İŞTE ERDOĞAN'I AKLAYAN HAKİM - SAVCI KONUŞMALARI!.
ALMAN Mali Polis Başkomiseri Alexander Böhm, mahkemeye, Türk basınında "Başbakan’a para ödendi" yorumuna yol açan belgeyi göstererek, Deniz Feneri Almanya’nın muhasebecisi Firdevsi Ermiş ile arasında geçen diyaloğu da şöyle anlattı:
"2 Mayıs 2005 tarihli bu alındı belgesi, Firdevsi Ermiş’in dizüstü bilgisayarında bulundu. Belgede imza yok. Ermiş’e, ’Bilgisayarınızda bulundu. Neden alıcı olarak Başbakan’ın adı geçiyor?’ diye sorduk.
’ZK’ Zekeriya Karaman
Ermiş de, ’Bu sadece bir form. Her zaman değiştirilebilir. Mehmet Gürhan, Türkiye’ye para göndereceğini söyledi. Almanca bilmediğim için Mehmet Taşkan’a (Deniz Feneri Almanya Başkanı) gittim. Bu alındı belgesini tercümesini Mehmet Taşkan yaptı. Miktar belli değildi’ dedi. Ancak kayıtdışı muhasebeyi incelerken, teslimat olarak ’ZK’ notunu bulduk. Ermiş’e ’Paranın nereye gittiğini biliyor musunuz?’ diye sorduk. Kayıtlara bakarak, ’Zekeriya Karaman’a ödendiği görülüyor’ dedi. ’İlk defa mı alıcı olarak Başbakan gösterildi?’ sorusunu da Ermiş, ’Evet. O dönemde Tsunami kurbanlarına para gittiği de doğru’ diye yanıtladı." Bu kez Mehmet Gürhan’ın Alman avukatı Jörg Haseneier devreye girerek, "Belgede çok önemli bir tercüme hatası var. Bir yanda ’Başbakan’ diğer yanda ise ’Başbakanlık’ yazıyor. Bu hiç mi dikkatinizi çekmedi?" diye, Böhm’e sordu. Bu soru üzerine mahkeme salonunda şu diyalog yaşandı:
BÖHM: Ben bunu fark etmedim.
HAKİM MÜLLER: Tercümeyi kim yaptıysa yanlış yapmış. İyi ki mahkemeler var da bu hatalar ortaya çıkıyor.
AVUKAT HASENEIER: Sizin övdüğünüz tercümanınız önemli bir hata yapmış.
BÖHM: Bunu bizim tercümanımız yapmadı. Bu bilgisayarda böyle ’Almanca-Türkçe’ kayıtlıydı. Tercümeyi Mehmet Taşkan yapmış. Bizim tercümanın bunu okumadığı anlaşılıyor.
HAKİM MÜLLER: (Mahkeme salonundaki Türkçe tercümana Kamil Özkan’a dönerek): Burada bilirkişi olarak bu konuyu size soralım. Başbakan ne demek, başbakanlık ne demek?
Fark Türkiye’de önemli
TERCÜMAN KALİ ÖZKAN: Başbakan, ’Ministerpraesident’, Başbakanlık, ’Amt des Ministerpraesidenten’.
BÖHM: Sonuçta biz ne başbakana, ne de başbakanlığa bir ödeme tespit edemedik.
HAKİM MÜLLER: Bizim için büyük bir fark olmayabilir. Ama Türkiye için bu tercümedeki fark bir hayli önemli.
Diyalog sonrasında Başkomiser Böhm, çalışmasının sonucunda şu tespiti yapabileceğini söyledi: "Türkiye’deki siyasi bir partiye ya da Başbakan’a para ödendiğine dair hiçbir delil bulamadık. Bu konuyla ilgili hiçbir ipucu yok. Bu iddialar tercüme yanlışlığından kaynaklanabilir." Zahid Akman’a para gittiği intibaı var 15 Eylül 2008
BAŞKOMİSER Alexander Böhm, RTÜK Başkanı Zahid Akman’la ilgili şunları anlattı: "Akman, 2003-2005 arası Frankfurt’ta Mehmet Gürhan ile şirketlerde ortaktı. Ama dernekle bir ilişkisi yoktu ve sorumluluk üstlenmemişti. Daha çok şirketlerle bir bağlantısı vardı. Gürhan’ın evinde yaşadı. Akman’ın kuryelik yapıp yapmadığı belli değil. Ancak kayıtdışı muhasebe defterinden, 639 bin Euro’nun Akman’a gittiği intibaı oluşuyor. Kayıtlarda ’ZA’dan ’ZK’ya ödemeler var. Ermiş’in ifadesine göre ’ZA’nın ’Zahid Akman’, ’ZK’nın da ’Zekeriya Karaman’ olduğunu düşünüyoruz."
Öte yandan Anadolu Ajansı (AA), Böhm’ün 639 bin Euro’nun Zahid Akman ve Kanal 7 yöneticisi olan Zekeriya Karaman’a gönderildiğini söylediğini bildirdi.
Eşinin iddiası doğru değil
Böhm, Kanal 7 Avrupa Genel Müdürü Gürhan’ın eşinin ortaya attığı bir iddianın da doğru olmadığının anlaşıldığını söyle anlattı: "Gürhan’ın ziyaretçilerini izlemeye almıştık. Eşi, ’Başbakan Erdoğan, seninle ilgili Alman Başbakan’ın aradı’ dedi. Ancak bizim yaptığımız soruşturmalarda böylesi bir telefonlaşma olmadığı gibi Alman Büyükelçiliği de Türk ve Alman makamları arasında bu bağlamda bir talep olmadığını da teyid etti."HÜRRİYET