Dünya
  • 3.4.2005 00:21

İŞTE HAYATI!.. 27 YILDIR GÖREVİNİ SÜRDÜREN PAPA II. JEAN PAUL, TARİHİN EN ÇOK SEYAHAT EDEN PAPASI UNVANINA SAHİP

ROMA (İHA) - Vatikan tarafından öldüğü açıklanan Papa II. Jean Paul, kilise tarihinin tek Polonyalısı olma özelliğine sahipti.


Katolik Hristiyanlar'ın ruhani lideri, 455 yıldan sonra ilk yabancı, 254. Papa olarak tarihe geçti. II. Jean Paul, 27 yıllık görevi boyunca tarihin en çok seyahat eden Papa'sı unvanına da sahip. Papa, toplam 1 milyon 247 bin 613 km yol katetti. Bu, Dünya çevresinde 31.9 kez dolaşmak ya da Dünya ile Ay arasında 3.2 kez gidip gelmek anlamına geliyor.


Papalığı boyunca 23 Müslüman ülkeye dostluk ziyaretlerinde bulunan II. Jean Paul, bu kapsamda Türkiye'ye de 1979 yılında ziyaret gerçekleştirmişti. 13 Mayıs 1981, Papa'nın, ölümle hayat arasındaki o ince çizgiden döndüğü tarih olmuştu. II. Jean Paul, halka hitap etmek için geldiği San Pietro Meydanı'nda, suikastçı Mehmet Ali Ağca'nın silahından çıkan 2 kurşunla ağır yaralanmıştı. Tedavi görerek iyileşen Papa, olaydan 2 yıl sonra Ağca'yı hapishanede ziyaret ederek, affettiğini bizzat söylemişti.


Papa'nın ölümünün ardından, 120 kardinalin arasından biri seçilecek. Dış dünyayla irtibatın tamamen kesildiği tören, birbirinden ilginç aşamaları kapsıyor.

GÜNEŞ TUTULMASI'NDA DOĞDU
İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Papa II. Jean Paul olarak tarihe geçen 'Karol Wojtyla', Polonya'nın Krakov şehrine 50 km uzaklıktaki Wadowice kasabasında, bir güneş tutulması sırasında 18 Mayıs 1920'de doğdu. Papa'nın güneş tutulması sırasında doğmasını, Katolikler bir 'işaret' olarak kabul ediyor. Wojtyla, küçük yaşında annesini, daha sonra da askeri hekim olan erkek kardeşini kaybetti. Babasının etkisi ve ailede yaşadığı kayıplarla kendini dine ve felsefeye veren Papa'nın gençliğine, Nazi Almanyası ve Sovyet Rusya arasında yapılan ve Polonya'nın paganlaşmasına ortam hazırlayan anlaşma damgasını vurdu.


Krakov Üniversitesi'nde Polak Filolojisi eğitimi alırken büyük tutkusu tiyatro ile de ilgilendi ve okul yıllarında aktörlük yaptı. Felsefe, edebiyatın yanı sıra matematik, fizik gibi pozitif bilimlerle de ilgilendi. Okula ve kitaplara olan düşkünlüğü, spor yapmasına engel teşkil etmedi. Komşusu olan Yahudiler'in savaş sırasında toplama kamplarına götürülmesinden duyduğu üzüntünün, ileride Papa olduktan sonra Yahudiler'le Katolik dünyasını yakınlaştırma çabasında görüldüğü yorumları yapılır.

