Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Üsküdar İlçe Teşkilatı'nın Haydarpaşa Lisesi'nde düzenlediği bayramlaşma törenine katıldı.
Törende konferans salonunu dolduran partililere seslenen Başbakan Erdoğan,
"Mübarek Kurban Bayramı'nızı tebrik ediyorum. Milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için barışa sevgiye kardeşliğe vesile olmasını diliyorum. Bugün Kurban Bayramı'nın 3. günündeyiz ve ham dolsun çok farklı bir dayanışma içinde şu ana kadar birlik beraberlik içinde Türkiye'mizin dört bir yanında bayramı bayram gibi yaşama gayreti içinde olanlar var. Yoksulun derdi ile dertlenmenin içerisinde olanlar var. Doğuda, Güneydoğuda, özellikle yoksul bölgelerimizde, burada değil de kurbanımı orada keseyim diyerek kurban kesenlerin olduğu bir bayram yaşıyoruz. Bu kendiliğinden rast gele olmadı. Bu hissiyatı yakalamak, bu duyarlılığı yakalamak her yiğidin karı değil. Bunun erdemine varmak her yiğidin karı değil. Ama bu ülkede demek ki bu insanlar var" dedi.
Ekim ayındaki tezkere ile bu bayrama girildiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Bu tezkerenin verdiği yetkileri kullanan bir hükümet ve bu tezkere ile kendisine verilen görevi Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) yetkilendirmek suretiyle sınır ötesi operasyon noktasında adımını istişare neticesinde atan bir Türkiye var. Bunu hamasetle yapmadık. Yapamazdık. Bunu en verimli şekilde, en duyarlı şekilde, akıllı, azimle, tecrübeyle destekli bir şekilde yapmak durumundaydık. Ham dolsun şuana kadar bu süreci böyle çalıştırdık, bundan sonra da böyle çalıştıracağız" diye konuştu.
"TERÖRİST BAŞINI YAKALADIKLARINDA İDAM CEZASI VARDI, NASIL SÜMENALTI ETMEK İÇİN BEKLETTİKLERİNİ BİLİYORUZ"
Başbakan Erdoğan, dün Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda partisinin il başkanlığının bayramlaşma töreninde söylediği gibi devletin duygusallıkla yönetilemeyeceğini, bilginin, tecrübenin ortak bir akıl oluşturmasıyla yönetileceğini ifade etti. Bunların temelinde de müzakere olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Bu ülkeyi 5 yıl böyle yönettik şimdi de böyle yönetiyoruz. Bunu yapanları gördük. Hamaset edebiyatı ile yapılmaz. Onu yapanların terörist başı ellerine geldiği zaman Türkiye Cumhuriyeti'nin idam cezası vardı. Onu nasıl sümenaltı etmek için beklettiklerini de biliyoruz. Bu noktada akıl vermeye kalkanlar o aklı kendilerine saklasın. Onun gereğini yapmayanın bizden beklemesinin akılda vicdanda yeri yok. Bizim derdimiz bu ülkede başka. Bizim bağcıyla işimiz yok bizim işimiz milletçe üzüm yemek. Kardeşim bu üzüm nedir? Bu üzüm, birlik, beraberlik, sevgi, kardeşlik, gelir dağılımından adil pay almak, dört bir yanın aynı hızda kalkınmasını sağlamak, tüm bölgelerde adil standartları yakalamaktır" şeklinde
konuştu.
