MERKEL: ERDOĞAN’IN SÖZLERİ YANLIŞ ANLAŞILDI
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Köln kentinde yaptığı konuşmada ''Asimilasyon insanlık suçudur'' şeklindeki sözlerinin yanlış anlaşıldığını ve bu nedenle bir tartışma başlattığını söyledi.
Yabancı Gazeteciler Derneğinin (VAP) üyeleriyle bir araya gelerek, soruları yanıtlayan Merkel, Erdoğan'ın Köln'deki konuşmasının neden bu kadar büyük bir tartışma başlattığı şeklindeki Hollandalı bir gazetecinin sorusu üzerine, Almanya'da son zamanlarda uyumun en önemli konulardan biri olduğunun görüldüğünü, aktif uyum çabalarının karşısında başka bir seçenek olmadığının da anlaşıldığını belirtti.
Her zaman ''misafir işçilerden'' söz ettiklerini, günün birinde bu insanların ülkelerine döneceklerinden hareket ettiklerini kaydeden Merkel, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ancak burada kaldılar ve çoğu tartışmada da Türkiye'de bile artık 'gerçek bir Türk' gibi görülmediklerini duyuyoruz. Bu demektir ki, bu ülkenin burada 3. ve 4. kuşakta yaşayan Türklerle ilgili sorumluluğu vardır. Bu insanlara da, Almanya'da yaşayan diğer insanlar gibi kaliteli yaşama katılabilmeleri için eşit fırsatlar verilmesi gerekir. Çok kültürlülük çabaları sonucunda paralel toplumların ortaya çıktığını da gördük ve bunun bir çözüm olamayacağını, ortak çabaların gerekli olduğunu, Ulusal Uyum Planının da bunun bir ifadesi olduğunu ve uyumun anahtar teşkil ettiğini anladık. Uyumun ve asimilasyonun ne olduğu konusunda tartışılabilinir.
Öyle zannediyorum, tartışmaları başlatan şey, Başbakan Erdoğan'ın 'asimilasyonun insanlık suçu olduğu' şeklindeki sözleri oldu. Bu, böyle bir şeyin Almanya'da yaşanmakta olduğu şeklinde bir intiba yarattı. Bunun böyle olmadığını açıkça ortaya koyduk. Burada insanların kültürel kimliğini ellerinden alma gibi bir çaba yok. Bu benim, din özgürlüğü, hoşgörü ve yaşanılan ülkenin dinine, kültürüne ve tarihine saygı duyulmasıyla ilgili anlayışıma ters.'' Başbakan Erdoğan ile birlikte bir grup öğrenciyle uyum konusunda tartıştıklarını hatırlatan Merkel, ''Uyumun başarılı olduğunu söylediler. Ben hiçbir şeyin başarılamadığının söylenmesine karşıyım. Hiçbir sorunun olmadığını söylemek de yalan olur. Okullardan eğitimlerini tamamlamadan ayrılan Türk öğrencilerinin sayısı Almanlardan daha fazla. Liseyi bitiren Almanların oranı yüzde 30 ile 40 iken, Türkler arasında bu oran yüzde 18'dir. Daha yapılacak çok şey var ve zaman azalıyor. Demografik değişikliklerden dolayı günümüzde büyük kentlerde okullara kayıt olan öğrencilerin yaklaşık yarısı göçmen kökenli. Eğer eğitim öncesi dil öğrenilmesiyle ilgili sorun çözülemezse, gelecekte mesleki yaşamdaki sorunların çözülmesi de zorlaşacaktır'' dedi.
GÜNEY KIBRIS SEÇİMLERİ VE KOSOVA
Güney Kıbrıs Rum kesiminde yapılan seçimlerin sonuçlarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de Merkel, ''Kıbrıs (Rum kesimi) seçimiyle ilgili yorum yapamam. Tabii ki, kalbimizin bizim partimize yakın görüşleri paylaşan bir adaydan yana olduğunu herhalde saklamaya gerek yok. Şimdi son tur seçim sonuçlarını beklemek lazım. Seçimlerden sonra bizi bekleyen, Türkiye ve Kıbrıs ile ilgili bir dizi konu var. (Rum yönetimi lideri Tasos) Papadopulos ile sürdürdüğümüz ilişkileri yeni seçilecek başkanla da sürdüreceğiz'' dedi.
Merkel, Kosova'nın bağımsızlığını bugün tanıyıp tanımayacakları sorusu üzerine de, bunun hemen bugün olmayacağını, dışişleri bakanlarının Kosova'da yapacakları görüşmeden sonra AB ülkelerinin bir karar alacaklarını söyledi.
Rusya ve Sırbistan'ın farklı görüşleri savunmalarının AB ülkeleriyle olan ilişkileri bozmayacağını, özellikle Rusya ile çok sağlam ilişkilerin bulunduğunu ifade eden Merkel, BM Güvenlik Konseyinde de konunun yeniden ele alınacağına işaret etti.
Merkel, Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesinin bölgedeki diğer halk gruplarının da bağımsızlıklarını ilan etmesine yol açıp açamayacağının sorulması üzerine, ''Kosova'nın bağımsızlığını biz ilan etmedik. Kosova yönetimi kendisi ilan etti. Şimdi bizim de bu durumda neler yapabileceğimizi düşünmemiz lazım'' dedi.
Bosna-Hersek'teki halk gruplarıyla da görüşeceklerini ifade eden Merkel, bölgedeki ülkelere Avrupa perspektifi verilmediği takdirde bu ülkelerde demokrasi ve ekonomi alanında önemli gelişmelerin kaydedilemeyeceğini, Avrupa perspektifi için de azınlıklara saygı duyulmasının ve AB prensiplerine uyulmasının şart olduğunu söyledi.
Almanya'nın Afganistan'da tehlikeli görevlerden kaçındığı şeklindeki haber ve eleştirileri sert bir dille reddeden Merkel, Afganistan'daki görevin askeri bir misyon olduğunu, ülkenin her bir bölgesinde tehlikelerin bulunduğunu belirterek, ''Alman askerlerinin buradaki görevi, her bölgedeki görevler kadar tehlikeli. Sadece kuyu kazıp, yeniden imara katkı sağlamıyoruz. Taliban saldırdığında, biz kuyumuzu kazmaya devam edelim diyemeyiz'' şeklinde konuştu.
Merkel, Afganistan'da ISAF bünyesinde görev yapan askerlerin görev sürelerinin uzatılacağı ve ülkenin güneyinde terörizmle mücadele kapsamında görev yapan KSK kısa adlı özel komando timinin de geri çekileceği şeklinde çıkan haberlerle ilgili olarak da, şu an hiçbir değişiklik planlamadıklarını, sonbaharda Federal Meclisin bu konuda karar alacağını söyledi.
İsrail'in 60. kuruluş yıl dönümü nedeniyle bu ülkeye giderek parlamentoda bir konuşma yapacağını ve bunun kendisi için büyük bir şeref olduğunu kaydeden Merkel, Orta Doğu sorununun çözümü konusunda da iki devletli bir çözümü desteklediklerini, İsrail'in yanı sıra Filistin halkına da sorunlarının çözümlerinde yardım edeceklerini sözlerine ekledi.
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 13:48