RAHİPLİKTEN PAPALIĞA
Nazi işgali sırasında, okuduğu üniversite kapatılan Wojtyla, bu dönemde Solvay Kimya Fabrikası'nda işçi olarak çalışarak hayatını idame ettirdi.
1942 yılında Krakov'da, Arcivescovu Sepiah tarafından gizlice düzenlenen rahiplik kurslarına katıldı. Savaş sonrası üniversiteye dönerek teoloji okuyan Wojtyla, Sepiah'nın yardımıyla Roma'da teoloji doktorası yaptı. 1946'da 'Sacerdot' oldu ve Lublin Üniversitesi'ne rektör atandı. 1964 yılında 2. Vatikan Konseyi'nde 'Veskov' olarak ateizm üzerine yaptığı konuşmayla dikkatleri çekti. Papa 5. Paul tarafından 1967'de 'Kardinal' ilan edildi. Demir perde ülkesi Polonya'nın Nova Huta şehrinde bir kilise açılması için komünist rejime verdiği mücadele Rusya tarafından kara listeye alınırken, 'Papa'lık yolunda yıldızı iyice parladı. 16 Ekim 1978'de Papa seçilerek, 400 yıl sonra Vatikan'a gelen ilk yabancı Papa oldu. Vatikan'ın bu seçiminde, dinlere karşı olan Doğu Bloku ülkeleri üzerindeki gücünü arttırma arzusunun baskın olduğu tartışılmaz.


Jean II. Paul, bugüne kadar 147 kutsama töreni gerçekleştirerek bin 338 kişiyi "Kutsal" ilan etti. 51 kanonizasyon töreni ile 481 kişiye "Azizlik" unvanı verdi.

BÜYÜK DEĞİŞİMLERİN TANIĞI OLDU
Papa II. Jean Paul, dünyanın büyük değişim gösterdiği çeyrek yüzyılda görev yaptığından, tarihte büyük yeri olan gelişmelerin bir parçası oldu. Savaş verdiği komünist rejimin çöktüğünü, Berlin duvarının yıkıldığını, ticaret merkezlerine düzenlenen saldırıları gördü. Irak savaşı sırasında ABD'ye açıkça kafa tuttu ve İsrail'in Filistin politikasını açıkça eleştirdi. Özellikle İslam ve Hristiyanlık arasında "dinler arası diyalog" kampanyasına öncülük etti. Dinlerin kardeşliği adına Vatikan'da konserler, seminerler düzenlenmesine önayak olan Papa, koalisyon güçleri Irak operasyonunu başlattığı yıl Ramazan ayında Katolikleri ve Yahudileri Müslümanlar'la birlikte oruç tutmaya çağırdı. Vatikan da kendisi de dostluk amacıyla oruç tuttu. Papalığı boyunca 23 Müslüman ülkeye dostluk ziyaretlerinde bulundu. 1979 yılında ziyaret ettiği Türkiye'ye bu sene yapması beklenen ikinci ziyareti, sağlık sorunları sebebiyle iptal edildi.
Papa II. Jean Paul, sadece dinleri değil, Hristiyanlık içinde ayrı mezhepleri de birbirine yakınlaştırmak için çalıştı. Kardinal olarak katıldığı 2. Katolik Konseyi'nde alınan "Hristiyanlığı birleştirme" kararını, Ortodoks, Protestan kiliselerle aradaki buzları eritme çabalarıyla hayata geçirmeye çalıştı. Fener Patrikhanesi için çok büyük önem taşıyan, Haçlı seferlerinde İstanbul'un yağmalanmasıyla Roma'ya getirilmiş iki azizin kemiklerini, Fener Patriki Bartolemeo'ya 2004 yılında iade etmesi de bu çabanın bir ürünüydü.

'MEDYATİK PAPA'
Üçüncü bin yılın Papa'sı olan II. Jean Paul, 27. yılını sürdürdüğü Papalık görevi boyunca dünyada hızla gelişen medya ve reklam sektörünün odak noktası oldu. Farklı hobileri olan, halka yakın bir Papa olarak tanınan Jean Paul, medyanın sunduğu imkanları sonuna kadar kullandı.


