KOÇYİĞİT KARDEŞLER İHMAL YÜZÜNDEN Mİ ÖLDÜ?
Kuş gribi nedeniyle yaşamını yitiren Koçyiğit kardeşlerin, ilk götürüldüklerinde Doğubayazıt Devlet Hastanesi'nde kontrol altına alınmamaları, tavuk ölümlerinin başladığı 15 Aralık 2005'te gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı kuşkusunu doğurdu. Doğubayazıt'ta Tarım Bakanlığı kuş gribi incelemesi yaparken, Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastane yetkililerinin yüksek ateş, öksürük gibi şikâyetlerle gelen çocukları kontrol altına almamaları dikkat çekti.Uzmanların dikkat çektiği "tedaviye zamanında başlanması durumunda yaşama şansının yüzde 40 dolayında olduğu" gerçeği, Tarım Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında bir koordinasyon sorunu yaşandığı ve bunun Koçyiğit kardeşleri ölüme götüren süreçte etkili olduğu iddialarını gündeme getirdi.
20 günlük süreç
Üç kardeşin yaşamını yitirmesi ile sonuçlanan süreç, 15 Aralık 2005'ten Sağlık Bakanlığı'nın ilk ölüm vakasının kuş gribi virüsü nedeniyle gerçekleştiğine yönelik açıklamasına kadar geçen yaklaşık 20 günü kapsıyor.
Kuşkulara neden olan kritik takvime göre, kümeste beslediği tavukları eve alan baba Zeki Koçyiğit, hastalanan tavukları 15 Aralık'ta kesti. Tarım Bakanı Mehdi Eker'in dün yaptığı açıklamaya göre de 16 Aralık'ta bölgeden kuş gribi ihbarı Ankara'ya ulaştı.
2-3 gün sonra yüksek ateş, halsizlik, ağızdan kan gelme şikâyetleri görülen çocuklar, 18 Aralık 2005'te Doğubayazıt'taki Dr. Yaşar Eryılmaz Devlet Hastanesi'ne götürüldüler. Ancak çocuklar, muayenenin ardından evlerine geri gönderildiler. Hastalığın ağırlaştığı aşamaya kadar evlerinde kalan çocuklar, durumları kritikleşince Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildiler.
27 Aralık'ta duyuruldu
Yine Tarım Bakanı Eker'in dünkü açıklamasına göre, bölgedeki kuş gribi şüphesi 26 Aralık'ta teyit edildi. Bölgede kuş gribi görüldüğü de, 27 Aralık'ta kamuoyuna duyuruldu.
Oysa çocuklar, rahatsızlanmalarının üzerinden 13 gün geçtikten sonra, 31 Aralık'ta etkin tedaviye alındılar. Böylece çocuklara ilk hastaneye başvurdukları tarih olan 18 Aralık'tan 31 Aralık'a kadar "kuş gribi" tedavisi uygulanmadı. Mehmet Ali Koçyiğit, 1 Ocak 2006'da, kardeşi Fatma Koçyiğit dün sabah, Hülya Koçyiğit de bu sabah yaşamını yitirdi.
Anne ve babanın sözleri
Baba Zeki Koçyiğit, yüksek ateş, öksürük ve halsizlik üzerine Doğubayazıt Devlet Hastanesi'ne götürdüğü çocuklarının tekrar evlerine gönderildiğini söyledi.
Anne Marifet Koçyiğit de, "Ciğerim yanıyor. Ah iki evladımı kaybettim. Doğubayazıt'taki doktorlar, zamanında müdahale etseydi, çocuklarım ölmeyecekti. Allah'ım bu acıya nasıl dayanacağımı. Bari diğer çocuklarım kurtulsa" diye gözyaşı döktü.
Bakan Çiçek, 'işgüzarlık' demişti
Koçyiğit kardeşlerin durumuyla ilgili olarak hükümetten çelişkili açıklamalar yapıldı. Hastane yetkilileri ve Sağlık Bakanlığı da, kardeşlerin durumu konusunda çelişkili açıklamalar yaptı. Mehmet Ali Koçyiğit'in ölüm nedeni konusunda Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Zatürre olarak belirtildi. Bir gün sonra Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek de "kuş gribi şüphesi" açıklamalarını yapan görevlileri "işgüzarlıkla" suçlamıştı.
