasını bekliyorum. Bu istediğimiz boyutta olmayabilir. Ama, yol boyu önümüzde bir Selanik var. Haziran'daki Selanik Zirvesi'nde Türkiye'nin beklentilerine uygun kararlar niye çıkmasın? Sonuç olumsuz olsa bile yola devam edeceğiz. Ama, daha tedbirli daha gerçekçi unsurları göz önünde bulunduracağız.'' İHKİB BAŞKANI ARTOK İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Nuri Artok da, Kopenhag Zirvesi'nde tarih için tarih verilmesini beklediğini söyledi. 2004 yılının ilk yarısına kadar bir tarih verilmesi gerektiğini ifade eden Artok, Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında ticaretin boyutuna dikkat çekerek, ''Türkiye, AB'ne girmeyi hak ediyor. AB'den dışlanmamız, hem Türkiye'nin hem de AB'nin yararına değil. Türkiye, AB için bir renk, motif, yeni bir dinamizm kaynağı olacaktır'' diye konuştu. TİM BAŞKANVEKİLİ ORAKÇIOĞLU Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Süleyman Orakçıoğlu da, müzakere tarihi almanın asıl amaç olduğunu, ancak tarihte alamazsak her şeyin sonu olmadığını vurgulayarak, ''Çok umutsuz değilim. Zirve'de tarih için tarih verileceği düşüncesindeyim'' dedi. Diğer aday ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye'nin yapması gerekenlerin büyük bölümünü yaptığını kaydeden Orakçıoğlu, şu görüşleri dile getirdi: ''Gümrük Birliği ile zaten ekonomik olarak AB'ye entegre olmuşuz. Şimdi, siyasi olarak entegreyi konuşuyoruz. Diğer ülkeler daha ekonomik entegre bile olmamış. Ama bunun dışında birtakım siyasi çıkarlar ile olaya yaklaşınca, işin farklı boyutları ortaya çıkıyor. Ekonomik menfaatler, siyasi stratejileri belirliyor.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:53

İLGİLİ HABERLER