Ekonomi
  • 9.5.2002 13:40

MİLLİ PRODÜKTİVİTE MERKEZİ BAŞKANI IMF'Yİ TOPA TUTTU

KAYNAK : Haber Vitrini TURAN ASLAN İSTANBUL- Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) Başkanı Güngör Yener, Türkiye'nin kalkınmasının IMF reçetesiyle olmayacağını söyledi. Yener, Ekonomik Denge dergisine yaptığı açıklamada, MPM'nin uzmanlık alanı olan norm kadro ve verimlilik çalışmalarından faydalanılmadığını belirterek, "Siyasi otorite bizden hizmet isterse, biz IMF, Dünya Bankası reçetelerinden, AB'nin bize zoraki kabul ettirmek istediği modellerden çok daha ulusal bünyemize uygun modelleri, kaynakların nasıl kullanılabileceğini, insan bazında da üretim bazında da bunların hepsinin hazırlıklarını yapmış, elimizde doneler olan bir kurumuz. Bizden istifade edilmiyor. Türkiye'de MPM gibi bir kurum yok. Burası hükümet, işçi ve işveren temsilcilerinin dengeli bir biçimde yönetimde bulunduğu tek kurum" dedi. "UZMAN BİR KURULUŞUZ" MPM'de çok büyük projeler yaptıklarını vurgulayan Yener, "Cumhurbaşkanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı, Kara kuvvetleri Komutanlığı, bir çok kamu kurumun norm kadro çalışmalarını yapıyoruz. Bu konuda uzman kuruluşuz. Kurumların artan taleplerin karşılamaya çalışıyoruz. Bunun yanında verimlilik ölçme çalışmalarımız var. İller bazında çalışmalarımız bulunmaktadır. Bu il faaliyetlerimiz dolayısıyla Ankara'da değil ama Anadolu'da daha çok tanınıyoruz. Kalkınmada verimliliği bir yaşam biçimi olarak seçmemiz lazım. Türkiye'nin içinde bulunduğu kriz döneminde toplumun bütün katmanları bu sıkıntıyı hissediyor. Bu şekilde IMF reçeteleriyle, Dünya Bankaları reçeteleriyle, AB'nin empozeleriyle sorunlarımız çözülemez" diye konuştu. "TAKİP VAR İLGİ YOK" Türkiye'nin kendi ulusal karakterine uygun, kendi modelini, kendi kaynaklarını en iyi kullanabilmesi, yine kendisi gerçekleştirecek, kamu yönetimine de referans olabilecek uzmanlardan oluşan bir yapıya sahip olduklarını ifade eden, Yener, " Fakat bize bir müracaat yok. Devlet bu başarılı çalışmalarımızı yakından takip ettiği halde, gerekli ilgiyi göstermiyor. Fakat söylüyorum, Türkiye'nin kalkınması yabancı reçetelerle mümkün değil, kabul edilemez. Türkiye elbette Batılılaşmalı, AB'ye girmeli ama tek hedef bu olmamalı. Önce vasıflı insan gücümüzü ve dolayısıyla üretimi artırmak ve üretimde kaliteyi sağlamak olmalı. Yabancı mallara yönelim var. Halkı bilinçlendirerek bu davranıştan uzaklaşmak lazım. Bunun içinde sanayi ürünleri değil, her şeyde kaliteyi artırmak gerekir" dedi. "TÜRKİYE YATIRIMLARIN İÇİNDE OLMASI LAZIM" Ülke verimliliğinin fertlerden başladığını belirten Yener, "KOBİ'lerin canlanmasının sağlanması ve kalkınmanın böyle başlatılması çok doğru bir seçim. Bunun öncesi TOBB, KOBİ çalışması için model oluşturacak çok önemli kuruluş da Milli Prodüktivite Merkezi. Bu arada kurumun adını bundan sonra Türkiye'nin Verimlilik Merkezi veya Verimlilik Merkezi olarak kullanacağız. Verimliliği, aynı işin en düşük maliyetle, en iyi şekilde yapılması olarak tanımlıyoruz. Yani kaynağın en iyi kullanılması lazım. Ekonomik krizler tüketimi çok yavaşlattı. Bilinçsiz bir tüketim de var. Tüketimde de verimliliği artırmak lazım. Burada herkesin duyarlı olması gerektiği gibi, iş alemi de çok duyarlı olmalı. Modern tüketici profili de gelişiyor. İlk olarak kaliteli insan yetiştirmeliyiz, ikincisi kaliteli üretime ağırlık vermeliyiz. Türkiye kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri diye övünüyorduk. Şimdi buğday ve arpa ithal eden bir duruma düştük. Türkiye yatırımlar içinde olması lazım" şeklinde konuştu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:48

İLGİLİ HABERLER