KONUT KREDİSİNDE BİR İLK
Anadolubank özelleştirilen ve geri dönmeyen ender bankalardan biri. 1997 yılında üç sanal şube ile Habaş Grubu tarafından satın alınan banka hızlı bir büyüme ile bugün orta ölçekli bankalar içinde en etkili olanlar arasına katıldı. Bankanın genç ve enerjik kadrosu sektörde bir çok ilke imza attı. Özellikle bireysel bankacılık ve konut kredisi noktasında birbiri ardına yenilikler yaptılar. Ev almak isteyen herkesi çok yakından ilgilendiren işte bu yenilikleri ve Anadolubank’ın dünü, bugünü ve yarınını Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Recep Atakan anlattı.
Bankacılıkta yeni ürünlerde hep bir adım öndesiniz. Orta ölçekli bir banka olarak bunu nasıl başarıyorsunuz? Pazardan pay almak için farklı bir şey yapmaya çalışmalısınız. Biz de banka olarak elimizden geldiğince ürün konusunda farklılaşabilmek için çalışıyoruz. Rekabette her zaman fiyatla rekabet edemiyorsunuz, hiçbir zaman bir yabancı bankanın vade ya da maliyet kaynakları sizinle eşit olmayabiliyor. Yeni bir ihtiyaç yaratmak üzerinden yola çıkarak ürünler çıkarmaya çalışıyoruz.
KONUTA ODAKLANDIK
Bankacılıkta model müşteriden parayı topla al, hazineye sat döneminden, müşteriden doğru para toplayabilme ve müşteriye doğru vadeyi doğru zamanda satabilmek kavramına geldi. Yani artık firmaların ihtiyaçlarıyla birlikte bireylerin de ihtiyaçlarının çok önem kazandığı bir yaklaşıma girmek zorunda sektör. Biz bunu önceden yakaladık sanırım. Çünkü bugün Türkiye’ye gelen bütün yabancı bankaların ilk yaptığı iş bireysel bankacılık. Türkiye’de kredi vadeleri uzuyor. Bu yapı içerisinde Anadolubank olarak biz ticaretin olduğu her yerde varız diyoruz ama artık bunu ticaretin ve insanın olduğu her yerde varız sloganı ile destekliyoruz. Artık biz firmaların ve bireylerin bankası olmak üzerine gidiyoruz.
Müthiş yarışta biz de varız diyorsunuz? Diyoruz. Demenin ötesinde bunu uyguluyoruz. Bireysel bankacılık yapmanın koşulları var. Bu işi yapmak için ya dağıtım kanallarınız son derece aktif olacak ya da mütevazı dağıtım kanallarınızdan ne kadar fazla iş alabileceğinize yönelik çalışacaksınız. Bu nedenle biz de kendimize konut kredilerin odakladık.
Bu odaklama mı sizi konut kredilerinde öne çıkardı? Önce ekonomiyi tahlil ettik. Türkiyede iki sektör büyümeyi taşıyor. Biri ithalat diğeri de inşaat sektörü. Türkiye son 2-3 senede olduğu gibi önümüzdeki 2-3 senede de ağırlıklı olarak yine ithalat ve inşaat ağırlıklı büyüme yaşanacak gibi görünüyor. İnanılmaz bir konut üretimi var. İnsanlar yatırım maksatlı evler alıyor. Bankalar insanlara bugünkü gelirini değil gelecekteki gelirini harcamaya yönelik bir imkan verdi. Bu dinamik gelişmiş Avrupa ve ABD ekonomisinde müthiş bir dinamik yaratmış ve ülkeleri müthiş büyüten ana unsur olmuş.
KONUT TRENDİ EN AZ BEŞ YIL DAHA SÜRER
Bu başarılı model Türkiye’de uygulanmaya başlandı mı? Başlandı. İnsanların geleceğe yönelik gelirlerini bugünden tasarrufa çeviriyoruz. Türk bankacılık sistemindeki mortgage kredilerinin büyüklüğü gelişmekte olan ülkelere göre çok çok küçük. Bu alanda hala büyük boşluk var. Yapılacak çok iş var. Tüketicinin harcama eğilimlerine baktığınızda inşaat var tüketim de var. Bu 5 sene daha bu trendde devam edecek.
