KAYNAK : Haber Vitrini
17. Dünya Kupası finalleri yarın Fransa-Senegal karşılaşması ile start alırken, şampiyonaya katılan 32 ülke takımı 4 kilo 970 gram ağırlığında, 36 santimetre boyundaki 18 ayar altın kupayı kazanmak için mücadele edecek.
Dünya Kupası, 1930 yılından başlayan 72 yıllık tarihinde, ilginç olaylarla karşılaştı. FIFA'nın kurucusu Jules Rimet'in adını taşıyan kupayı, 2. Dünya Savaşı döneminde FIFA yöneticilerinden İtalyan doktor Ottorino Barassi bir ayakkabı kutusu içinde kendi yatağının altında sakladı.
1966 yılında İngiltere'de yapılan finallerde Londra'da
sergilenmekte olan kupa, birden ortadan kayboldu. Ancak kupa, bir kaç gün sonra Londra'nın güneyindeki kenar mahallelerden birinde, çalılıklar arasında ''Pickles'' adlı bir köpek tarafından bulundu.
1970 yılında şampiyonayı 3. kez kazanan Brezilya'ya teslim edilen ve 1983'de çalınan kupa, 18 ayar altından, 30 santimetre boyunda ve 4 kilogram ağırlığındaydı. O günden beri bulunamayan ilk kupanın, eritilip satıldığı düşünüldü.
İkinci kupa, projesi 7 ülkeden, ayrı çalışma arasında seçilen İtalyan heykeltraş Silvio Gazzangia tarafından 1974 yılında tasarlandı.
Bu kupa da 18 ayar altından, ama 4 kilo 970 gram ağırlığında ve 36 santimetre. İtalyan heykeltraş kupayı, ''Temelden gelen çizgiler spiraller şeklinde yükseliyor ve Dünya'yı kavrayacak şekilde yukarı uzanıyor. Heykelin bütünündeki dinamik tansiyon, sportif iki atletin zafer anındaki o eşsiz mutluluğuyla yansıtılıyor'' şeklinde anlatıyor.
Kupanın zemininde şampiyon ülkelerin isimlerinin yazılı olduğu 17 küçük plaka bulunuyor. 1974'ten itibaren şampiyon ülkelerin isimlerinin işlendiği bu bölge, 2038 yılındaki şampiyonayla birlikte dolacak.
Brezilya'daki hırsızlık olayından sonra kupa, şampiyonayı kazanan ülkeye tümüyle verilmiyor. Kupa, şampiyonayı kazanan ülkede sadece bir dahaki Dünya Kupası Finalleri'ne kadar 4 yıl kalıyor, sonra o ülkeye altın kaplama bir kopya veriliyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:01