Yaşam
  • 22.3.2010 01:21

KARINCALAR DEPREM İÇİN ÇALIŞIYOR!..

Uzmanlar “Depremi önceden bilemeyiz” dese de Kadir Sütçü, karınca hareketlerinden çıkardığı sonuçla deprem tahmini yapıyor. Sütçü’nün evinde bu iş için tam 200 bin karınca var. Kendi yöntemiyle Haiti ve Elazığ depremini önceden bildiğini iddia eden Sütçü, son tahminlerini anlattı

Kadir Sütçü’nün ismi karıncalarla anılıyor. Onun için “Depremi bilen adam” diyorlar. Ziraat teknikeri ve öğretmen. Evinde kurduğu karınca kolonilerini her dört saatte bir gözlemliyor. Karıncaların yuvadan kaçma, sağa sola devrilme, ateş üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, kasılma, havale geçirme gibi davranış bozukluklarıyla ve sebepsiz ölümleriyle İstanbul’da deprem olup olmayacağını ve depremin büyüklüğünü tahmin ediyor. Deprem ile bulutlar arasında bir ilişkinin var olduğunu ispatladığını iddia ediyor. Bütün deprem uzmanları “Depremi önceden bilemeyiz, beş dakika içinde de olabilir beş yıl içinde de” derken o, kurduğu www.dkos.org adlı sitede hava tahmini yapar gibi deprem tahminlerini yazıyor.

EŞİM VE OĞLUM KARŞI ÇIKTI

Kadir Sütçü’nün hikayesi 12 Kasım 1999 depreminde başladı. Depremden bir gün önce evindeki erik ağacındaki karıncaların anormal davranışlarını fark etti. Ertesi gün deprem olunca karıncaları incelemeye karar verdi: “Karıncaların depremden kaçtığını anladım. Evde karınca kolonileri kurmaya karar verdim. Ama ailemin onayını ve desteğini almam gerekiyordu. Eşim ve oğlum önce karşı çıktı. Altı ay boyunca onları ikna etmeye çalıştım. 17 Ekim’de karıncaların sıradışı davranışlarını gösterdim eşime. 20 Ekim’de Manyas’ta deprem oldu. Yavaş yavaş bana inanmaya başladılar.”

Sütçü ailesi, iki ay içinde her 15 dakikada bir karınca kolonileri izlemeye, Kandilli Rasathanesi’nden çıkan deprem raporları ile karıncaların aktivitelerini karşılaştırmaya başladı. “Üç ay uykusuz kaldık” diyen Kadir Sütçü, şöyle devam ediyor: “Mutfağa, bahçeye, evin değişik yerlerine yeni karıncalar getirdik. 200 bin karıncayla yaşamaya başladık. Gözlemlerimizi günlük internette aktarmaya başladık. Karıncaların 15 rutin davranışı vardı. Deprem İstanbul’a yaklaştıkça karıncalar ölüyor, uzaklaştıkça sıradışı davranışlar sergiliyorlardı. Ama bulutlar karıncalardan daha önemli çıktı benim için.”

DÜNYAYI BULUTLARDAN İZLİYOR

Sütçü’nün iddiasına göre bütün bulutlar deprem olduğunda ortaya çıkıyor. Bulutun varlığı bir yerlerde depremin gerçekleştiğinin işareti. Deprem olmadan önce ortaya çıkan bulutlara ‘e dalga’ adını vermiş: “Gökyüzünde bulutların içinde gizli bir enerji var. Aslında meteoroloji istasyonlarının sürekli elinin altında olan bilgidir bu. Deprem olmazsa gökyüzü sürekli açık olurdu. Meteorolojiye de gerek olmazdı. Çünkü 2.0’lık bir deprem bile bulut getirir. Elazığ depreminde ayın dördünde bir işaret verildi. Aslında Haiti depremine dayanıyordu Elazığ depremi. Haiti depreminde olan rahatsızlık Atlantik Okyanusu üzerinden Fransa’ya, oradan Türkiye’ye geldi. Dünya üzerinde bir deprem olmuşsa açığa çıkan enerjinin dünya üzerinde tamamlayıp aynı noktaya geri dönmesi gerekiyor. Bu üç ay sürüyor. Büyük depremin etkisi birbirini tetikleyerek bitiyor. Aynı domino taşı gibi birbirini yıkıyor ve aynı noktaya geri dönüyor. Dünya kendi ekseni etrafında dönmesi için manyetik alana ihtiyacı var bu manyetik alan da depremler aracılığıyla oluyor. Gökyüzüne çıkacak, atmosfere çıkacak kendi etrafında dönecek ki deprem olsun. Deprem olmazsa bu ağırlığı nasıl taşıyacak dünya? Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi için depremlere ihtiyacı var. Elazığ depremine gelelim... Fransa üzerinden Yunanistan’a gelen enerji dalgalanması batıdan doğuya doğru hareket etti. Uç noktası vuruş noktasıdır bulutların. Uç noktasını gördüğümüzde vuruşu oraya yapar deriz. İki nokta vardı bulutun. Biri Erzincan’dı diğeri Elazığ. Bunu söyledik. Elazığ’da 4.0’lık deprem oldu ama asıl vuruş yeri Elazığ’dı. Bütün bunlar, açıklamamızdan dört gün sonra oldu.”

Bugünlerde yine işaretler var

748 depremin yüzde 80’ini bildiğini anlatan Sütçü şu aralar bulutların hareketlerinden büyük bir deprem daha beklediğini anlatıyor: “5 Ocak’ta Orta Amerika’da 6.5’lik bir deprem beklediğimiz duyurduk. 12 Ocak’ta Haiti’de oldu. Elazığ’ı da bildik. Önümüzdeki süreçte rahatsız edici bilgiler var. 5’ten 7’ye kadar büyük bir ölçekte Güneydoğu Bölgesi’ni işaret eden bulutlar var. Elazığ depreminde gördüğüm netlikten daha büyük bu. Ayın dördünde gördüğümüz Elazığ depremi 6.0’lık bir deprem yaşattıysa yeni gördüğüm bulut daha büyük bir depreme yol açabilir. Maksimum 25 Mart’a kadar olacak. Bu deprem işaretini ayın 8’inde verdi. Önlem alınması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü hiç görmediğim bir işaretti bu. Bu bulutu 68 bin dosya içinde tarattım, örneği yok. Hatta ben bugüne kadar böyle bir işaret dünyada görmedim.”

Ciddiye almayın fantezi bunlar

Kadir Sütçü’nün karınca ve bulutları takip ederek yaptığı deprem takibinin ne kadar gerçek olup olmadığını İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Naci Görür’e sorduğumuzda hayvanların depremlerden kısa bir süre önce değişik davranışlar içinde olduğunun bilindiğini, onların deprem öncesinde oluşacak değişiklikleri insanlardan daha önce kestirdiklerini söylüyor. Görür şöyle devam ediyor: “Depremlerin önceden kestirilmesi konusunda çalışmalar var. Ancak henüz tamamlanmış bir çalışma değil. Özellikle hayvanların davranışı ile ilgili olarak bu işi ciddiye alıp ‘Ben depremleri önceden kestirebilir’ demek bilimsellikten yoksun bir fanteziden ibaret. Atmosferde, iyonosferde meydana gelen değişimlerle depremi ölçme araştırma henüz konusudur. Sonuçlanmamıştır daha. Bir yerde deprem olması sürpriz değil ama üç gün sonra olacak dediğinizde çok iddialı oluyor.”


(star)

İLGİLİ HABERLER