Spor
  • 3.10.2022 10:27

Otoritelerin derbi öfkesi.. Hayatımızın iki saatini çaldı

Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasında Vodafone Park'ta oynanan derbide Beşiktaş ile Fenerbahçe 0-0 berabere kaldı. Rachid Ghezzal'ın oyuna girdikten sonra işleri değiştirdiği derbide yıllar sonra bir ilk yaşandı. Öte yandan Hürriyet Gazetesi yazarları Uğur Meleke ve Güntekin Onay, Dolmabahçe'deki sessiz derbiyi değerlendirdi. Onay, beraberliğin faturasını ona kesti...

Derbi için ortak görüş: "Büyük hayal kırıklığı"

Beşiktaş ile Fenerbahçe'yi karşı karşıya getiren derbi mücadelesinde ortaya konan futbol spor yazarlarından geçer not almadı.

SPOR YAZARLARI NELER DEDİ?

UĞUR MELEKE: SIFIR GOL, SIFIR OYUN, SIFIR PUAN

Cumartesi günü Arsenal-Tottenham’ı, pazar öğleden sonra City-United’ı izledikten sonra Beşiktaş-Fenerbahçe’yi seyredemeyenler için kısa bir özet yapayım: Vodafone Park’ta 20-30 saniye Futbol oynanıyor. Sonra bir ikili mücadele yaşanıyor, oyun duruyor, iki kişi yerde. Hakeme bakıyoruz, o da ne yapacağını bilmiyor. Sadece iki kolunu açmış, bana doğru koşmayın işareti yapıyor. Sonra birilerine bir şeyler anlatıyor. Ya da mücadele bölgesine koşarak elleriyle “topa müdahale” jesti yapıyor. Ki bu işareti görünce anlıyoruz ki orada faul var!

HAYATIMIZDAN 2 SAAT ÇALINDI

Maç 20:04’te başlıyor. Devre 20:52’de bitiyor. İkinci yarı 21:12’de başlıyor. Çünkü Türkiye’de hiçbir maç zamanında başlamıyor. Ve devre araları 15 değil 20 dakika sürüyor! Akşam 8’de başlayan hikaye, 10’da bitemiyor. Hayatımızdan iki saat çalınıyor aslında özetle.

SAHA YILDIZLARLA DOLUYDU AMA

Esasında dün Dolmabahçe’de forma giyen 32 futbolcunun kaliteleri ve CV’leri çok daha fazlasını vaadediyor. Saha Premier Lig deneyimlileri, Serie A golcüleri, milli takımda yıldızlaşıp ülkeye dönenlerle dolu. Ama maalesef oynanan oyun, isim listesinin bayağı altında. İsmael’in Beşiktaş’ının net tanımlanmış bir oyunu var:

Geride pas yapar gibi yapıyor Beşiktaş savunması. Sonra Weghorst’a uzun vuruyor. Hollandalı santrfor indirebilirse top kenara oynanıyor. Savunma arkasına deneniyor. Ve Muleka ya da Redmond ofsayta düşüyorlar! Dün son dakikalarda bunun bir-iki istisnası olsa da, genelde böyle gelişti dün Beşiktaş’ın hücum hikayesi.

ŞiKAYET ETMEYE HAKLARI YOK

Fenerbahçe de, sanırım Jesus’un 15 resmi maçlık serüvenindeki en düşük hücum pres vitesiyle oynadı dün. Sarı-lacivertliler o alışılmış kalabalık ön alan baskısına genelde gitmedi. Sanırım Jesus da İsmael’in takımının uzun top tercihini dikkate alarak vazgeçti hücum pres devamlılığından. Fenerbahçe de o coşkulu hücum presi yapmayınca oyununun eğlencesinin düştü bütünüyle.

70’li dakikalarda her iki hoca da oyuncu değişiklikleri yaptıktan sonra ufak tefek kıvılcımlar yaşandıysa da 0-0 için iki takımın da şikayetlenme hakkı yoktu bence. İki takımın da maksimum birer puanı hak ettikleri bir oyun vardı sahada.

