Yaşam
  • 2.5.2004 09:55

KARADENİZ'DEKİ KANSER ARTIŞI, ÇERNOBİL İTİRAFLARINI DOĞRULUYOR

Çay - Kur eski Genel Müdürü Tuncer Ergüven, radyasyonlu çayları yakma emrini bizzat Özemre'nin verdiğini iddia etti. Ergüven, bölgedeki yoğun radyoaktif kirlenmenin gizlendiğini de öne sürdü. Çay - Kur'da altı yıl çalışıp emekliye ayrılan ve şu anda çay ticareti yapan Ergüven'in iddiaları şöyle: ''TAEK Çay-Kur depolarını inceledi. O tarihte 64 - 65 bin ton çayı 'Bunları kesinlikle kullanmayın' diye ayırdılar. Devlet de Çay - Kur'a 'Sen bunları kullanmayacaksın, sana bunların bedelini ödeyeceğim' dedi, çünkü o günün değeriyle bedel 120 milyon dolardı.'' ''Aynı TAEK, özel sektör fabrikalarının hiçbirine uğramadı. Onların çayını maalesef piyasaya sürdürdü. Ahmet Bey başkanlığında özel sektörden bir fabrikaya ait üç analiz raporu çıkarsınlar, adamın elini öperiz. Bir tek bir firma, kendisi tahlil yaptırdı, 800 ton kadar çayını imha ettirdi. Özel sektörün elindeki çay yaklaşık 30 bin tondu.'' ''O sezonun sonunda TAEK 'Bunları yavaş yavaş yakın' dedi. Yaktığımız zaman vatandaş dedi ki, 'Arkadaş sen bunu yaktın, baca gazı oldu, yukarı çıktı. Yağmur yağdı, yere indi.' Bunun üzerine durdurdular.'' 'Nükleer tabut yaptık' ''Bunun üzerine, 'Gömelim' dediler. Her fabrikamızın sahasına 500 - 1000 ton, yer bulduğu kadar gömüldü. Bizzat gömdüğüm 15 bin ton çay var. 30 - 40 santimlik beton bloklar yaptık ki millet tamamen tatmin olsun diye. Mesela Işıklı deposuna böyle tam 'nükleer tabut' yaptık. O sırada uluslararası inceleme yaptım. Belçika ve Almanya'da radyoaktif kirli maddelerin yakıldığı fabrikalara numunelerimizi gönderdik. Dediler ki 'Bu 1 - 2 milyon bekerellik kirli olsa hadi neyse. 25 bin bekerellik bir kirlilik var. Bunu yakmak pek ekonomik değil.'' Yeni vekil: 'Kirli' çaylar gömüldü Çay - Kur Genel Müdür Vekili Osman Keser, Çernobil sonrası Atom Enerjisi Kurumu uzmanlarının bölgede fabrikalarını incelediğini belirterek, ''Bütün bu çaylar tek tek radyoaktif incelemeye tabi tutuldu. Sağlığı zorlamayan ama bir miktar radyoaktif madde olan 58 bin ton çay ayrıldı'' dedi. Çayların gömülerek imha edildiğini dile getiren Keser, resmi kayıtları yeniden inceleyeceklerini de belirtti. Keser, şöyle devam etti: ''Yapılan işleri biz de gündeme taşıyacağız. Her şey resmi kayıtlarda vardır. Şunu emin olarak söylemek istiyorum; bu çaylardan 1 gramı dahi yakılmamış veya açıkta bırakılmamıştır''. Ergüven ise yakma işleminin Cumhuriyet Fabrikası'nda yapıldığını savunarak, ''Vatandaşın uyarısıyla durduruldu'' dedi. 'Dehşeti hükümet gizledi' Çernobil faciasının yaşandığı dönemde Çay - Kur Genel Müdürü olan Tuncer Ergüven, Milliyet'e yaptığı açıklamada, çok sarsıcı bir açıklamaya da yer verdi. Ergüven'in açıklaması, özetle şöyle: ''1993'te Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) bir sempozyum gerçekleşti. Küçükçekmece Nükleer Araştırma'dan bir arkadaş çıktı, 'İlk defa açıklıyorum ama devlet biliyor' diyerek elindeki belgeleri gösterdi. Biz kamu görevlisi olmamıza rağmen ilk defa orada öğrendik. Radyoaktif kirlilikte çok yüksek rakamlar vardı. Giresun - Tirebolu bölgesinde yüksek. Yükseklik Rize'de Derepazarı'ndan başlıyor. Rize'nin tümünde limitin üstünde. Bütün bu bölge, radyoaktif tehlike limitinin çok üstünde. Pazar'dan Hopa'ya kadar çok çok yüksek. Bütün Karadeniz kirli, ama bazı bölgelerde kirlilik çok üst seviyede. Dolayısıyla bu bölgedeki insanlar sadece içtiği çaydan değil lahanadan, sütten, yürürken çamurdan etkilendi. Ben 'Niye açıklamadınız?' dedim. Ahmet Bey, 'Bakan açıklattırmadı' dedi. Biz de 'O zaman hükümet burada suçlu' dedik. Neden? Aynı hükümet Edirne'de Trakya'da birtakım önlemler aldı, bazı hayvanları da itlaf etti. Edirne'de söylüyorsun, burada niye söylemiyorsun? Turizmde infial olurmuş, Karadeniz'e kaç turist geliyordu ki o zaman?'' Çernobil sonrası kanser patladı! Ordu'da, son 18 yılda 1763 kişi kansere yakalandı, 1637'si öldü EROL KÜÇÜKOĞLU Ordu DHA Ordu İl Sağlık Müdürü Vahap Eren, Ukrayna'nın Çernobil felaketi sonrası kentte kanser vakalarında artış olduğunu savundu. Aradan geçen 18 yılda 1763 kişinin kansere yakalandığını söyleyen Eren, ''Bunlardan 1637'si öldü. Facianın yaşandığı 1986'da bölgede sadece 16 kişi kanser hastasıydı'' dedi. Ordu İl Sağlık Müdürlüğü'nün yaptığı çalışmaya göre, en çok kanser hastası 2001, 2002 ve 2003'te ortaya çıktı. Eren, kanser vakalarının sağlık kurumlarındaki kayıtlardan fazla olabileceğini de belirtti. Ordu İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre, bölgede yıllara göre kanser vakaları ve ölümlerin sayısı şöyle: İşte Ordu'da kanserin yıllara göre dağılımı Yıllar Vaka sayısı Ölüm sayısı 1985 34 38 1986 16 16 1987 13 8 1988 11 16 1989 7 8 1990 50 22 1991 66 22 1992 23 61 1993 189 69 1994 103 105 1995 19 15 1996 22 113 1997 152 150 1998 108 119 1999 56 156 2000 50 134 2001 308 142 2002 265 173 2003 180 190 milliyet

İLGİLİ HABERLER