Gündem
  • 22.4.2004 11:25

KIBRIS'TA TANSİYONUN ARTMASINDAN KORKULUYOR!

Erel, Rum kesiminde AKEL partisinin oylarının belirleyici olacağını belirterek, bu partiden son anda gelecek bir açıklamanın dahi, ''evet'' oylarının yüzde 50'nin üzerine çıkması için yeterli olacağını kaydetti. KKTC'deki sonucun büyük olasılıkla değişmeyeceğini, kamuoyu yoklamalarının da gösterdiği şekilde 'evet' olacağını ifade eden Erel, KKTC için referandum öncesindeki en büyük konunun, ''bu sürecin tansiyon yükselmeden, gerginlikler artmadan atlatılması'' olduğunu belirtti. Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un tavrının Rum halkı ve dünya için şaşırtıcı olduğunu söyleyen Erel, gerçekte Papadopulos'un ''Türklerle güç paylaşımı yapmayı hiçbir zaman içine sindiremediğini'', ancak plan hakkındaki olumsuz tavrını bir süre saklamayı başardığını belirtti. Erel, ''Ne yazık ki, bu fırsatı kendisine bizim görüşmecimiz verdi'' diye konuştu. Erel ile yapılan söyleşinin tam metni şöyle: SORU: Gerek KTTO gerekse partiniz referandumda oylarının evet olacağını açıkladı. Çok az süre kala ne gibi faaliyetler yürütüyorsunuz, çalışmalarınızı tamamladınız mı? YANIT: KTTO, sürecin başından beri içindedir, hatta sürecin liderliğini yürütmüş örgütlerden biridir. KKTC'de sivil toplumun hareketlenmesi 2.5 yıl öncesine dayanır. KKTO, 100'den fazla sivil toplum örgütünü biraraya getirmeyi başarmıştır. Bugün referandum için artık Kuzey Kıbrıs'ın büyük bölümü kararını vermiştir. Bu noktada esas endişemiz, tansiyonun yükselmesi, tatsızlıkların yaşanması. Özellikle oy hakkı olmayan bazı kesimlerin başlattıkları bazı olayların tekrarlanmamasını arzu ediyoruz. Referandum neticesinin ise KKTC için artık kesin olduğunu düşünüyoruz. SORU: KKTC için sonuçların açık olduğunu söylüyorsunuz, ancak Rum kesiminde kamuoyu yoklamaları ''hayır''ın önde olduğunu söylüyor. YANIT: Bu konudaki ümidimi hala kaybetmiş değilim, Güney'de belirleyici olacak olan AKEL'in oylarıdır. AKEL, esasında çözümden yana olan bir partidir. Çözüm için çaba harcamış bir partidir, ancak planın uygulanmasına yönelik bazı endişeleri var. AKEL liderliği somut bazı garantiler istedi. SORU: Referanduma çok az süre kaldı, bu zaman dilimi içinde AKEL lideri Hristofyas'ın ''evet''ten yana tavır değiştirmesi, bu saatten sonra Rum kesimindeki oyları etkileyebilir mi? YANIT: Hristofyas'ın açıklamaları ''evet'' sonucunun çıkması için yeterli olur, hatta son dakikalarda açıklama yapsa bile. AKEL, kendine has özellikleri olan bir parti, kendi tabanı ve oylarına son derece hakim. Son anda yapılacak bir açıklamanın dahi etkili olacağını düşünüyorum. Şu anda Rum kesiminde evet oyları yüzde 37-43 arasında, AKEL'den gelecek açıklama, oyları rahatlıkla yüzde 50'lerin üzerine taşır. SORU: Son günlerde Türkiye'den adaya ''hayır'' kampanyasına destek vermek için gelenleri eleştirdiniz. Bu ziyaretler ''hayır'' oylarını artırıyor mu? YANIT: Doğrusunu isterseniz, bu ziyaretlerin ''hayır'' değil, ''evet'' oylarına katkı yaptığını düşünüyorum. Bu, Kıbrıs'ta başlayıp Türkiye'ye uzanan, ya da Türkiye'de başlayıp Kıbrıs'a gelen bir süreç ve bence cephe Kıbrıs değil, cephe, AB'yi isteyenlerle istemeyenler arasında. Kıbrıs'ı kullanıp, Türkiye'nin AB üyeliği sürecinin önünü kapatmak isteyenler var. Son dönemde marjinal bazı unsurların adaya gelmesinden duyulan endişe var, olası gerginliklere karşı acilen tedbir alınmalı. SORU: Kamuoyu yoklamaları, referandum için en büyük olasılığın KKTC'den ''evet'', Rum kesiminden ''hayır'' sonucunun çıkması olduğunu gösteriyor. Bu sonucun KKTC için yansımaları ne olur? YANIT: Hiç hoş olmaz, Güney Kıbrıs her halükarda AB üyesi olur. Bunun nedeni de geçmiş hatalardır, özellikle de Kopenhag'da gerekli adımların atılmamış olmasıdır. KKTC'nin hemen ertesi gün tanınması diye bir sonuç söz konusu değil ki... Belki bizi biraz daha rahatlatır ama temel problemlerimizi çözmez. Bize uygulanan ambargo, Güvenlik Konseyi kararı uyarınca uygulanan bir ambargo değil ki, biz tanınmayan bir devlet olmanın ticarette getirdiği teknik sıkıntılar nedeniyle ve tabii Rum kesiminin de yaptığı çalışmalar sonucu yıllardır bu sıkıntıları yaşıyoruz. Tanınmamışlık devam ettikçe, sorunlar da sürecek. SORU: Rum kesiminde referandum için kişisel temaslarınız sürüyor mu? YANIT: 2 yıldır Güney Kıbrıs Rum kesimiyle ciddi temaslarımız var. ''Evet''e doğru ciddi bir yöneliş, eğilim olduğunu düşünüyorum. Dün de iki toplumun sivil toplum örgütleri temsilcileri Ledra Palas'ta biraraya gelerek, ortak açıklamalar yaptı. Doğrusunu belirtmek gerekirse Rum halkı Papadopulos'un bu tavrını beklemiyordu. SORU: Papadopulos, plana ''hayır'' diyerek, aslında başından itibaren planı müzakere zemini olarak kabul etmediğini göstermiş olmuyor mu? YANIT: Klerides gerçekten çözüm için çaba harcayan bir liderdi, Papadopulos, Klerides'in yarattığı zemin üzerinde çalışmaya başladığı için, bir de kendisinden önce ''hayır'' diyen Sayın Denktaş olduğu için gerçek düşüncelerini bir süre saklayabilme olanağını buldu. Yoksa kendisi de en az Cumhurbaşkanı Denktaş kadar sürece karşıydı. Papadopulos, Kuzey'deki Türklerle güç paylaşımını, siyasi eşitliği hiçbir zaman içine sindirememiştir. Ne yazık ki, bu konuda saklanma fırsatını ona bizim görüşmecimiz verdi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:04

İLGİLİ HABERLER