Ölen Ermeni Patriği Mesrob'un 10 yıllık sırrı
Nadir görülen bir bunama hastalığı nedeniyle 10 yıldır bilinci olmadan yaşayan Patrik II. Mesrob öldü. Amansız bir hastalık olan ve Frontotemporal demans adıyla bilinen beyin hasarına neden olun bu bunama hastalığının bir tedavisi ve çaresi de bulunmuyor.
2008 yılı Mayıs ayında hastaneye yatırılan Patrik II. Mesrob’un sağlık durumu, tam 10 yıl boyunca gizlendi. yakalandığı amansız hastalık nedeniyle, 2008 yılından bu yana bilinci kapalı bir şekilde Surp Pırgiç Hastanesi’nde yatan Patrik Mesrob Mutafyan’ın iyileşmesi için yedi yıldır ilk kez Ermeni toplumun genelini kapsayan bir oruç çağrısı yapılmıştı.
Patrik II. Mesrob hastanedeki odasında Müron adı verilen kutsal Mesih yağı denilen bir yağ sürülerek tedavi edilmeye çalışılıyordu.
Patrik Mutafyan 14 Ekim 1998’de Patriklik makamına seçilmişti ancak 10 yılı aşkın süredir frontal demans rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekteydi. Patrik Mesrob II 2008 yılında ortaya çıkan rahatsızlığının ardından görevini yerine getiremiyordu. 2015 yılında Adli Tıp Kurumu Patrik Mutafyan'ın görevini yerine getiremediği yönünde bir rapor vermişti.
Patrik Mesrob II'nin 8 Mart 2019 günü öğle saatlerinde kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği açıklandı. Patrik Mutafyan için gelecek Pazar (17 Mart) cenaze töreni yapılması bekleniyor. Patrik Mesrob II'nin naaşının cenazeden iki ya da üç gün katafalkta ziyarete açılması planlanıyor.
Patrik Mesrob II'nin naaşı öğleden sonra Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi'nden Kumkapı Ana Kilise morguna getiridi. Saat 16.00'da Kilise'de kısa bir ayin yapıldı, ayini Başrahip Tatul Anuşyan yönetti. Patirkhane binası cephesine de siyah bayraklar asıldı.
Toplumdan gizlediler
Başhekim Akdağ’ın hastalığın tespiti sürecine ilişkin açıklamaları çok daha çarpıcı. Hastalığın 2004 yılında ortaya çıktığını kaydeden Akdağ, süreci şöyle özetliyor: “2006 yılında bu alanda dünyadaki en önemli hekim olan Prof. Marsel Mesulam, kesin raporunu vermişti. Mesulam Chicago’da bulunan, Northwest Tıp Fakültesi’nde nöroloji bölümünü yönetiyor. Aslında İstanbul doğumlu olan profesör, o tarihte bir kongre için Antalya’da bulunmaktaydı ve özel davet üzerine İstanbul’a geldi. Doktor 2006’da bu teşhisi koyduğunda maalesef artık yapılabilecek hiçbir şey yoktu. Frontotemporal demans tedavisi için Prof. Dr. Engin Eker, Prof. Dr. Hulusi Kaptanoğlu ve bir de psikologdan oluşan grup tedaviyi sürdürüyordu. 2007 yılında ise kati teşhis konuldu, beyindeki muhakeme ve idrak melekelerini yürüten kısım zarar gördüğü için karar verme yetisi olmayacağından Patrik II. Mesrob için iş görmezlik raporu düzenlendi.”
Kendisini o dönemde bildiklerini açıklamadığı için eleştirenler olduğunu söyleyen Akdağ, “Biz o dönemde bildiğimiz her şeyi Patrikhane’yle paylaştık. Tüm raporlar gecikmeksizin iletildi. Bizler etik olarak hastanın sahibi olmadığımız için açıklama yapılabilecek konumda değildik” diyor.
Görünen o ki, Patriğin sağlık durumunun üç yıl boyunca Ermeni toplumundan neden ve kim tarafından gizlendiği sorusunun yanıtı Patriklik yetkililerini işaret ediyor.
Güncellenme Tarihi : 8.3.2019 21:23