Akdağ: Salgın beklemiyoruz
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye'de bir kuş gribi salgını beklemediklerini belirterek, "Ama kanatlı hayvanlarla hijyenik olmayan ortamlarda irtibat ve yakın temas halinde olan aileler ve çocukları için risk söz konusu" dedi. Akdağ, CNN Türk'e yaptığı açıklamada, Kızıksa beldesindeki kanatlı hayvan ölümlerinde olayı, bir çiftlik söz konusu olduğu için kolayca sonlandırdıklarını dile getirdi. Akdağ, "Kümes değil, karantina koşullarına uygun bir çiftlikti. Ancak Doğubayazıt'ta doğrudan evlerle yan yana yaşayan hayvanlar var" ifadesini kullandı.
Kuş gribinin insana bulaşması için çok yoğun temas gerektiğini belirten Akdağ, "Bundan sonra da çok sayıda insana bulaşmasını beklemiyoruz" dedi. Akdağ, Van'a 3 bin kutu ilaç gönderildiğini, muhtemel riskten dolayı geçen aylarda da 1 milyon kutu sipariş edildiğini anımsattı. Akdağ, başta İstanbul olmak üzere yurt genelindeki hastanelerde hazırlıkların sürdüğünü belirterek, "Ancak bu güçlü salgın şeklinde algılanmamalı" dedi. Akdağ, NTV'ye yaptığı açıklamada da virüsün mutasyon geçirebileceğini ancak Türkiye'de bu durumun söz konusu olmadığını, tüm dünyada bu riskin bulunduğunu belirtti.
SATIRBAŞI
Yaza kadar tehlike
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, 10 ilde dünden itibaren av yasağı başlatıldığını kaydetti. Uzmanlar, virüsün soğuk hava koşullarına dayanıklı oluşu nedeniyle insanlar açısından yaz aylarına kadar riskin düşük olmayacağı belirtildi.
Bakanlıktan broşür
Virüs, soğuğu seviyor
Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Çağatay Güler, virüsün soğukta ve kirli kümeste 3 ay yaşayabildiğini, bir gram tavuk dışkısında 1 milyon kuşu hasta edebilecek virüs bulunabileceğini söyledi. Güler, "Kuş gribi virüsü,
22 derecelik suda 4 gün dayanırken, sıcaklık sıfıra düştüğünde 30 gün varlığını korur. Kış şartları, virüse uzun yaşama şansı tanıyor" dedi.
Öpüşme yasağı!
Kars Belediye Meclisi, Iğdır ve Ağrı'da ortaya çıkan kuş gribi vakaları üzerine tavsiye niteliğinde olmak üzere öpüşme ve tokalaşmayı yasakladı. Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, "Bu yönde alınacak karar sadece tavsiye niteliğinde olacaktır" dedi.
Baykal: Yanılttılar
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin kuş gribi konusunda yapmacık adımlar attığını ve kamuoyunu yanılttığını savundu. Baykal, Balıkesir'deki vaka sonrası gösterilen heyecanın ve seferberliğin bu kez aynı derecede gösterilmediğini söyledi. Baykal, "Ortada ciddi bir durum varken gereksiz açıklamalarla kamuoyu da yanıltılmıştır" dedi.
MEB bilgi bekliyor
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, tavuk tüketilmesi yönünde bir genelgeleri bulunduğunu, kuş gribi vakalarından sonra, Sağlık ile Tarım ve Köyişleri bakanlıklarının vereceği bilgiye göre hareket edeceklerini bildirdi. Çelik, "Şu anda Doğubayazıt'ta ne yapılması gerektiğini onlar bize söyleyecek" diye konuştu.
Kuş gribi üçgeni
Kuş gribi vakalarının artışı, dikkatleri Türkiye'ye gelen kuşların göç yollarına çekerken Doğa Derneği Planlama Koordinatörü Bahtiyar Kurt, Türkiye üzerinden üç şekilde kuş göçü yaşandığını belirterek şunları söyledi: "Leylek, turna, pelikan ve yırtıcı türlerdeki süzülerek uçan kuşlar Tuna Deltası, Rusya, Ukrayna'dan gelip İstanbul Boğazı ve Artvin üzerinden Türkiye'ye giriş yapıyor. Anadolu'yu çapraz kat edip Hatay ve Van'dan güneye ininiyor. Hastalık taşıyıcı yüzlerce türü bulunan su kuşları da Karadeniz'i geçip Türkiye'ye giririyor." Kurt en tehlikeli bölgenin Artvin - Hatay arasında kaldığını ifade etti.
(MİLLİYET)