Sağlık
  • 7.1.2006 15:57

KUŞ GRİBİ, KURBANLIK HAYVANLARA BULAŞIR MI?

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Erzurum’dan Ankara’ya dönüşünde Esenboğa Havaalanı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
      Kurban Bayramı öncesinde hastalığın küçük-büyük baş hayvanlara da bulaşacağı yönünde iddialar bulunduğu sorulan Eker, "Uzmanlar televizyonlarda gerekli açıklamayı yapıyorlar. Bu hastalık gerek büyükbaş gerek küçükbaş kurbanlık hayvanlarda bulaşma riski milyonda bir bile değil yönünde açıklamalar yapılıyor. Bu nedenle de kurbanlık hayvanlarla ilgili olarak bu aşamada herhangi bir endişeye gerek yok" dedi.
     
     VETERİNER HEKİMLER BİRLİĞİ: "KURBAN İÇİN ENDİŞE YOK"

      Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Mustafa Altuntaş da bugün yaptığı açıklamada, kurbanlık hayvanlarla kuş gribi ilişkisinin merak edildiğini söyleyerek şu açıklamayı yaptı: "Kuş gribi virusunun bazı memeli türlerine bulaştığı ve bu türler tarafından bulaştırılabildiği genel bir bilgidir. Özelde ise bu bulaşma şeklinde domuzların etkin rol oynadığı, at gibi tektırnaklıların da bu konuda taşıyıcı olabileceği bilinmektedir. Çok mideli yani gevişgetiren hayvanların hastalığı taşıdığı ve bulaştırdığı konusunda bilimsel bir veri veya kanıt ortaya konulmuş değildir. Mekanik taşımanın her türlü araç için olduğu gibi insan ve hayvanlar tarafından da olabileceği doğal olup, bu bir risk değerlendirme faktörü olarak dikkate alınmalıdır" dedi.
     
     TABİP ODASI: KURBANLIK KOYUNLAR POTANSİYEL TEHLİKE

      İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof.Dr. Gençay Gürsoy, kurbanlık koyunların teorik olarak potansiyel tehlike olarak gördüklerini, Sağlık ve Tarım Köy işleri Bakanlıklarının bu konuda açıklama yapması gerektiğini kaydederek, kurbanlık koyunların "tehlikesiz" olduğu ifadesinin altına imza atamayacağını kaydetti.
      Bir gazetecinin "Kuş gribi kurbanlık hayvanlar ile büyükşehirlere taşınıyor mu?" sorusu üzerine Prof. Dr. Gürsoy, şunları söyledi:
      "Bir hekim olarak bunda potansiyel bir tehlike olduğunu kabul etmek lazım. Doğu Anadolu’da ve Güneydoğu Anadolu’da kurbanlık hayvanlar ile kanatlı hayvanların teması zaten hayatın bir parçası. Evlerinde bile kümes hayvanı yetiştiriyorlar. Bu artıkların kurbanlık hayvanın derisine, ayaklarına bulaşma ihtimali var. Kurbanlıkların buraya kadar getirilmesinde izolasyon önlemleri alınmış değil. Bu hayvanlar bir biçimde dezenfekte edilebilirdi. Otomobiller dezenfekte ediliyor... Bölgeden gelen kurbanlık hayvanlar potansiyel olarak tehlikedir." "Bu aşamada ne yapılabilir?" sorusuna yönelik de Prof. Dr. Gürsoy, "Kurbanlık hayvanların dezenfeksiyonu olabilir. Ellerimizin yıkanması isteniyor. Hayvanların da yıkanması belki bir önlem. Şehir dışına çıkarılması belki bir önlem... Kurbanlıkların etini yemenin bir sakıncası yok. Kurbanlık hayvanla insanın temasında mutlaka tedbir alınmalı" diye konuştu.
      İstanbul Veteriner Hekimler Odası Bilim Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz da, "Kural; hastalık çıkan bölgede kanatlı hayvanların toplu yok edilmesi, dolaşan hayvanların, kedi, köpek ve farelerin kontrol altına alınması. Sığır ve koyun gibi diğer hayvanların giriş çıkışının da yasaklanmasıdır" dedi.
      Prof. Dr. Yılmaz, kurbanlık hayvanların enfekte olmayacaklarını, ancak bulaştırabileceklerini ifade ederek, tavuk dışkısının temas edeceği her şeyin buna neden olabileceğini söyledi.
      Genel hijyen kurallarına uyulmasının önemine işaret eden Prof. Dr. Yılmaz, "Hayvansal ürünler ve hayvanlara dokunulduğunda hijyen kurallarına dikkat edilir. Eller yıkanır. Kanatlı hayvanla temas edilmemesi lazım" dedi.
      Prof. Dr. Selim Badur da, kurbanlık hayvanların dışkısında kuş gribi bulaşma riskinin bulunmadığını, derisinin üzerinde kuş pisliği getirilebileceğini, bunun bir arabayla da mümkün olabileceğini bildirdi.
     
     TAVUK VE YUMURTA TÜKETİMİ

      "Tavuk eti ve yumurta tüketilip, tüketilmemesine" ilişkin bir soru üzerine de Prof. Dr. Yılmaz, bölgedeki halkın elindeki tavuklar ve ürünlerini hiçbir şekilde tüketmemesi, mutlaka tüm kanatlıların yok edilmesi gerektiğini vurgulayarak, entegre tavukçulukta ise hastalığın söz konusu olmadığını, pişmiş olarak tavuk ve yumurta yemenin sakıncası bulunmadığını anlattı.
      "Kuş gribinde etkili olduğu belirtilen Tamiflu adlı ilacın hastalık çıktığında bölgedeki eczanelerde bulunmadığının" söylenmesi üzerine ise Prof. Dr. Badur, "Tamiflunun gecikmesi bu çocukların kaybına neden oldu’ deniyor. Bu doğru değil. Tamiflu ilk 48 saat içinde etki eder. Bu kişiler hastaneye 48 saatten geç başvurdular. Hekimin elinde Tamiflu olsa bile bir işe yaramayacaktı" dedi.
      Prof. Dr. Gürsoy da, ilacın ilk dönemde bölgedeki riskli insanlara da kullandırılması gerektiğini söyledi.
      "Bölgedeki itlaf çalışmaları görüntülerinin" hatırlatılması üzerine de Prof. Dr. Badur, maskeli, eldivenli kişilerin çuvalları tuttuğu, kanatlıları da çocukların yakalayıp çuvala attıklarının görüldüğünü ifade ederek, böyle olmaması gerektiğini kaydetti.
      Prof. Dr. Yılmaz da, "Herhangi bir sendeleyen, hasta görünümlü tavuk yetkililere bildirilmeli. İtlaf da özel koruyucu elbiselerle yapılmalı" diye konuştu.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:18

İLGİLİ HABERLER