KAVGA EDEN MİLLETVEKİLLERİ BİRBİRLERİNİ SUÇLADI
ZAFER ÇAKMAK
ANKARA (İHA) - AK Parti Gaziantep milletvekili Erdoğan, "BDP milletvekilleri, dağdaki teröristlerin uyguladığı yöntemi Meclis'e taşıma gayreti içinde" derken, BDP Şırnak milletvekili Hasip Kaplan, "Bize saldıran AK Partili vekillerin hangi örgütten, hangi ırkçı, milliyetçi kaynaktan geldiğini biliyoruz" ifadelerini kullandı.
Meclis Genel Kurulu dün AK Parti ve BDP milletvekillerinin yumruklaşmaya kadar varan kavgasına sahne olmuştu. Kavga görüntülerinde ön saflarda yer alan AK Parti ve BDP milletvekilleri, bugün de birbirlerini suçlamayı sürdürdü.
Meclis'te gazetecilerin dün yaşananlarla ilgili sorularını cevaplayan AK Parti Gaziantep milletvekili Erdoğan, "BDP milletvekilleri, dağdaki teröristlerin uyguladığı yöntemi Meclis'e taşıma gayreti içinde" diye konuştu. Dağdaki teröristlerin bölge halkını sindirerek ve korkutarak halk üzerinde baskı kurduğunu ifade eden Erdoğan, üyesi olduğu Uyuşturucu Araştırma Komisyonu'nun çalışmaları sırasında dünyadaki illegal gelirler içinde uyuşturucudan elde edilen rakamın yıllık 335 milyar dolar ve bunun en
büyük taşeronlarından birinin PKK terör örgütü olduğunu gördüklerini anlattı. Erdoğan, "Orada bir korku imparatorluğu kurmuşlar. Doğu ve Güneydoğu halkını ezerek, sömürerek, kimsesiz ailelerin çocuklarını baskıyla dağa çıkararak bölgeyi baskı altında tutuyorlar. Aynı hadiseyi Meclis'e taşımaya çalışıyorlar. BDP onları taklit ediyor. Sürekli şekilde Meclis'te olay çıkarmaya çalışıyor, tahrik yapıyorlar" şeklinde konuştu. Erdoğan, üniversite affına ilişkin düzenlemenin görüşmelerinde BDP
milletvekillerinin Başbakan'a dil uzattıklarını, "Meclis'i üçte biri terörist" dediklerini anlatan Erdoğan, "Tıpkı dağda yapılan baskı gibi. Onu anımsatmak istiyorlar bize" dedi.
Genel Kurul'da yaşanan kavgayı da anlatan Erdoğan şunları söyledi: "Nurettin Canikli kürsüde konuşurken kürsüye yürüdüler. Onlar kürsüye yürürken bazı milletvekillerimiz ön sıralardaydı. Onlardan bir tanesini BDP milletvekili iterek düşürdü. Önce itti, sonra yumruk atmak istedi. O arada ben de yakındaydım. Kalktım, müdahale ettim. Basında benim yumruk attığım haberleri çıktı. Sırrı Sakık'la aramızda yumruklaşma olmadı. Benim yaptığım, olayların büyümesini engellemekti. Bunu da engelledim. Benim
BDP'lilere söyleyeceğim şu olacak: Lütfen dağ kültürüyle Meclis'te devam etmeyelim. Çünkü o bölge halkına haksızlık ediyorlar."
Meclis kürsüsünden bölücü örgüt elebaşısı Abdullah Öcalan'a 'sayın' denmesini kabul etmelerinin de mümkün olmadığını dile getiren Erdoğan, "AK Parti milletvekili Ahmet Yeni'nin yere düştüğünü görünce sinirlendiniz mi?" sorusu üzerine hiç sinirlenmediğini, Sırrı Sakık'ın ikinci hamleyi yapmasını engellediğini ve araya girdiğini söyledi. Erdoğan, "Araya girmesem Sırrı Sakık Ahmet Yeni'ye ikinci yumruğu atacaktı. Düştü ama üzerine yürüdü. Hasip Kaplan Anayasa kitabını attı. Onları önce Anayasa'ya saygılı
olmaya çağırıyorum. Anayasa kitabı yerlerde sürünüyordu. Bunların tek malzemesi tehdit etmek, sindirmek ve baskı altına almak. Kusura bakmasınlar, kimsenin de tehditlere bırakacak pabucu yok" diye konuştu.
