İŞTE CANEZEDE CAİZ OLANLAR VE OLMAYANLAR...

3 dk okuma
İŞTE CANEZEDE CAİZ OLANLAR VE OLMAYANLAR...

Hızlı Özet

Diyanet İşleri Başkanlığı cenaze törenleri için özel bir rehber hazırladı. İşte caiz olanlar ve olmayanlar...

Diyanet İşleri

Başkanlığınca hazırlanan Cenaze Hizmetleri Rehberi’nde, cenazenin

alkışlanması ve slogan atılmasının geleneksel ritüellerle bağdaşmadığı

ve dinen uygun olmadığı belirtildi.

Din Hizmetleri Daire Başkanlığının koordinatörlüğünde, Din İşleri Yüksek

Kurulu, Adalet, Sağlık, Dışişleri bakanlıkları, Genelkurmay Başkanlığı

ve belediyelerin katkılarıyla "Cenaze Hizmetleri Rehberi" hazırlandı.

Rehberde, ölüm sonrasında yapılacak işlemler, cenaze namazı, cenaze

töreninde dikkat edilmesi gerekenler, defin işlemleri, cenazelerin

nakli, mezar yapımı, mezarlık ziyaretinde uyulması gereken kurallar,

mezarlıkların bakımı, ölüm ve organ nakli, yurt dışı cenaze işlemleri,

şehitlik ve otopsi gibi konularda bilgilere yer verildi.

Rehbere, yakınlarını kaybedenlere yol gösterici bilgi, belge ve dilekçe

örnekleri de eklendi.

Vefat eden kadınların kadınlar, erkeklerin ise erkekler tarafından

yıkanması gerektiği belirtilen rehberde, bir kadının, iddet müddeti

devam ettiğinden vefat eden kocasını yıkayabileceği ancak erkeklerin

nikah bağı ortadan kalktığı için ölen eşini yıkayamayacağı ifade edildi.

"Cinsel organı kesilmiş ya da yumurtaları alınmış erkeklerin de

erkekler tarafından yıkanması gerekir" denilen rehberde, cinsiyeti

anlaşılmayan kişilerin ise yıkanmayacağı, sadece teyemmüm ettirileceği

kaydedildi.

Cenazeye saygı gösterilmesi ve yaptığı iyiliklerin dile getirilmesi

gerektiği vurgulanan rehberde, şu bilgilere yer verildi:

"Cenaze töreninde giyilen kıyafetler bir bayram havasını

hatırlatmamalıdır. Allah’a isyan anlamını içerek şekilde dövünülmemeli,

yersiz sözler söylenmemelidir. Çiçek, çelenk gibi ölüye fayda sağlamayan

etkinliklerde aşırıya kaçılmamalı. Bunun yerine Kur’an okunmalı,

günahlarının bağışlanması için Allah’a dua edilmeli ve ölü adına hayır

ve yardımlar yapılmalıdır. Tüm namazlarda olduğu gibi cenaze namazında

da kadınların erkeklerle birlikte namaz kıldıkları takdirde ayrı uygun

bir yerde saf oluşturmaları gerekir."


"CENAZEYİ ALKIŞLAMAK DOĞRU DEĞİL"


Cenazenin alkışlanmasının, geleneksel ritüellerle bağdaşmadığı ifade

edilen rehberde, "Böyle bir ritüelin yaygın hale gelmesi, toplumda

alkışı hak eden veya etmeyen cenaze ayrımı yapma gibi bazı yanlış

anlaşılmalara sebep olmaktadır" denildi.

Alkış ve slogan atılmasının siyasi cinayetler ve benzeri ölümlerle

başladığı belirtilen rehberde, slogan, alkış ve ıslığın hem cenazeye,

hem son görev olan ibadete, hem de son görevin ifa edildiği mekana karşı

olumsuzluklar içerdiğine dikkat çekildi.


"MEZARLAR ABARTILI OLMAMALI"


Rehberde, kabir ziyaretlerinin İslam dinince teşvik edildiği ancak kabir

ve türbe ziyaretlerinde İslam’ın özüne ve Tevhid anlayışına ters düşen

davranışlardan uzak durmak gerektiği vurgulandı. Türbelerde yatan

kişileri insan üstü varlıklar olarak görmenin, bir kısım ihtiyaç ve

dilekleri onlara söylemenin ve kendilerinden yardım dilemenin İslam dini

ile bağdaşmadığına işaret edildi.

Mezarın kime ait olduğunu gösterecek nitelikte taş ve levhaların yeterli

olduğu belirtilen rehberde, çok lüks mermer ve kıymetli taşlarla

kaplanması, kabirlerin yükseltilmesi, üzerlerine kubbeli binalar

yapılması, taşına övücü veya kaderden şikayet edici sözler yazılmasının

uygun olmadığı kaydedildi.

Mezar taşına fotoğraf yapıştırılmasının, çeşitli heykel ve figürlerin

işlenmesi gibi adetlerin İslam dışı dinlerin etkisiyle ortaya çıkan

uygulamalar olduğu vurgulanan rehberde, "Müslümanlar, bu tür

uygulamalardan uzak durmalılar" denildi.


OTOPSİ VE ORGAN NAKLİ


Beyin ölümü, organ nakli ve otopsi gibi konulara da yer verilen

rehberde, karnında canlı halde bulunan çocuğun kurtarılması için ölü

anneye müdahale edilmesi, bilinmeyen hastalıkların öğrenilmesi ve bu

hastalıkların tedavilerinin sağlanabilmesi için otopsi yapılmasının

uygun olduğu kaydedildi.

Rehberde, hayatı ve hayati bir organı kurtarmak için başka çare

bulunmadığında kan, doku ve organ nakli yoluyla bazı şartlara uyularak

tedavinin caiz olduğu ifade edildi.

Bu haber 5101 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR