Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Dr. Ömer Bolat, ''''Kişisel menfaat için olmayan, ülke ve toplum refahı için doğru, yapıcı eleştiriler ortaya koyduğunuz, iyi giden işlere de övgülerinizi, taktirlerinizi belirttiğiniz zaman kimse rahatsız olmuyor'''' dedi.
MÜSİAD Genel Başkanlığına yeniden seçilen Bolat, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan''ın da katılımıyla 16 Nisan''da gerçekleştirilen MÜSİAD
Genel Kurulu''nda yaptığı ve bazı eleştirileriyle dikkat çeken
konuşmasının yanı sıra ekonomi ve yabancı yatırımlar gibi konularla ilgili soruları yanıtladı.
TEBDİL-İ KIYAFET GÖRÜYORUZ
AB, dış politika gibi birçok konuya da değindiği Genel Kurul
konuşmasında, övgülerin yanı sıra yapıcı bir üslupla sundukları
eleştirilerin de bulunduğunu ifade eden Bolat, şunları söyledi:
''''Sayın Başbakan, konuşmamın sonunda konuşmamı beğendiklerini ve
okumak istediklerini söyledi. Yani siz kişisel menfaat için olmayan,
ülke ve toplum refahı için doğru, yapıcı eleştiriler ortaya
koyduğunuz, iyi giden işlere de övgülerinizi, taktirlerinizi
belirttiğiniz zaman kimse rahatsız olmuyor. Bu anlamda bizim bu
eleştirilerimizden rahatsız olmadıklarını ifade ettiler ve konuşmamın
metnini istediler.
Reel sektörün, piyasanın içinden gelen insanlar olarak ve
Anadolu''da 27 vilayette şubelerimiz olduğu için oralardan aldığımız
doğrudan bilgileri ve aksaklıkları ortaya koyduğumuz için çok iyi bir
''tebdil-i kıyafet'' görevi görüyoruz.
Bu önerilerden, eleştirilerden istifade etmek hükümet açısından da
çok faydalı olacaktır. Nitekim ortaya koyduğumuz birçok öneriler de
gerçekleştiriliyor. Bu anlamda da memnuniyet duyuyoruz.''''
-MÜSİAD''DAN 3İ FORMÜLÜ-
Bolat, 3 Kasım seçimlerinden sonra hükümetin hedefinin ''''3Y
formülü'''', yani yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele olması
gerektiğini söylediklerini aktararak, söyle dedi:
''''Gelinen aşamada diyoruz ki ülkemizdeki ekonomi yönetiminde hedef
''3İ formülü'' olabilir. Bu da istikrar, istihdam ve ilerleme.
Türkiye''nin geleceğe daha emin şekilde yol alabilmesi için bunlara
dikkat etmemiz gerekiyor.
Gelişmenin anahtarları da özellikle ekonomide, siyasette, düşünce
ve inanç hürriyetleri, teşebbüs hürriyeti anlamındaki yasakların
kaldırılmasında. Türkiye bir yeniden yapılanma sürecinde. Bu fırsatı
iyi değerlendirmemiz lazım.''''
-''''PİYASALARDA KIPIRDANMALAR BAŞLADI''''-
İhracat artışının sürmesinin ve enflasyonda yüzde 8 hedefini
tutturmada gösterilen trendin olumlu gelişmeler olduğunu ifade eden
Bolat, piyasalarda 3-4 aylık aşırı bir duraklamadan sonra yavaş yavaş
kıpırdamaların başladığını belirtti.
Kredi kartları borçlarında ödeme periyoduna girildiği için
piyasalarda satışların bıçak gibi kesildiğini kaydeden Bolat,
''''Piyasalarda ilk üç ayda çok ciddi durgunluk vardı, özellikle gıda,
tekstil ve inşaatta. Üyelerimizden aldığımız bilgilere göre otomotiv
sektöründe Mart ayı hızlı bir çıkışla 2004''teki yüksek temposunu devam
ettiriyor. Nisan''dan itibaren gıda da ciddi bir kıpırdama var'''' diye
konuştu.
Düşük enflasyona uyum çerçevesinde özellikle KOBİ''lerin
zorlandığını, kar marjlarının azaldığını kaydeden Bolat, hükümetin de
özellikle reel sektöre, KOBİ''lere, esnafa yönelik iyileştirme
tedbirlerini alması gerektiğini söyledi.
2004''te devletin 7.5 katrilyon ve özel sektörün 61 katrilyon lira
yatırım yaptığını, bu yıl da yatırım sürecinin devam ettirilmeye
çalışıldığını anlatan Bolat, işsizlik sorununa dikkat çekti.
Bolat, ''''İşsizlik azaltılamadığı için üzüntü duyuyoruz, ama geçen
yıl işgücü piyasasına 649 bin kişi girdiği için 2.5 milyon işsiz
sayısı düşürülemedi. Eğer otomotiv, dayanıklı tüketim, büro işlem
makineleri gibi sektörlerdeki çok yüksek oranlı büyüme daha dengeli
olsaydı, o zaman kaymaklı baklava gibi olacaktı. Hem yüksek oranlı
büyüme, hem de işsizliği azaltan bir büyüme sergilenebilecekti'''' diye
konuştu.