SÜPER LiG’iN MLS ViZYONUNA iHTiYACI VAR

Amerikalılar şu sıralar alt liglerde bazı kural değişiklikleri yaparak futbolu hızlandırmanın yollarını arıyorlar. Bunlardan biri, sakatlanıp yerde 15 saniyeden fazla zaman kaybettiren futbolcunun kenarda 3 dakika kalması mecburiyeti. Muhteşem bir öneri. Süper Lig’in de ihtiyacı tam olarak bu.

Amerikan sporları dışındaki sporlar genelde böyle “3 dakika ceza” gibi kavramlara çok sıcak bakmayabilirler. Ancak onu da rahatlıkla şöyle revize edebilirsiniz: Sakatlanıp 10 saniyeden fazla yerde kalan oyuncu kenara gidecek. Ve bir sonraki düdüğe kadar oyuna giremeyecek. Oyunumuzu, derbilerimizi, ligimizi kurtarmanın bence tek yolu bu.

GÜNTEKİN ONAY: BEKLENTİNİN ALTINDA KALAN KEYİFSİZ DERBİ

Derbide taktiksel, fiziksel ve sert bir maç izledik. 2 takım da birbirine hiç alan vermedi. Beşiktaş, özellikle ilk yarı F.Bahçe’nin baskısı karşısında zorlanırken rakibinin ofsayt tuzağına 6 kez yakalandı. İlk yarıda sahada ne yaptığını daha fazla bilen taraf F.Bahçe idi. Beşiktaş ise orta alanı hiç pas yapmadan geçmeye çalıştı ve isabetli şut atamadan devreyi tamamladı.

Beşiktaş ile Fenerbahçe'nin golsüz berabere kaldığı derbi mücadelesi için yapılan yorumlar şöyle:

GOL İÇİN YETMEDİ - Ali Ece | Daha önce 3’lüde sağda kullandığı Gustavo’yu tam ortaya Weghorst’un başına diken Jesus, Beşiktaş’ın hava kuvvetleri komutanı Hollandalı santrforun kornerlerde arka direğe yakın çizgide pusuya yatmasına karşı da oyuncularını ekstra çalıştırmış. Valerien Ismael ise Fenerbahçe’nin güçlü ofansif yönlerine karşı oyuncularını defansif açıdan iyi hazırlamış olmasına rağmen Beşiktaş hücumlarındaki kronik ofsaytta kalma sorununa çözüm üretemedi: İlk yarı bittiğinde Beşiktaş’ın gol beklentisi 0.25’te kaldı. Beşiktaş’ın özellikle rakip yarı alandaki pas isabeti çok düşük kaldı. İkinci yarıda Weghorst hava kanalı kapalı olunca Ghezzal ve Gedson girene kadar Beşiktaş kenar forvetler Muleka ve Redmond’a uzun toplar şişirdi. Ghezzal ve Gedson girdikten sonra özellikle son bölümde daha bilinçli ve etkili yüklenen bir Beşiktaş vardı ama gol atmasına yetmedi. Fenerbahçe’de ise oyuna girenler çıkanları arattı. (FANATİK)

JESUS'UN ÖZ ELEŞTİRİ YAPMASI GEREKİYOR - Ömer Üründül | Beşiktaş'ta en büyük sıkıntı ileri uçtaydı. Beşiktaş orta sahası ve defansı takımı ayakta tuttu. Bana göre siyah-beyazlıların olmazsa olmazı hazır bir Ghezzal'dır. Jorge Jesus kafasına göre her maç bir şeyler yapıyor. Takımın en iyisi Crespo'yu çıkararak elindeki oyun hakimiyetini rakibe teslim etti. Öncelikle bu maçtan sonra kendine şöyle bir öz eleştiri yapmalı: "Maçın büyük bölümünde top bizdeydi. Rakibin ileri ucu sahada yoktu. Ama neden pozisyon üretemedik?" Hakem Volkan Bayarslan'ı bazı yanlış düdüklerine rağmen çok beğendim. Öz güveni vardı, oyuncu diyalogları iyiydi. (SABAH)

