İŞTE ARINÇ'IN REFERANDUM HESABI!..
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bazı milletvekillerinin Anayasa değişikliğinin parti kapatmaya ilişkin maddesi konusunda ''Bundan sonra terörle şiddetle ilgili partiler bile kapatılamayacak'' endişesine kapıldıklarını belirtti.
Arınç, ''Sanıyorum 10 arkadaşımız, kimdir bilemeyiz, araştırmayız da... Bize göre yanlış ama kendilerince haklı olan bazı sebeplerden ret oyu kullandılar. Diğer maddeler konusunda böyle bir endişeye kapılmayacakları ümidi içindeyim'' dedi.
Arınç, bir televizyon programında, Anayasa değişikliğine ilişkin bütün maddelerin 1'inci turda kabul oyu aldığını hatırlatan Arınç, ''Reddedilen 8'inci maddenin oylamasında 10 oy eksik çıktı. Bu eksik oyların, 10 veya 8 tam bilemiyorum, AK Parti'den olduğu kesin. Öyle anlaşılıyor'' dedi.
AK Parti'nin 1'inci ve 2'nci turda tek başına ''evet'' diyen bir parti olduğunu ve bununla şeref duyduklarını ifade eden Arınç, ''Bunun doğru olduğuna inanıyoruz, varsa bu sorumluluğu AK Parti milletvekilleri olarak tek başımıza üstümüze alıyoruz. Onuru da şerefi de bize ait. Hata yapıyorsak, hatası da sorumluluğu da bize ait'' diye konuştu.
Anayasa değişikliği ile ilgili çok düşündüklerini ve ciddi çalışmalar yaptıklarını dile getiren Arınç, 327 oy alan 8'inci maddenin çok önemli bir madde olduğuna dikkati çekti.
''Anayasa'nın 68 ve 69'uncu maddelerini daha güçlendirici, daha teminat altına alıcı, Anayasa Mahkemesine doğrudan, kolaylıkla ve sabahtan akşama dava açılmasının önüne geçecek bir filtre, bir teminat mekanizması kurmak istedik'' diyen Arınç, siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin açılan davaların, Türkiye'nin dengelerini sarstığını, yatırımcıların kaçtığını, ülkenin itibarının kalmadığını, ''Siyasi ve ekonomik istikrar ne olacak?'' endişesinin oluştuğunu anlattı. Arınç, ''AK Parti'nin başına gelen mesele böyleydi. Milyar dolarlarımıza sebep oldu. Çok şükür toparladık ve Türkiye'yi bir krizin içinden kurtardık. Siz yatırımcı olsanız, 'Bu parti gidiyor, kapatılıyor' diye düşünürseniz, elinizdeki parayı yatırıma dönüştürür müsünüz? Bir dış talep, Türkiye'deki istikrara bakarak karar veriyor'' diye konuştu.
Milletvekili, vali, Yargıtay üyesi, memur ya da bir askerin yargılanmasının kolay olmadığına dikkati çeken Arınç, şunları kaydetti:
''Bir kişi hakkında bile kolaylıkla dava açılamıyor, yargı önüne çıkarılamıyorsa milyonları temsil eden bir parti, hele iktidardaysa onun hakkında başsavcının kaleminin yazacağı dört satırlık bir iddianame elbette doğru olmaz. Biz bunları düşündük. Ama maalesef sanıyorum bazı milletvekilleri 'parti kapatmalar zorlaşacak, bundan sonra terörle şiddetle doğrudan ilgili olan partiler bile kapatılamayacak' endişesine kapıldılar. Bu endişe körüklendi. Muhalefet partilerinin tek mekanizması ellerinde buydu. 'Görüyor musunuz, bundan sonra terörist partiler bile kapatılmayacak'. Biz dava açılmasının önüne bir supap getirilmesine çalışıyoruz. Türkiye'de öyle bir parti varsa kurulacak kurulun bu davanın açılmasına izin vermesi de mümkün. Sanıyorum dedikodular, korkular, endişeler tereddütler vehimler egemen oldu. Sanıyorum 10 arkadaşımız, kimdir bilemeyiz, araştırmayız da... Bize göre yanlış ama kendilerince haklı olan bazı sebeplerden ret oyu kullandılar. Diğer maddeler konusunda böyle bir endişeye kapılmayacakları ümidi içindeyim.''
