Gündem
  • 10.9.2007 12:13

ÖLDÜRME YETKİSİ’ ANAYASADAN ÇIKARILIYOR

Yeni anayasa hazırlanırken, mevcut anayasada bulunan güvenlik güçlerinin öldürme yetkisi ile olağanüstü hal dönemlerinde uygulanan SS kararnamesi çıkarma yetkisi çıkarıldı. Yeni anayasa yaşama hakkını güçlendirecek.

12 Eylül’ün 27’nci yıldönümünde 12 Eylül darbesini gerçekleştirenlere yargı yasağı getiren Geçici 15. maddenin de kaldırıldığı ‘sivil anayasa’ taslağında, askeri yönetim dönemlerinde sıkça ihlal edilen yaşam hakkı güvence altına alınıyor. Prof. Ergun Özbudun yeni anayasada; güvenlik güçlerinin “öldürme yetkisi'' ile olağanüstü hal dönemlerinde uygulanan SS kararnamesi çıkarma yetkisinin yer almayacağını açıkladı.
      Haberin devamı Radikal gazetesinin haberine göre; AK Parti yönetiminin bir grup akademisyenle birlikte hazırlığını yaptığı yeni anayasa taslağında yaşam hakkı güçlendiriliyor.
      Taslakta, mevcut Anayasa’daki olağanüstü hal (OHAL) ve Sıkıyönetim dönemlerinde, “yetkili mercinin emriyle silahla öldürme yetkisi'' veren düzenleme yer almıyor. OHAL (Olağanüstü Hal Uygulaması) dönemlerinde yargı denetimi dışında tutulan ve geçmişte “SS kararnameleri'' (sansür-sürgün) olarak adlandırılan kanun hükmünde kararname (KHK) çıkarma yetkisine de son veriliyor.
     
      YÜRÜRLÜKTEKİ ANAYASA NE DİYOR?
      Mevcut anayasadaki 17. madde şöyle: “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
      Meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.'' Maddenin son bölümünde sıralanan ‘istisnalar’, OHAL ve sıkıyönetim dönemlerinde yaşam hakkının yüzlerce kez ihlal edilmesine adeta ‘anayasal güvence’ olmuştu.
     
      ÖZBUDUN: ÖLDÜRME YETKİSİ KALKTI
      Anayasa taslağında, OHAL ve sıkıyönetim koşullarında yaşam hakkının ihlaliyle öldürmeye koruma sağlayan ifade madde metninden çıkarıldı. Taslağı hazırlayan bilim ekibinin başkanı Prof. Ergun Özbudun, “Öldürme yetkisi kalktı. Referansı da maddedeki yaşam hakkı. Bu yetki madde metninden yani yaşam hakkını düzenleyen hükümden (17. madde) çıkarıldı'' yanıtını verdi.
     
      OHAL HUKUKUNA DOKUNULABİLECEK
      Mevcut Anayasa’nın 121. maddesinde olağanüstü hal süresince cumhurbaşkanının başkanlığında toplanacak Bakanlar Kurulu’nun olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda KHK’ler çıkarabileceğini belirliyor.
      Doğu ve Güneydoğu Aanadolu bölgelerindeki birçok il yıllarca OHAL şartlarıyla yönetilirken Bakanlar Kurulu’nca onlarca KHK çıkarılmış, olağan yasaların yerine bölge sansür-sürgün kararnameleri (SS) olarak da anılan bu KHK’lerle yönetilmişti. OHAL kararnamelerinin uygulanması sonucu binlerce hak ihlali yaşanmasına karşın, kararnameler Meclis gündemine de yargı denetimine de getirilememişti.
      Prof. Özbudun, taslakta hukuk devleti olma, insan odaklı bir anayasa yapma ve sivil bir anayasa yapma hedefindeki önemli düzenlemelerden birinin de OHAL hukukuna dokunulması olduğunu şöyle açıkladı: “Hazırladığımız taslakta, OHAL dönemlerinde kanun hükmünde kararname (KHK) çıkarma yetkisine son veriliyor. Çünkü, bu KHK’ler yargı denetimine de tabi değildi ve bugüne kadar da çok tartışmalı konuydu. Dedik ki; OHAL kanunlarında çok geniş yetkiler var ve bunlar yargı denetiminin dışında, bu düzenlemeler hukuk devletine uymuyor. Kaldırılması gerekiyordu.'' Hukukçular, anayasada yaşam hakkı konusundaki düzenlemelerin yetersiz kalacağını düşünüyor ve polise sıkıyönetim ve OHAL kanunları kadar ‘hukuku zorlayan’ yetkiler veren Polis Vazife ve Selahiyetleri Hakkında Kanun’da da acil değişikliğin şart olduğuna, aksi halde anayasadaki kısmi iyileştirmelerin kâğıt üzerinde kalacağına dikkat çekiyor. Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 16:27

İLGİLİ HABERLER