Ekonomi
  • 18.10.2004 09:29

İSTANBUL ANKARA'YA AİT, DİYARBAKIR TARTIŞILIR...''

Ankara'nın AB üyeliğinin ''Boğaz Mucizesi'' olacağını söyleyen Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu başkanlarından Daniel Cohn - Bendit, Türkiye'nin kendi içindeki entegrasyonu sağlaması gerektiğini söyledi. Ekonomisi güçlü İstanbul'un kesinlikle Avrupa'ya dahil olduğunu kaydeden Cohn - Bendit, ''Ancak Türkiye'nin büyük bölümü, ekonomisi zayıf Asya'ya ait'' dedi. Avrupa Parlamentosu'nda 42 sandalyeye sahip Yeşiller Grubu'nun yarın İstanbul'da başlayacak toplantısına katılacak olan Cohn - Bendit, sorularımızı yanıtladı: İlerleme Raporu'nun açıklanmasının ardından, ''Rhein ve Oder Mucizesi'nden sonra sıra Boğaz Mucizesi'ne geldi'' dediniz. Bunu biraz açar mısınız? ''Rein Mucizesi'' 2 Dünya Savaşı'ndan sonraki uzlaşma. ''Oder Mucizesi'' ise Avrupa'nın yeniden birleşmesi, Prag ya da Varşova'daki Sovyet askeri işgalinin sona ermesiydi. ''Boğaz Mucizesi'' ise, Avrupa'nın Müslüman bir ülkeyi entegre etmeyi başarabilmesi, İstanbul ve Ankara'nın, Müslüman - demokrat bir ülkenin ''Mekke''si olabilmesi. İşte bu yüzden bir mucize olacak. İslam dünyasında demokrat bir ülke yok. Bir tek Türkiye'de, o doğrultuda işaretler var. 10 - 12 yıl sonra Türkiye'de de Avrupa seçimleri yapılacağına inanıyorum. Ancak bunun engebeli bir yol olduğunu biliyorum. Türkiye, ''herşey tamam'' diye düşünmemeli. Ciddiye alıyoruz Avrupa Parlamentosu'ndaki milletvekili arkadaşlarınız, grup toplantısını İstanbul'da gerçekleştirecek. Bu jestle neyi amaçlıyorsunuz? Yeşiller Grubu'nun, Türkiye'nin AB'ye girişi konusunu ciddi bir biçimde ele aldığını göstermek istiyoruz. Türkiye'nin AB perspektifini doğru buluyoruz. Elbette bizim içimizde de tartışma var. Bazı arkadaşlarımız kuşkulu, ancak çoğunluk bu görüşte. Hükümet yetkilileriyle, insan hakları, kadın ve Kürt örgütleriyle, aydınlarla görüşeceğiz. Türkiye'deki durumu onlardan dinleyeceğiz. Kürtler iyi hissetmeli Türkiye coğrafi, tarihi ve politik olarak Avrupa'ya ait mi? İstanbul kesinlikle Avrupa'ya ait. Diyarbakır ise tartışılır. Türkiye büyük bir ülke. Bir bölümü ekonomik olarak güçlü ve Avrupa'nın bir parçası. Büyük bir kısmı, ekonomik olarak zayıf Asya'ya ait. Asıl zor soru Türkiye'nin entegrasyonu. Türkiye, Avrupa'yla bütünleşebilir mi? Politik olarak evet. Her zaman Türkiye'nin Avrupa'ya ait olmasının kanıtını İstanbul ya da Ankara'da değil, Diyarbakır'da aramak gerektiğini söylüyorum. Oradaki ilişkiler demokratikleşmeli ve sosyo ekonomik durum olgunlaşmalı. Türkiye'nin özellikle doğusuyla entegre olup olamayacağını göreceğiz. Bir de Diyarbakır'daki insanların durumu. Onların köylerine dönmesi değil tek sorun. Kürtler, Türkiye'de Kürt olarak kendilerini iyi hissetmeli. Gelecek 10 yıl, bu nedenle zor olacak. Örneğin, yüzde 10'luk baraj, özellikle Kürtler için çok zor. Bunun değişmesi gerekiyor. Belki Almanya'daki gibi yüzde 5'lik seçim barajı olabilir. Böylece Kürtler parlamenter sisteme katılabilir, parlamentoya 