Gündem
  • 19.3.2010 20:51

İŞTE ''KAFES EYLEM PLANI'' İDDİANAMESİ

İSTANBUL - ''Kafes Eylem Planı'' soruşturması kapsamında 33 şüpheli hakkında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, Rahmi Koç Müzesi'ndeki denizaltıda bulunan patlayıcı madde ve burada yapılması planlanan eyleme ilişkin bilgiler verildi.
İddianamenin giriş bölümünde, ''Ergenekon silahlı terör örgütü''ne yönelik bugüne kadar yapılan soruşturma sonucunda 3 ayrı dava açıldığı anımsatıldı.
İddianamede, 15 Aralık 2008 tarihinde ''M. Ahmet Demir'' isimli kişi tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubunda ''16 Kasım 2008 tarihinde Haliç sahilinde bulunan Rahmi Koç Müzesi'nde sergilenen askeri denizaltı içerisinde patlayıcı madde bulunduğu, görevliler tarafından olayın bildirilmesi üzerine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kuzey Deniz Saha Komutanlığında görevli bir ekip tarafından patlayıcıların alınarak personel eğitim alanında imha edildiği, olayla ilgili adli mercilere bilgi verilmediği, sorumlularının araştırılmadığı'' yönünde bilgiler bulunduğu belirtildi.
Mektup içerisinde bulunan CD'de kayıtlı patlayıcı maddelere ait olduğu iddia edilen görüntülerden yola çıkılarak olayla ilgili ayrıntılı çalışma başlatıldığı kaydedilen iddianamede, denizaltının rehberi ve müze görevlisi emekli astsubay Hasan Oğuz İşleyenel'in ifadesine yer verildi.
Ele geçen patlayıcı maddelerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığının bilgisi doğrultusunda imha edildiği, ancak olay nedeniyle herhangi bir soruşturma açılmadığının tespit edildiği bildirilen iddianamede, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının, Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında bu olayın da soruşturulduğunun bildirilmesi üzerine konuyu soruşturmaya başladığı ve ''takipsizlik kararı'' verdiği anlatıldı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta olan 155 mail ihbar hattına 23 Mayıs 2009 tarihinde saat 15.06'da yapılan ihbar mailine de yer verilen iddianamede, mailde olaya ilişkin ''...Kafes eylem planının amacı, ülke içerisinde çeşitli eylemler yaparak ülkede Ergenekon örgütünün hedefleri doğrultusunda kargaşa çıkarılması, Cumhuriyet mitingleri tarzında çeşitli yürüyüş ve mitinglerin organize edilmesi, basın kuruluşları aracılığıyla Ergenekon'a destek verilmesi, hükümetin yıpratılması ve gayrimüslim vatandaşlarımızın tehdit edilerek can güvenliklerinin olmadığı duygusunu aşılayarak hükümetin içeriden ve dışarıdan baskı altına alınması ve ülke gündemini değiştirerek Ergenekon davasının boşa çıkarılmasıdır.
Ayrıca yine Kasımpaşa'da bulunan Koç Müzesi'ndeki denizaltına patlayıcılar yerleştirilmesi de yine aynı plan dahilinde yapılmış bir eylemdir. Bu plana göre 200-300 kişilik bir öğrenci grubunun müzeyi ziyaretleri esnasında patlayıcılar patlatılacak ve ortalık kan gölüne dönecekti. Ancak grup içerisinden bir kişinin görevini tam yapmaması ve müze görevlilerinin durumu fark etmesi bu planlarını sekteye uğrattı'' ifadelerinin yer aldığı belirtildi.
İddianamede, Beykoz Poyrazköy Keçilik mevkisinde ele geçirilen silah ve mühimmat sıralanarak, ''Mühimmatın MKE tarafından imal edilerek ilgili kuvvete (Jandarma Genel Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı) teslim edildiği MKE kurumunun yazısıyla sabittir'' denildi.