Sözleri "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları ve alkışlarla kesilen Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Partimizin 3 tane kırmızı çizgisini unutmayacağız. Biz etnik milliyetçiliğe, bölgesel milliyetçiliğe, dinsel milliyetçiliğe karşıyız. Sevgili vatandaşlarım, bizim değerlerimizde etnik milliyetçilik var mı, yok. Herkes kendi etnik unsur olarak hüviyetiyle övünebilir ama o kimliği bir başka etnik kimliğe üstün tutamaz. Bazıları Türkiye Cumhuriyeti 36 etnik unsurdan oluşuyor diyor. Kaç olursa olsun önemli olan bizi birbirine bağlayan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı var. Biz bu bağla birbirine bağlıyoruz. Peki bu çatı altında biz ne kadarız. Ortalama 70 milyon. Birbirimizi ne olarak seveceğiz, yaratılanı Yaradan'dan ötürü seveceğiz. Türk'ü, Kürt'ü, Çerkez'i, Gürcü'sü 70 milyon. Hele bir başbakan olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin yöneticileri olarak bizler 70 milyonun tamamına eşit mesafede durmak zorundayız. Ayrım yapamayız. O ayrımı yaptığımız gün biz batarız. Bu ülkeye ayrılık tohumunu ekenler hiçbir zaman bu ülkede iktidar olamayacaklardır. Bunu bilsinler. Biz yıllardır dinledik aynı şeyi söylüyorlar. Patinaj yaparak hep geri kalacaklar. Kardeşim yeni bir şeyler söyleyin. Mevlana'nın dediği gibi 'dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım'. Bunlar hala oradalar. Bunların böyle bir derdi yok. Ana muhalefet lideri diyor ki biz 40 sene önce ne söylediysek bugün de aynı şeyi söylüyoruz. Öyle olduğu için de işte görüyorsunuz. millet de ne diyor '40 yıl öncesinde kalanlara kusura bakmayın biz bu ülkeniniındaki tezkere ile bu bayrama girildiğini hatırlatan Başbakan iktidarını
vermeyiz' diyor. Millet yarınları kuşatacak iktidarlar istiyor. Türkiye şuan o yolda. Merkezi yönetimimiz ile yerel yönetimimizle aynı şeyi yapıyoruz. Biz sakın ha ayrımcılık yapmayın diyoruz. Doğuda vali, kaymakam, batıda vali kaymakam aynıdır. Şikayet geldiği zaman aynı şeyi yapıyoruz. Millete efendilik yoktur, millete hizmet etmek vardır. Biz milletimizin hizmetkarıyız. Efendisi değiliz".
"BİZİM VATANIMIZIN ÜZERİNE KİMSE BİR AMELİYAT DÜŞÜNMESİN"
Başbakan Erdoğan, kırmızı çizgilerden ikinci olarak sıraladığı bölgesel milletçilikle ilgili olarak da, "Bölgesel milliyetçiliğe de karşıyız. Yıllarca bu ülkede yaptılar. Gelen hükümetlerin hepsi batıya yatırım yaptı, Doğuya, Güneydoğuya, Doğu Karadeniz'e yapmadı. Türkiye Cumhuriyeti burası değil be kardeşim. Ülke 780 bin kilometrekare vatan bu, tamamına yatırım yapacaksınız. Hesabı yanlış yaptılar. Türkiye'yi ortasından böldüler, diğer taraflara gitmediler. Biz bütün illerimize gittik, gidiyoruz. Biz yola çıkarken tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet dedik. Bizim vatanımızın üzerine kimse bir ameliyat düşünmesin. Eğer bu tür ameliyat heveslileri varsa karşısında bizleri bulur. Çünkü bu vatan öyle kolay kolay elde edilmedi. Buralara nerden geldik? 19 milyon kilometrekarelik topraklardan küçülerek 780 bin kilometreye geldik. Bizim ecdadımız ta Hint Okyanusu'na bir kişi için donanma gönderdiyse bu adalet anlayışının eseriydi. Endonezya depreminde Açe'ye gitti. Açeliler bizi bağrına bastı. Meğerse
bizim ecdadımız Açe'ye gitmiş, onun için Türk'ü, Osmanlı'yı tanıyorlar. Şimdi de ellerimizi yine açıyoruz ve ham dolsun geçen sene 2 milyar dolar yardım yaptık. Biz sizin emin eliniziz. Veren eliniziz. Siz bize güvendiniz dediniz ki biz size güveniyoruz. Biz de size layık olmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Tüm doğusuyla, güneydoğusuyla Türkiye'nin bir değişim yaşadığını belirten Erdoğan, bölgeler arasında asla ayrım olamayacağını vurgulayarak, "Okul, hastane, enerji hatları, köylerdeki su, yollarla değişim yaşıyor. Artık her taraf şantiye. Bu yıl inşallah bütün enerji hatlarımızın elektrik hatlarını büyükşehirlerden başlamak üzere yeraltına almaya başlıyoruz. Nasıl telefon hatlarını göremiyorsan havada enerji hattını da göremeyeceksiniz. Bunları yapmakla bir devlet övünmez ama biz övünür hale geldik.
Anadolu'nun her karışında bu değişim yaşanacak" dedi.