ARINÇ'TAN DESTEK TAHMİNLERİ
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Anayasa değişikliği referandumunda MHP tabanından yüzde 15-20, CHP tabanından yüzde 10, BDP tabanından yüzde 50'ye yakın destek geleceğine inandığını belirtti.
Arınç, bir televizyon programında "Eminim referandumda o bölgenin güzel insanları bu demokratikleşmeye, onları temsil eden milletvekillerinden daha çok sahip çıkacaklar. Bir yerlerden gelen ses neden bunu istemiyor? Aslında bunun da cevaplanması lazım'' dedi.
Arınç, referandumda en az yüzde 60'lar seviyesinde halkın kabul oyu vereceğini düşündüğünü belirterek, "Geçmişteki örneklerine bakarak da şimdiki istatistiklerine bakarak da...'' dedi.
BDP'den yüzde 50 geleceğini kendilerinin de bildiğini ifade eden Arınç, ''Düşünün ki tabanları 'evet' diyecek. Onları temsil eden yöneticiler 'hayır' demiş olacaklar. Böyle bir partinin yaşayacağı çelişkiyi hepimiz görmeliyiz'' diye konuştu.
BDP'nin çok yeni ama geleneği devam ettiren bir parti olduğunu dile getiren Arınç, ''BDP'nin, bugüne kadar kapatılmış partilerin sonuncusu'' olduğunu söyledi.
Bu partiler kapatıldığında da üzüntülerini ifade ettiklerini hatırlatan Arınç, ''Ama onlar sanki 'partilerimiz kapatılsın, biz ancak böyle yaşayabiliriz, böyle var olabiliriz' diye düşünüyorlar. Artık bir parti kapatılmamalı. İstisna olmalı. Tamamen yasaklayamadığımıza göre, parti kapatmayı çok somut verilere dayandırmalıyız. Yaptığımız da nihayet oydu. Ama daha üç ay evvel partisi kapatılmış insanların, parti kapatmaya karşı oylamaya katılmamaları, katılsalardı ya 'ret' ya 'kabul' diyeceklerdi, çok ilginçtir. Kendi bireysel iradeleriyle hareket edemiyorlar. Bir yerlerden gelecek haber onlar için çok daha önemli'' değerlendirmesinde bulundu.
Arınç, ''Ben eminim referandumda o bölgenin güzel insanları bu demokratikleşmeye, onları temsil eden milletvekillerinden daha çok sahip çıkacaklar'' dedi.
''Bir yerlerden gelen ses neden bunu istemiyor? Aslında bunun da cevaplanması lazım'' sözleri üzerine ise Arınç şunları söyledi:
''Bunu onlara sorsanız, belki söylerler mi bilemiyorum. Ama o gelen talimat, direktif, emir, söz, rica neyse... Yani biz o işleri çok fazla bilmeyiz ama işte, 'filan haber ajansı, şu avukatların talimatları, yurt dışından gelen sesler' diye yazılıp çiziliyor. İstihbarat da bunları zaman zaman servis ediyor. Niçin böyle bir demokratikleşme paketine karşı dursunlar? Onların şahsi talepleri var. Bu şahsi talepleri biz hukuk devleti içinde karşılamak durumunda değiliz. Onlar kendilerini kurtarmak istiyorlar. Biz kabile devleti değiliz, hukuk devletiyiz.''
-SON GÜNLERDEKİ SALDIRILAR-
Arınç, son günlerde 6-7 şehit verilmesiyle ilgili, ''Bir tanesi genelde kış aylarında coğrafi şartlar itibariyle eylem yapamaz hale geliyorlar. Bir diğeri de geçtiğimiz günlerde iki gazeteci arkadaşımız, gazetelerde, madde madde 'şu eylemlerin yapılması düşünülüyor' diye yazdı. Hem Karadeniz bölgesiyle ilgili hem de Hakkari, Çukurca ve çevresindeki... Bu eylemler gerçekleşti'' diye konuştu.
Gazetecilerin yazdığı yazdığı istihbarat raporlarını Türkiye'de güvenlik güçleri bilmez mi? diye soran Arınç, "Bununla ilgili bir takım tedbirleri almaz mı? Alması lazım. Alıyordur da... Ama neden bu eylemler yapılabiliyor. İşte bunun arkasında duracağız. Bazen karakolları vurarak, bazen toplumda panik meydana getirecek eylemler yaparak yola çıkabiliyorlar. Önemli olan güvenlik güçlerimizin bu konuda çok uyanık, çok dinamik olmasıdır'' şeklinde konuştu.