Medya sayesinde, dünyanın gözü önünde Roma Olimpiyat Stadı'nda maç izledi, çok sevdiği dağlarda kayak, trekking yaptı. Jübile sırasında gençlere Katolikliği aşılamak, kilisenin gençleri reddetmediğini göstermek için kurulan 'Papa Boys' örgütü mensupları, vücutlarına Papa dövmeleri yaptırarak, ilahileri rap şarkılar haline getirerek Katolik Kilise'nin "pop" versiyonu oldular. Papa, İsviçre'de düzenlenen "Gençlik Günlerine" katılarak gençlere hitap etti.
21.Yüzyılın sadece iletişim değil ulaşyoji okuyan Wojtyla, Sepiah'nın yarım teknolojisini de sonuna kadar kullanan Jean II. Paul, tarihin en çok seyahat eden Papa'sı oldu. Papa Jean 2. Paul, İtalya içinde ve dışında 250 seyahate çıktı, bin 22 şehre uğradı. 27 yıl boyunca toplam 1 milyon 247 bin 613 km yol yaptı. Bu, Dünya çevresinde 31.9 kez dolaşmak ya da Dünya ile Ay arasında 3.2 kez gidip gelmek anlamına geliyor. Görevinin 822 gün 4 saat 30 dakikasını seyahatlerde geçirdi.

TÜRKİYE'YE ZİYARET
1978 yılında Papa olan Jean 2. Paul'ün ilk yurt dışı gezilerinden biri Türkiye oldu. 1979'da Türkiye'yi ziyaret eden Papa, Vatikan'daki Türkiye Büyükelçisi'ne yazdığı mektupta, bu seyahatini, "Ülkenize yaptığım ziyaret, sizlerin farklı kültürler arasındaki ruh uyuşumu olarak tanımladığınız, değişen bir dünyada farklı kültürlerden insanların bir arada nasıl yaşabileceğini bizzat görme imkanı tanıdı. Ziyaretim, topraklarında Hıristiyanlığın doğuşunun ilk tohumlarının atıldığı ülkeye saygılarımı sunma imkanı da sağladı. Aziz Paul burada doğmuştu, İncil'i yazan diğer Azizler de bu topraklardan geçmişti. Hristiyanlık inanışını şekillendiren ilk Konseyler bu topraklarda yapılmıştı. Yaptığım ziyaret sırasında Türkiye'nin sadece tarihine değil, millet olarak günümüzde başardıklarına da hayran kalmama neden oldu" diyerek özetliyordu.

SUİKAST
13 Mayıs 1981'de halka hitap etmek için San Pietro Meydanı'na gelen Papa II. Jean Paul, saat 17.17'de duyulan 4 el silah sesinden sonra sekreteri Stanislao'nun kollarına düştü. Daha önce "Papa'yı öldüreceğim" iddiaları ile gündeme gelen suikastçı Mehmet Ali Ağca, olaydan kısa süre sonra Venedik Meydanı'nda tutuklandı. Ağca'nın kurşunlarından 2 tanesi Papa'ya, 2'si turist kadınlara isabet etti. Papa, Agostino Gemelli Hastanesi'nde acilen ameliyata alınarak pankreasına isabet eden 2 kurşun çıkarıldı. Ağca'nın 1981'de başlayan Rebbibia Hapishanesi macerası ise, 2000 yılına kadar sürdü. Papa, suikast girişiminden 2 yıl sonra Ağca'yı hapishanede ziyaret ederek affettiğini bizzat söyledi.

PAPALIĞIN TARİHÇESİ
Katolik dünyasının en büyük dini otoritesi olan Papalığın kuruluş temelleri, Milattan Sonra 2. yüzyıla dayanıyor. Roma İmparatorluğu döneminde oluşan ilk küçük Hristiyan cemaatleri, başlarındaki papaz tarafından yönlendiriliyordu. Papazla birlikte, her cemaatin bir deconi, bir de şeytan çıkarıcısı olurdu. Bu kişiler arasında hiçbir hiyerarşik ayrım yoktu. Roma İmparatorluğu içinde Hristiyan cemaatlerin büyümesi ve güç kazanmasıyla daha sağlam bir organizasyona ihtiyaç duyuldu. Önce piskoposlar sonra da başpiskoposlar ortaya çıktı. Hazreti İsa'dan sonra dördüncü yüzyılda bölge piskoposlukları oluştu ve bu yüzyılda Hristiyan aleminde 5 önemli başpiskoposluk vardı; Roma, İskenderiye, Costantinopolis (İstanbul), Hatay ve Kudüs. Bu arçiveskovların kendi içlerinde kabul ettikleri doktrinler bölgesel kabul ediliyor, bir araya gelerek aldıkları kararlar "ekümenik" diye tabir ediliyordu.