Elektrik kaçakçılığıyla mücadeleye de değinen Başbakan Erdoğan, "Öyle olaylar yaşadık ki akla hayale gelmez. Bazı bölgelerimize bakıyorsunuz enteresan. Korkunç bir elektrik kaçağı var. Koskoca bir kuyunun içinde ufak demir karyola atmış, elektrik kabloları bağlamış, o su onunla ısınıyor oradan sıcak su bağlıyor. Yüzde 65 kaçak elektrik kullanılıyorlardı. Bu ülkeyi hırsızlardan kurtaracağız. Vergi vermeyeni haber vereceksiniz. Haksız rekabeti ortadan kaldıralım. Mahallelerimizde varsa bu tür hırsızlar söyleyin. Nerede olursa olsun üzerine gidelim. Benden rüşvet istiyorlar diyen varsa söylesin. Teşkilatımıza haber vereceksin üzerine gideceğiz. Bu partimin ilgili, yetkili, belediye başkanı, şusu busu anında soruşturma başlatırız. Başlattıklarım da var. Kimse gücenmesin. İhraç edilen belediye başkanları var. Benim partimin biındaki tezkere ile bu bayrama girildiğini hatırlatan Başbakanirimleri içinde hırsızlar yer alamaz. Bana ulaşanlarla mücadelemi sürdürürüm. Yerine hala duran varsa bana ulaşmamış
demektir. Biz parti olarak yapabileceğimiz neyse onu yaparız. Yargı ile ilgili olanlar ona aittir. Belediye başkan ise bizim öyle belediye başkanına ihtiyacımız yok. Biz parti olarak yapabileceğimiz neyse yaparız. Ben enerji ile ilgili 2 kez olaylar oldu, başbakan olarak suç duyurusunda bulunabilirdim, onu da yaptım. Bu ülkede iktidar olamayacaklardır. Bunu bilsinler. Görevim neyse onun gereğini yaparım. Bu mücadele böyle sürecek. Fakir fukaranın, garip gurabanın hakkını yedirmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
"TRABZON, MALATYA VE İZMİR'DE YAŞANAN OLAYLAR BİZİM ASLA KABULLENEMEYECEĞİMİZ OLAYLAR"
Başbakan Erdoğan, son olarak da dinsel milliyetçilik konusuna değindi. "Biz ülkemizde herkese eşit mesafedeyiz" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman. Ama İslam dışında bu ülkede farklı din mensupları da var. Onların da inançlarını yaşama güvencesi bize aittir. Nasıl ki biz farklı ülkedeki Müslümanların inançlarını yaşaması için güvence bekliyorsak onlar da bizim ülkemizde güvence içinde yaşamalılar. Almanya'da bugün 5 bine yakın cami, mescit var. Buralarda Müslümanlar ibadetlerini yapıyor. Bu camiiler içinde bazı kundaklama olayları oluyor. Bunlar var diye aynısını yapma hakkına sahip değiliz. Zaman zaman buna benzer şeyler oluyor. Trabzon'da rahip Santora olayı, Malatya ve İzmir'de yaşanan olaylar bizim asla kabullenemeyeceğimiz olaylardır. Bu bir defa hoşgörü, barış dini olan İslam'ın mensuplarının yapacağı bir şey değildir. Bunlar İslam'ın cahilidir. İslam'dan nasibini almamış kimselerin yaptığı şeylerdir. Gerçek bir Türk de bunu yapamaz. Yapıyorsa kusura bakmasın bu işin kültüründe bihaber. Gereğini yapmalıyız. Ülkemizde bu olaylar karşı gereği neyse onu yapacağız. Bu işin lafını yapanlara sorun. Mevlana'nın dediği gibi 'ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün'. Bunlar geliyorlar tereciye tere satıyor. Hani Akif diyor ya 'dinime söven Müslüman olsa bari', Yani yapıyorsun bir şey. Eğer inancına güveniyorsan, düşüncene güveniyorsan korkma. Kendine güvenin yok oksijen çadırına girmişsin farkında değilsin."
Parti içi faaliyet çalışmalarıyla ilgili olarak tüm partililerin faaliyetlere katılımını isteyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Bütün partimizin sosyal aktivitelerinde olacağız ve oralardan güçleneceğiz. Gittiğimiz yerlerde sürekli bu aktivitelerde sizin özgüveniniz daha da artacak. Şu an bir Üsküdarlı olarak karşısızdayım ama tabi Kasımpaşalı olduğumu da unutamam. Yaklaşık 15 ay sonra yerel seçimler var. Çalışmalarımız şimdiden başlattık. Biz gönüllerdeyiz. Hizmet gerektir ama yeterli değildir. Yeterli olan gönülleri kazanmaktır. Onun için ilçe teşkilatı yöneticileri ve bütün birimlerimizle çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürecek ve Üsküdar'ın tamamını kucaklamış olacağız. Yapılacak ilk yerel seçimlerde de 22 Temmuz'un fevkinde bir sonuç alacağız. Ben bu duygularla Üsküdar ilçe teşkilatımızın düzenlemiş olduğu bayramlaşma törenini kutluyorum".
Başbakan Erdoğan'ın katılımıyla düzenlenen bayramlaşma töreni, folklor ekibinin gösterisiyle son buldu.
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 15:02