KAPLAN SUÇLAMALARI REDDETTİ
Kavganın fitilini ateşleyen isimlerden BDP Şırnak milletvekili Hasip Kaplan ise yaşananlardan TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut, Mersin milletvekili Kürşad Tüzmen ve AK Parti milletvekillerini sorumlu tuttu. Kaplan, "Bize saldıran AK Partili milletvekillerinin hangi örgütten, hangi ırkçı, milliyetçi kaynaktan geldiğini çok iyi biliyoruz. Bize saldıranların hepsini tek tek tanıyoruz" diye konuştu. Bu kadar küfür ve hakaretten sonra CHP ve MHP'nin en azından nezaketen AK Parti'yi özür dilemeye çağırmasını
beklediklerini ancak bunun olmadığını kaydeden Kaplan, Meclis Başkan Vekili'nin de bu konuda yapması gereken uyarıyı yapmadığını ifade etti. Eski Bakan Kürşad Tüzmen'in tutanaklara göre 5 dakika içinde 33 defa kendilerine hakaret ettiğini öne süren Kaplan, buna sessiz kalan Meclis Başkanı'nın taraflı davrandığını iddia etti.
Kaplan, "Sayın Öcalan ifadenize tepki gösterildi, bu gerginlikte sizin hiç mi payınız yok?" sorusu üzerine, iktidar partisinin 12 Eylül Darbesi'ni yapan Kenan Evren'e rahatlıkla 'sayın' diyebildiğini söyledi. Faili meçhul cinayetlerin sorumlularına 'sayın' muamelesinin ötesinde kahraman gibi davranıldığını öne süren Kaplan, bu kürsüde herkesin her görüşünü açıklayabilmesi gerektiğini belirtti.
Kaplan, kavga sırasında savurduğu tehditlerin hatırlatılması üzerine şöyle konuştu: "Söylediğiniz lafı size yediririm dedim, tehdit değil. İşte şu an yediriyorum. Twitter'da, Facebook'ta yediriyorum. Çünkü o lafı edenlerin, o lafın altında ezilmesi için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Tehdit olsa ben üstüne yürürüm."
Kaplan, "Saldırıya uğradık diyorsunuz ama dün akşam saldırıyı ilk gerçekleştiren siz oldunuz, kürsüye doğru yürüdünüz, sizin sorumluluğunuz yok mu?" sorusu üzerine, Sırrı Sakık daha BDP grubunun önündeyken 10 AK Partilinin gelip saldırdığını iddia etti. Sırrı Sakık'ın Ahmet Yeni'ye yumruk atmadığını belirten Sakık, "Bir kelime yumruktan da beterdir, kurşundan da beterdir. Dün AK Partililerin söyledikleri sözleri alın, onun yanında çok hafif kalır" şeklinde konuştu.
"BİZ ÇELİKTEN DEĞİLİZ, ET VE KEMİKTENİZ"
"Yaşanan görüntüleri tasvip ediyor musunuz?" sorusuna, "Biz çelikten değiliz. Et ve kemikteniz, insanız. Sizin de bunu anlamanız lazım" diye yanıt veren Kaplan, "Özür mü bekliyorsunuz?" sorusu üzerine, "Evet. AK Parti'den özür bekliyorum. Ben şahsen bekliyorum. Küfredenler ortada. Meclis Başkanı'nın bu konuda duyarlı olmasını bekliyorum. Bir daha böyle bir olayın yaşanmasını istemiyoruz ama herkes şunu da bilsin ki, hiç kimse bizi Meclis kürsüsünde bu şekilde susturamaz" ifadelerini kullandı.
"Bundan sonra da 'Sayın Öcalan' ifadesini kullanacak mısınız?" sorusunun sorulduğu Kaplan, "Birisi sana burada küfrederse bunu çok mu normal karşılarsın? Basın da objektif olmak zorunda. Ben kendimi dünkü olayların hiçbirinde tek kelime hatalı görmüyorum" dedi.
Kavga sırasında AK Parti milletvekillerinin üzerine Anayasa ve İçtüzük kitapçığını fırlattığı hatırlatılan Kaplan, "Dün neden fırlattığımı merak ettiniz mi? 6-7 kişi birden tek başına Sırrı Sakık'a çullanmıştı, saldırıyordu. Attım ortaya, panik olmasın, dağılsınlar diye. Kötü niyetim olsaydı Torba Kanun'u fırlatırdım" diye konuştu.