-HOCAOĞLU MEVKİSİNDEKİ ARAMA-

İddianamede, 2 Şubat 2009 akşam saatlerinde Beykoz Jandarma Komutanlığını arayan vatandaşların yaptığı ihbarda, Beykoz Kaynarca Köyü Hocaoğlu mevkisinde yol kenarındaki ormanlık alanda bulunan şüpheli şahısların bir otomobille uzaklaştıklarının bildirildiği anlatıldı.
Bunun üzerine jandarma tarafından yapılan incelemede, olay yerinde tornavida ile işaretlenmiş ağaçların olduğu, bu ağaçlar takip edilerek ulaşılan alanda yumuşak zeminde toprağa gömülü halde bir kısmı yüzeyde görülen siyah poşet parçalarının bulunduğu belirtilen iddianamede, şöyle devam edildi:
''Yapılan araştırmada toprağın 20 santimetre altında gömülü bulunan siyah poşet içerisindeki 50x30x20 santimetre ebatlarındaki plastik termosta her biri 550 gram ağırlığında 27 TNT kalıbı, 155 santimetre boyunda infilaklı fitil, 3 fünye, 1 adaptör, 100 gram C-4 plastik patlayıcı madde ele geçirildiği, olaya ilişkin soruşturma evrakının Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderildiği anlaşılmıştır.''
İddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta olan 155 mail ihbar hattına 23 Şubat 2009'da ulaşan mail ihbarında özetle ''20-25 gün önce Beykoz'da ormanlık alanda yüklü miktarda patlayıcı bulunduğu, emekli Albay Levent Göktaş'a bağlı bir ekip tarafından bu patlayıcı maddelerin eylemde kullanılmak üzere gömüldüğü, bu ekibin özel eğitim almış askerlerden oluştuğu ve Ergenekon adına eylem yapmak için Levent Göktaş'tan talimat beklediği, Levent Göktaş'tan bir emir geldiğinde ekibin harekete geçeceği, ayrıca ekibin içerisinde Levent Bektaş, Ercan Kireçtepe, Turhan Ecevit, Eren Günay ve Erme Onat isimli şahısların olduğu, Beykoz'daki ormanlık araziye patlayıcıları gömerken vatandaşların fark etmesi üzerine kaçtıkları, bunların Ergenekon'a bağlı hareket ettiği ve şahıslardan cezaevinde bulunan Levent Göktaş'ın sorumlu olduğu'' ifadelerinin yer aldığı belirtildi.

-POYRAZKÖY'DEKİ KAZILAR DA MAİL İHBARIYLA BAŞLADI-

Beykoz Poyrazköy Keçilik mevkisinde patlayıcı madde ve mühimmat bulunması olayına da açıklık getirilen iddianamede, şöyle devam edildi:
''İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne 16 Nisan 2009 tarihinde ulaşan 3866 nolu ihbarda özetle; 'Ergenekon davasında tutuklu bulunan emekli Albay Levent Göktaş'a bağlı olarak faaliyet gösteren ve eylem yapmak için Levent Göktaş'tan emir bekleyen bu şahısların sırasıyla Levent Bektaş liderliğinde Erme Onat, Turhan Ecevit, Eren Günay ve Ercan Kireçtepe olduğunu, bu şahısların eğitimli birer asker ve patlayıcı uzmanı olduklarını, Levent Göktaş'tan emir alır almaz Ergenekon adına eylem yapacaklarını, Levent Göktaş'ın serbest bırakılmaması durumunda Ergenekon savcılarına yönelik büyük bir eylem yapacaklarını, bu eylem için ellerinde bulunan patlayıcı ve silahları Bedrettin Dalan'a ait araziye gömdüklerini, bu malzemelerden Dalan'ın da haberinin olduğunu, bu malzemeleri Beykoz'da bulunan Kurs Sualtı Komutanlığının arka tarafında bulunan köpek kulübeleri ve su deposundan denizin aksi istikametine, tepeye doğru giden patika yolun etrafına gömdükleri...' şeklinde açıklamalar bulunduğu anlaşılmıştır.''

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 09:34

İLGİLİ HABERLER