20 - 30 milletvekili gönderebilir. Siz, sık sık ''Müzakerelerin ucu açık olacak'' diyorsunuz. Bununla Türkiye'nin de dikkate alınması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Diyelim, 4 - 5 yıllık müzakerelerden sonra Türk hükümeti, ordu ve bürokrasi üyeliğin anlamını, yani hâkimiyetin paylaşılması gerektiğini kavradı. Sonuçta siyasal özgürlük sözkonusu ve vazgeçmeye de karar verebilirler. Müzakerelerin ucunun açık olması, sürecin mutlaka tam üyelikle sonuçlanmayabileceğine işaret ediyor. Türkiye oylama yapmalı Fransa ya da Almanya'da yapılacak referandumlarda Türkiye'nin üyeliğine ''hayır'' denilirse, ne olacak? Şimdiki anlaşmalara göre, tüm ülkelerin bunu onaylaması gerekiyor. Fransa'da referanduma karşı güçlü bir itiraz var. Bir ülkenin, bir başka ülke hakkında bu yolla karar vermesi doğru birşey değil. Bence asıl Türkiye'de, ''AB'yi istiyor muyuz?'' diye bir halk oylaması yapılmalı. Türkiye'de hangi politikacılarla yaptığınız görüşmeler daha olumluydu? Başbakan Erdoğan'ın ve Deniz Baykal'ın partisinde inanmış Avrupalılar var. Mesut Yılmaz da öyleydi. Hemen her partide böyle. En çok karşı olanlar Bülent Ecevit'in partisindeki milliyetçilerdi. Bir de MHP vardı. Ancak onlar bile kararsızdı. Avrupa, bundan sonra Güneydoğu konusunda neler yapabilir? Kürtlerin yaşadığı bölgelerdeki yeniden yapılanma, köye dönüş projelerine katkıda bulunabilir. Geçmişte çatışmalara yol açan gerilimleri yumuşatabilir. ABD'nin İrlanda krizinde oynadığı rol gibi. Anti otoriter solcuyduk Belki sizi kızdırıyor ama basın için halen ''Kızıl Dany''siniz. Saçımın renginden dolayı. Gençliğinizdeki halinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Biz anti otoriter solcuyduk. Eski ev arkadaşınız Dışişleri Bakanı Joschka Fischer'i kıskandığınız oluyor mu? Onu kıskanmıyorum. Bir dışişleri bakanının hayatı, hayat değil. Politikayı seve seve yapıyorum ama onun gibi olmak istemem. Fischer artık spor ayakkabı giymiyor ve sürekli kravat takıyor ama siz hep aynı kaldınız. Hangisi gerçek bir Yeşil tavrı? Her ikisi de. Bunun Yeşil olmakla bir ilgisi yok. Bakan olmak istemem. Eğer olsaydım, onun gibi giyinmek zorundaydım. Kekilli'ye kötü davranıldı Türk solu sizi eskiden beri tanıyor. Avrupa seçimleri toplantımıza Orhan Pamuk ve Fatih Akın katılmışlardı. Bu ilişkiler sizi etkiledi mi? Elbette. Onlar Avrupalı aydınlar. Avrupa'nın kültürel ufuklarını genişletiyorlar. Türk mutfağını da tanıdınız mı? Evet. Özellikle sebze yemeklerini severim. Döner de yerim. Oğlum döner fanatiğidir. ''Hangi film yıldızıyla yemek yemek istersiniz?'' sorusunu, ''Duvara Karşı'' filminin yıldızı Sibel Kekilli diye yanıtlamıştınız... Çünkü ona çok kötü davranıldı. Başarılı bir sanatçı. Alman medyası, porno filmlerini öne çıkardı. Haksızlık. Şimdi ünlü olan başka sanatçılar da porno film çevirmişti. Örneğin Till Schweiger ama onları öne çıkarmıyorlar. Kekilli'nin onuruyla oynadılar. (MİLLİYET) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:06

İLGİLİ HABERLER