Eğitim
  • 11.10.2005 10:07

OECD''DEN İMAM HATİP RAPORU

İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı''nın (OECD) ''''Türkiye''de temel eğitim'''' konusunda hazırladığı raporda, ihtiyaç fazlası imam hatiplerin imkânlarının, diğer okullar için kullanılması önerildi. Toplantıda tartışıldı OECD''ye bağlı 5 kişilik heyetin 1-8 Ekim arasında Ankara, İstanbul, Trabzon ve Van''daki eğitim kurumlarında yaptıkları incelemelerin ardından hazırladıkları rapor, dün The Marmara Oteli''nde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik''in katıldığı basına kapalı toplantıyla tartışıldı. Hükümetin isteği Hükümetin isteğiyle hazırlanan ve finansmanını Milli Eğitim Bakanlığı''nın sağladığı 130 sayfalık raporun imam hatip liselerine değinilen 169. maddesinde şöyle denildi: ''''OECD ekibinin gözlemleri imam hatip okullarının gerçek rolünün ''meslek okulları'' olarak dar sınıflandırılmasından daha geniş olduğu yolundadır. Kamu hizmetlerinde dini konumların doldurulmasına yönelik kimseler için olan talep bu okullara yapılan kayıttan çok daha azdır. Sadece erkekler Kesin rakamlar alınmamasına rağmen tahminen her yıl 3 binin altında yeni dini eğitim görmüş kimseye ihtiyaç duyulduğu ve bu konumların sadece erkekler tarafından doldurulduğu şeklindedir.'''' Raporun ''''Öneriler'''' bölümünde de yine imam hatipler konusunda şu görüşlere yer verildi: ''''Daha fazla ihtiyaç duyulmayan din mesleği konusunda eğitim veren ve kapasitelerinin altında kullanılan imam hatip liselerinin imkânlarını, artan ortaöğretim talebini karşılamak adına diğer genel, mesleki ve teknik okullar için kullanarak bu imkânları daha verimli değerlendirin'''' RAPORDA NELER VAR? Türkiye''deki dershane sektörü OECD için büyük bir kaygı kaynağıdır. Dershanelerin bir bölümü tam ölçekli özel eğitim kurumlarına dönüştürülmeli. MEB ve YÖK arasındaki yasal bağlantılara rağmen, gerçekte YÖK''ün anayasadan kaynaklanan bağımsızlığı iki kurum arasındaki iletişimi ciddi biçimde engellemektedir. Türkiye''de kız ve erkek öğrenciler arasında eğitime erişimdeki fırsat eşitsizliği ortadan kaldırılmalı, bölgeler-kentler ve kırsal alanlar arasındaki eşitsizlikler daraltılmalı, kadınların işgücüne ve toplumsal hayatın diğer boyutlarına tam katılımı sağlanmalı. 10 yıl zorunlu... Hükümet tarafından okullaşma oranlarındaki farklılıkların özellikle kızların katılımındaki eksikliğin ortadan kaldırılmasına öncelik verilmesi ve zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarma girişimi yerine 8 yıllık eğitimde kalitenin yükseltilmesine çalışılmalıdır. Hükümet, gelecek 10 yılda zorunlu eğitimi 10 yıla çıkararak, 9. ve 10. sınıflarda hem genel eğitim hem de mesleki eğitimi kapsayan bir program uygulamalıdır. (milliyet)

İLGİLİ HABERLER