Yen kredisi de yeniliklerinizden biriydi... Evet. Japon Yeni kredisi kullandırma konusu bizimle birlikte başladı. Dövize endeksli gelen kredi kullanma talebinin yüzde 50’si Japon Yeni üzerinde geliyor. Tabii ki toplam kredilerde Türk Lirası ağırlığı daha fazla. Yüzde 70’e yakını TL kredi, yüzde 30’a yakını da döviz kredisidir. Sektörde de benzer oranlar var. Ama Japon Yeni kredisi dövize endeksli kredi kullanmaya sevk etti insanları. Döviz geliri olanlara döviz kredisi, TL geliri olanlara da TL kredisi öneriyoruz.
Konut kredisinde başka yenilikler var mı? Var. Hem de herkesi çok yakından ilgilendirecek bir ürün üzerinde çalışıyoruz. Yıllardır müşterilerimiz bize dövize mi TL’yi mi yatırım yapayım diye sorar. Biz bankacılar da yön kestiremediğimiz zaman sepet yap derdik. İşte bu formülü şimdi kredi verirken uygulacağız. Konut kredisi için de sepet kredi hazırlığımız var. Önümüzdeki günlerde bunu piyasaya sunacağız. Müthiş etkili olacağını tahmin ediyoruz. İnsanlar konut kredisinin bir kısmını döviz olarak bir kısmını da TL olarak geri ödeyecek. Yani sepet yapacak. Böylece evimi alırken keşke döviz kredisi alsaydım ya da TL kredisi kullansaydım yakınmaları olmayacak. Ayrıca mortgage üzerinde yeni ürünler çıkarmaya çalışıyoruz. Bir de tüketici kredilerinde sürpriz diyebileceğimiz seviyelerle piyasaya girmeye çalışacağız.
HOLLANDA BANKAMIZ 2008’DE FAALiYETTE
Mart 2007’de Anadolubank Genel Müdür Yardımcılığı’na atanan Recep Atakan, “Bankalar insanlara bugünkü gelirini değil gelecekteki gelirini harcamaya yönelik bir imkan verdi” diyor. Anadolubank’ın bir yabancı ortaklık arayışı olmadığını belirten Atakan “Hollanda’da bankamız 1 Ocak 2008’de bankacılık uygulamalarına geçecek. Yurtdışı bankalar Türkiye’ye gelmeye çalışırlarken, bizim Avrupa’da bir pazarı hedef seçmemiz oldukça iddialı bir duruş” diyor.
DAMPiNG YAPMIYORUZ UCUZ KAYNAK BULUYORUZ
Faizler konut kredilerini veya ev alma eğilimlerini nasıl etkiliyor? Biz faizi ilk yüzde 0.99’a düşüren bankayız. Faizlerin düşmesine en çabuk tepki veren banka olduğumuzu düşünüyoruz. Faizler düştüğünde mortgage patlayacak düşüncesi var, ama ben buna inanmıyorum. Faizler yüzde 1’in altına indiğinde zaten ekonomik dengeler de iyileşmiştir. Faizler ne zaman iner diye tartışmak yerine ana dinamiği tartışmak lazım. n Yine de siz faizleri düşük tutmada önde oluyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz? Fiyatımızın düşük olması bir damping değil. Yurtdışından çok ucuz kaynak bulabiliyoruz. Hazine ilişkilerimizin iyi olmasından kaynaklı uygun fon bulabiliyoruz. Bu kaynak sebebi ile de tüketiciye ucuza kredi sağlayabiliriz.
EV ALACAKLAR FAiZE DEĞiL KONUT PiYASASINA BAKMALI
Biz müşterilerimize faizlere bakmaksızın, konut piyasasına bakarak hareket etmelerini öneriyoruz. Çünkü konut piyasasında işler iyi gidiyorsa, faizler de otomatikman onu takip ediyor. Evet, ev almak için uygun zamanlardan bir tanesidir. 2006 ve 2007 üreten için de satın alan için de ciddi para kazanma fırsatları verdi. Kim ev aldıysa para kazandı. Ancak ev fiyatlarında yıllık yüzde 30-40 prim dönemi sona erdi. Şu an spekülatif ev alma zamanı değil. Likiditenin azaldığı bir döneme giriyoruz. Sıcak para nasıl olsa geliyor diye hareket etmememiz gereken bir 2008 öngörüyorum. Faiz oranları hem global etkiden daha az etkilenmek için hem enflasyondan dolayı düşmeyebilir.
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 14:57