DÖVİZİN DEĞER YİTİRMEMESİ LAZIM
Türkiye ekonomisinin 2005 yılında minimum yüzde 6.5-7 büyümesi
gerektiğini ve cari açığın 10 milyar doların altına indirilebilmesinin
önemli olduğunu belirten Bolat, şöyle devam etti:
''''Rahmetli Cumhurbaşkanımız Özal, (Türkiye ekonomisindeki
sıkıntılar her zaman dövize dayalı olarak çıkmıştır) diye söylerdi.
Dövizin, sıcak paranın teşviki ve tahrikiyle değerinin çok altında
kalmaması lazım. Faiz oranı ile döviz kurları arasında optimum
dengenin kurulması lazım. Bu konuda, Merkez Bankası''na (MB) önemli
görevler düşüyor. MB, 2004 yılı ekonomik raporunda yüksek reel faizden şikayet ediyor, ama MB çözüm yeri. MB''nın, enflasyonun yüzde 8''e düşürüldüğü ortamda, gecelik faiz oranını yüzde 15''lerin altına
düşürmesi lazım.''''
-''''YABANCI SERMAYE GİRİŞİNDE, BELİRLİ KISTASLAR OLMALI''''-
Doğrudan yabancı yatırımların gelmesini istediklerini, bu konuda
alınan teşvik önlemlerini doğru bulduklarını belirten Bolat, ilave
katma değer ve istihdam getiren doğrudan yabancı yatırımların faydalı
olacağını vurguladı.
Bolat, ekonomide yüksek oranlı büyümenin cazibesi ve AB tam üyelik
müzakere kararıyla beraber yabancı sermayenin Türkiye''deki şirketlere
önemli ölçüde ilgi duymaya başladığını ifade ederek, şunları kaydetti:
''''Mevcut şirketlerin alınması ilave istihdam ve katma değer
getirmiyor. Sadece bir defalık bir yabancı sermaye girişi oluyor.
Tabii burada belirli kıstasların da olması lazım.
Mesela biz, finans sektöründe, bankacılık sektöründe yabancı
sermayenin ağırlıklı bir yapıya gelmesini istemiyoruz. Bir ülkenin
ekonomi politikalarının kontrolünde ve koordinasyonunda bu ciddi bir
risk oluşturabilecek bir faktördür. Bu noktada bakıyorsunuz Almanya,
Fransa gibi ülkeler bile çok ciddi engeller oluşturuyorlar ve hoş
karşılamıyorlar. Bizim kraldan fazla kralcı olmamamız lazım. Dışbank
satışından önce yüzde 5 civarındaydı, bunun yüzde 15-20''ler seviyesini
aşmamasını diliyoruz.''''
Bolat, Türkiye''nin özellikle teknoloji yoğun sektörlerde doğrudan
yabancı yatırımları cezbetmesinin, büyümesine büyük ivme
kazandıracağını söyledi.
Düşük enflasyonlu ekonomiye uyum sürecinde bazı firmaların
rekabetten dolayı ciddi zorluklar çekeceğini, bu dönemde işletmelerini
satmak isteyenler olabileceğini ifade eden Bolat, ''''Dileriz ki
değerinden düşük bedellere bu işletmeler satılmasın'''' diye konuştu.
-''''SERMAYENİN RENGİ OLMAZ''''-
''''Sermayenin rengi olmaz'''' diyen Bolat, ülkenin, Körfez''den,
Doğu''dan gelen sermayeye de açık olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye''nin bu sermayeyi çekmek için gerekli enstrümanları
oluşturamadığını, bu konuda Hazine yönetiminin ciddi şekilde yavaş
kaldığını savundu.
Bolat, 1.5 trilyon dolarlık Körfez sermayesi içinde faiz
enstrümanı kullanmak istemeyen 400 milyar dolarlık sermaye bulunduğunu
bildirerek, ''''Bunlara yönelik enstrümanlar oluşturulabilseydik yılda 5
milyar ila 10 milyar dolar arasında sermaye çekmek mümkün
olabilecekti'''' dedi.
-AB MÜZAKERECİSİ...-
AB müzakereleri için baş müzakerecinin belirlenmesinin zamanının
geldiğini vurgulayan Bolat, ''''Bize göre bu baş müzakereci bir bürokrat
değil, siyasi otorite içinden birisi olmalı'''' diye konuştu.
Baş müzakerecinin yabancı dil bilmesinde, ülke ekonomisi,
Avrupalıların müzakere kültürü ve davranış şekilleri, psikolojileri
konusunda iyi bilgi sahibi olmasında fayda bulunduğunu anlatan Bolat,
''''Ülkenin ekonomik, toplumsal, dış politika menfaatlerini de çok iyi
kollayacak, kıran kırana müzakere edebilecek kapasitede biri olması
önemli. Bu profile uygun kişinin ismi o kadar önemli değil, bu
profilin doldurulması önemli'''' diye konuştu.
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:57