Sağlık Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin raporlarında ''maskeli vurgun'' yaptıkları ortaya konulan İstanbul’daki Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı hakkında, üçüncü bir rapor ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin ardından, Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri de Prof. Dr. Gündüz Gedikoğlu’nun başkanlığını yaptığı Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı hakkında denetim raporunu tamamladı.
MASKENİN ALTINDAN NELER ÇIKTI NELER
Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri tarafından hazırlanan 14277 sayı, 09/09/2003 tarihli denetim raporunda, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı tarafından ortaya çıkartılmış usulsüz ve yolsuz uygulamaların pek çoğu yapılan incelemeler sonucunda doğrulandı.
VAKFIN İNANILMAZ MAL VARLIĞI
Raporda, vakfın mal 31.12.2003 itibariyle mal varlığı şöyle özetleniyor: “Vakfın, 31.12.2002 tarihi itibariyle, kasasında 1 milyar 524 milyon TL tutarında nakdi, 510 milyar 729 milyon TL tutarında mevduatı, 440 milyar 683 milyon TL tutarında (SSK’dan) alacağı, 101 milyar 794 milyon TL tutarında iş avansı, 150 milyar TL değerindeki iştiraki (Haliç Üniversitesi), 18 milyar TL değerinde taşıtı, 28 milyar TL tutarında demirbaşı, 86 milyar TL tutarında gayrimenkulü ve 1 trilyon 401 milyar 567 milyon TL değerinde yapılmakta olan yatırımı mevcuttur.”
VAKIF AMACI DIŞINDA HARCAMALAR
“...Vakfın faaliyetleri kapsamında, Yönetim Kurulu kararına dayanmadan yapılan çok çeşitli harcamalar ve işlemler bulunduğu...”
SOSYETE GECELERİNİN BİLET GELİRLERİ CUKKA“1998 ve 1999 yıllarında Berna Yılmaz başkanlığında vakıf adına yapılan Çırağan Gecesi ve Viyana Balosu gecelerinde satılan bilet bedellerinin vakfa intikal ettirilmediği ve bunun üzerine söz konusu alacağın tahsili için adı geçene birçok defa yazı yazıldığı, ancak henüz sonuç alınamadığının anlaşıldığı tesbit edilmiştir.”
HASTALARA PARAYLA BAKILIYOR
Bağış olarak toplanan trilyonlarca liranın lösemili çocukların ücretsiz tedavi edilmesi amacıyla kullanılmadığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün denetim raporunda şu ifadelerle ortaya konuyor: “Müfettişliğimizce, vakfın 1997 yılı başından 2003 yılı Nisan ayına kadar olan dönemde hizmet verdiği yatan hastaların ne kadarının ücretli, ne kadarının ücretsiz olduğu araştırılmış ve şu durum tesbit edilmiştir: 1997-2003 yıllarında vakfın yatan hastaları içerisinde ücretsiz kabul edilenlerin oranının yüzde 1 ila yüzde 10 arasında seyrettiği anlaşılmaktadır. Bunlar içerisinde ücretsiz kemikiliği nakledilen hasta sayısı 1997 yılında yalnız 1, 2002 yılında yalnız 1, 2003 yılında yalnız 1 olup, diğer yıllarda ise ücretsiz kemikiliği nakli yapılmamıştır.”
VAKIF GELİRLERİ ÖZEL ÜNİVERSİTEYE AKTARILIYOR
Vakfın gelirleriyle kurulan Özel Haliç Üniversitesi’nin giderlerinin de vakıf giderleri olarak gösterildiğine dikkat çekilen raporda, şöyle deniliyor: “Vakfın gelirlerinin ‘özel üniversiteye aktarıldığı’ yolundaki iddia kısmen doğrudur.”
İÜ’NÜN KOLTUĞU ALTINDA TİCARETHANE
Raporda; vakfa ait hastanenin ücretli hasta kabul etmesine rağmen ruhsatının bile olmadığı gibi, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Çocuk Onkoloji Bölümü gibi faaliyet gösterdiği belirtildi.
HEM ÜNİVERSİTEDEN HEM VAKIFTAN ÇİFTE MAAŞ
Raporun ortaya koyduğu en çarpıcı gerçeklerden birisi de, Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Gündüz Gedikoğlu’nun yakınlarının hem vakıftan hem de vakfın iştiraki durumundaki Haliç Üniversitesi’nden menfaat temin ettikleri iddiasının ispatı oldu. Raporda şöyle deniliyor: “Vakıf Başkanı Prof. Gündüz Gedikoğlu’nun kız kardeşi Nermin Baysal’ın emekli avukat olup, vakıfta yönetim kurulu üyesi ve hukuk müşaviri olarak, kayınbiraderi Rahmi Sübar’ın emekli albay olup, vakıfta genel koordinatör olarak görev yaptığı belirlendi. Bununla birlikte, vakfa bağlı Haliç Üniversitesi hesaplarının tetkikinde, 2001 yılı itibariyle Rahmi Sübar’ın 1 milyar 93 milyon TL, Nermin Baysal’ın 576 milyon TL maaş aldıkları anlaşılmıştır. Adı geçenlerin vakıfta görev yapmalarından dolayı yapılacak işlem bulunmamaktadır. Ancak mesailerini vakfa verdikleri halde üniversiteden maaş almaları, vakfa bağlı eğitim kurumunun istihdam politikasında yozlaşmaya yol açacağından, adı geçenlerin bu iki kurumdan biri ile irtibatlarının kesilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, bu konuda raporumuzda vakıf yönetimine gerekli teklif ve tenbihatta bulunulmuştur.
vakit
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:00