İŞÇİ-MEMUR SENDİKASI AYRIMI KALKIYOR
MÜGE TUTCALI
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sami Evren başkanlığındaki yeni KESK yönetimini kabul etti. Evren, Başbakan Erdoğan ile görüşmelerinde hem AK Parti'nin hem de DTP'nin kapatılmasına karşı çıktıklarını söylediklerini belirtti.
Sami Evren başkanlığındaki yeni KESK yönetimi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Kabul sonrasında bir açıklama yapan Evren, Başbakan Erdoğan ile görüşmelerinin iki temel nedeni olduğunu belirterek, "Birincisi, 15 Ağustos'ta kamu çalışanlarına yapılacak ek zamla ilgili. Geçmiş yılların kayıplarını da dikkate alarak Sayın Başbakan'a 350 YTL'nin bütün kamu çalışanlarına toplu sözleşme görüşmelerinden önce ödenmesi gerektiğini ifade ettik. Kendilerinin bu konuda rakam ifade
edemeyeceklerini, ama konuyla ilgili çalışma yaptıklarını söylediler. Önümüzdeki günlerde biz konfederasyon olarak 350 YTL'nin bütün kamu çalışanlarına ödenmesi için demokratik taleplerimizi, demokratik tepkilerimizle birlikte sürdüreceğiz. Bizim önerdiğimiz rakamın bütçe rakamları açısından gerçekçi olmadığını ifade ettiler, ancak bu konuda bir çalışma yapıldığını söylediler" diye konuştu.
İkinci önemli taleplerinin de görüşme süreçlerinin Eylül ayına alınması ve toplu sözleşmelerin bu şekilde icra edilmesi olduğunu ifade eden Evren, "Gerekçemiz hükümetin kamu çalışanlarına rakamları telaffuz edememesi, dolayısıyla görüşmenin gerçekçi olmadığı, sahici bir görüşmeye dönüşmediği. Zaten KESK olarak biz yıllardır görüşmenin yanlış olduğunu, toplu sözleşme yapılması gerektiğini söylüyoruz" dedi.
"ÖRGÜTLENMEDE MUTABAKAT SAĞLADIK"
Örgütlenme konusunda Başbakan Erdoğan ile bir mutabakat sağladıklarını belirten Evren, KESK'in yıllardır işçi-memur ayrımını doğru bulmadığını kaydetti. İşçi ve kamu çalışanlarının ortak aynı sendikalarda örgütlenmesi konusunu önümüzdeki günlerde Çalışma Bakanı ve Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla diğer sendikalarla birlikte görüşeceklerini belirten Evren, ortak örgütlenmek için yeni yasal süreci tartışmaya açacaklarını bildirdi. Başbakan Erdoğan'ın da bu konuda olumlu düşündüğünü ifade eden Evren, "Bir
mutabakat olarak açıklayabilir miyim?' dedim, 'Evet' dedi. Bende sizinle paylaşıyorum. Bu gerçekleşirse, grev ve toplu sözleşme hakkı doğal olarak gerçekleşmiş olacak. Ve daha sonra kamu çalışanları tiyatroya dönüşen toplu görüşme süreçlerinden kurtulmuş olacak. Önümüzdeki günlerde bu çalışmaya önem vereceğiz" şeklinde konuştu.
"PARTİ KAPATILMASINA KARŞIYIZ"
Görüşmede siyasi partilerin kapatılmasına karşı çıktıklarını dile getirdiklerini de söyleyen Evren, "Hem AK Parti'nin hem de DTP'nin kapatılmasına karşı çıktığımızı ve doğru görmediğimizi ifade ettik. Çünkü Türkiye'nin içine sürüklendiği bu kaos ortamının parti kapatmalara çözüm olmadığını, AK Parti'nin kapatılmasının laiklik-anti laiklik tartışmasını ortadan kaldırmayacağını, DTP'nin kapatılmasının da Kürt sorununu çözmeyeceğini ifade ettik. Sendikalar dahil, demokratik örgütler dahil, siyasi partiler
dahil hiçbir örgütün kapatılmaması gerektiğini, bunun doğru olmadığını ifade ettiler" dedi.
Evren, kamu çalışanlarının siyaset yapma hakkını da gündeme getirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Çünkü bu ülkenin yurttaşları olarak siyasette etkin olmak istiyoruz. Kamu çalışanlarına olan bu yasağın kaldırılması gerektiğini ifade ettik. Belirli kesimler hariç, bürokratlar hariç, devlet erkini otoritesini kullananlar hariç böyle bir şeyin kendisi açısından da olumlu olduğunu ifade ettiler. Dolayısıyla bugünkü görüşmelerimizde hem çalışma yaşamına ilişkin hem demokratikleşmeye ilişkin ciddi açılımlar sunduk. Son olarak özellikle Türkiye'nin acil gündemler içinde Ergenekon meselesi üzerine
görüşlerimizi Sayın Başbakan'la paylaştık. Ergenekon meselesinin yüzeysel olarak geçiştirilmemesi gerektiğini, bu ülkede darbe heveslisi kim varsa, darbe kültürünü kim yaşatıyorsa, 12 Eylül darbecileri dahil, Şemdinli meselesini kapatanlar dahil, Susurluk meselesini kapatanlar dahil, her türlü karanlık ilişkinin açığa çıkartılması gerektiğini ifade ettik. Bu konuda da demokratik kamuoyuna ve demokrasi mücadelesi içerisindeki tüm güçlerle birlikte mücadele edeceğimizi kendilerine bir kez daha ifade
ettik."