İLK PAPA: AZİZ PETER
V. yüzyılda büyük tartışmalar sonrası Roma'da ilk cemaati kuran Aziz Peter, primus inter pares (ilk Papa) kabul edildi. Onun ardılı olan Roma Piskoposu'nun, ekümenik Katolik Kilise'nin başkanı olması kararı alındı. Papalık unvanı da bu şekilde doğmuş oldu.


Teorik olarak herkes Papa olabilse de uygulamada sadece Kardinaller Papa olabiliyor. Kardinaller tarafından düzenlenen ve Conclave denilen törenle, herhangi biri "Hazreti İsa'nın vikarı" gösterilebilir ve 'Veskov' ilan edilerek Papa unvanını alabilir. Ancak teoride mümkün olan bu uygulama pratikte pek kullanılmıyor. Conclave töreni için bir araya gelen Kardinaller, kendi aralarından uygun gördükleri birini Papa seçiyorlar. 1378-89 yılları arasında Papalık yapan VI. Urban'dan bu yana sadece kardinaller Papa oluyor.

CONCLAVE TÖRENİ NEDİR?
Papa öldükten sonra yerine yenisinin seçilmesi için yapılan törene Conclave deniyor. Dünyanın dört bir yanındaki 75 yaş ve altı Kardinallerin katıldığı Conclave, latince Cum (ile) Clavis (anahtar) kelimelerinden geliyor.

Kardinallerin tamamen "Kutsal Ruh" tarafından yönlendirildiğine inanılan bu süreç boyunca dünyayla tamamen bağlantıları kesilerek Vatikan'ın içinde Conclave için ayrılan 2 katlık bölüme kilitleniyorlar.


Kardinaller, Conclave alanında kendilerine ait hücrelerinde istihareye yatarlar. Birbirleri ve dışarı ile haberleşmeleri imkansızdır. Conclave işlemlerine, Papa'nın ölümünü izleyen 10 gün içinde başlanır. Öncelikle Papa'nın alnına üç kez dokunularak vaftiz adı ile çağrılır. Papa'nın ölümü ilan edilerek, bu otoritenin unvanını simgeleyen "Balıkçı Yüzüğü" (İlk Papa sayılan Aziz Peter balıkçı olduğundan) çıkarılarak, her papanın kendine özel mührü kırılarak Papa'nın ölümü resmileştiriliyor.

OYLAMA KAĞITLARI YAKILIYOR
Kardinaller, Conclave boyunca bir sabah bir akşam olmak üzere 2 kez oylama yaparlar.


Her oylamanın sonunda eğer bir sonuca varılamadıysa, oylama kağıtları saman karıştırılarak dumanı siyah çıkacak şekilde yakılır ve duman, oylamanın yapıldığı Sistin Şapeli'ne yakın bir pencereden dışarı verilir. Siyah duman, hala Papa'nın seçilemediği anlamına gelir. Oylama sonuca ulaşınca kağıtlar saman karıştırılmadan yakılır ve çıkan beyaz duman, yeni Papa'nın seçildiğinin müjdesi olur. Oylama sonucunda 2/3'lük çoğunluk sağlandıysa, kardinallerin oturdukları sandalyenin başlıkları çıkarılır, sadece Papa seçilmiş olan kardinalin sandalyesinin başlığı bırakılır. En fazla 120 Kardinal seçmelere katılabilir. Kardinallerin, Papa'nın hayatta olduğu dönemde yerine kimin geçeceği hakkında anlaşma ya da görüşme yapması kesinlikle yasaktır.

Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:24

İLGİLİ HABERLER