NE ŞİŞ YANDI NE KEBAP - Şansal Büyüka | Beşiktaş’ın daha iyi başlayacağını düşünenler yanıldılar… Fenerbahçe rakip sahada oynamasından, tribünlerdeki 50 bine yakın seyirciden etkilenmeden oyuna iyi ve organize bir başlangıç yaptı... Fenerbahçe her maçta olduğu gibi önde basmaya, hatta kaleci Ersin‘e bile baskı yapmaya başlayınca, Beşiktaş oyun kurmakta, savunmadan organize çıkmakta, geçiş oyununu oynamakta zorlandı... Özellikle ilk 10 dakikada mutlak bir Fenerbahçe hakimiyeti vardı... Sonraki dakikalarda Beşiktaş toparlandı, çıkmaya başladı... Ancak bu defa her atakta ofsayta yakalandı... Öyle ki yardımcı hakem Aleks Taşcıoğlu hemen her Beşiktaş atağına ofsayt bayrağını çekerken adeta fazla mesai yaptı... İlk yarının son dakikasında Valencia‘ya ceza alanı yayı üstünde, yani çok kritik bir noktada yapılan faul vardı, o pozisyona da gözlerini kapattı... Bayarslan belli ki, ne şiş yansın, ne kebap yansın istiyordu...İkinci yarıda roller değişti... Beşiktaş önde öyle bir basmaya başladı ki, Fenerbahçe ilk beş dakika neredeyse nefes alamadı... Kısa sürdü bu, Fenerbahçe toparlandı... Son 15 dakikaya kadar ceza alanlarının unutulduğu bir orta saha oyunu oynandı... Ligin en fazla gol atan iki takımı ile en rahat gol yiyen iki takımının maçının golsüz biteceği hiç aklıma gelmezdi... Ancak forvetler o kadar yetersiz kaldı ki, savunmalar o kadar iyi oynadı ki, golsüz bir sonuç kaçınılmaz oldu... (MİLLİYET)

OFANSİF YÖNÜ - Reha Kapsal | Fenerbahçe her zamanki gibi ön alan baskısıyla maça başladı ama top ayağındayken hücumda Valencia'nın başarılı performansına İrfan ve Pedro ayak uyduramayınca üretkenlikte sıkıntı yaşadı. Rakip alana da yerleşemedi. Bu maç için orta dörtlüde Henrique ile başlamak, ileride de benzen anlayışta olan Pedro ve İrfan'ı aynı anda kullanmak, hücum performansını kötü yönde etkiledi. Jorge Jesus'un oyuncu hamleleri tutmadığı gibi sarı-lacivertliler oyun olarak da geriye gitti. Maçın geneline bakıldığında her iki takımda oyunun ofansif yönünde top ayağındayken hücum etmekte ciddi sıkıntı yaşadılar. Bu hücum kurgusu iki takımda da eksikti. Ta ki Valerien İsmail'in yaptığı doğru oyuncu değişiklikleri siyah-beyazlıların oyun kalitesini artırdı ve momentumu yakaladığı anlarda iki tane net gol fırsatından yararlanamadılar. (FOTOMAÇ)

DENGE OYUNU - Ali Gültiken | Sıradan bir kilidi açmak için sıkıntı olduğunda başvurulacak adres bellidir. Çilingire başvurursunuz... Futbolda ise bu işin karşılığı yaratıcı ve yıldız oyunculardır. Oyun sıkıştığında onların bireysel yeteneklerine ve inisiyatif almalarına ihtiyaç duyarsınız. Dün iki takım karşılıklı olarak oyunu öyle bir kilitlediler ki ikisi de neredeyse rakip kalelere şut atamadı diyebiliriz. Ta ki teknik adamlar oyunun son çeyreğinde oyuncu değişiklikleri yapana kadar... Bu hamleler hem oyunu renklendirdi hem de pozisyonlar geldi. İki takım da maçı bir şekilde kontrol altında tutup, müsabaka boyunca bu tür pozisyonları yaratabilme adına çok sabretti. Bu kurgunun karşılığını almaya da en çok yaklaşan taraf Beşiktaş oldu. Oyun olarak ilk yarısı çok fazla keyif vermese de son 10 dakika en azından ortaya konan baskı ve etkili oyun Beşiktaş adına ilerisi için ufak bir teselli oldu. Kazanmaya bu kadar yaklaşmışken kenarından dönmek diye buna denir... (SABAH)

PENALTI TARTIŞILIR - Deniz Çoban | Beklenenin aksine atmosferi düşük bir derbi oldu.Hakemleri zorlayacak ve kritik kararlar vermek zorunda bırakacak bir pozisyon yaşanmadı. Tartışılacak bir ceza sahası pozisyonu ya da tartışılan bir kırmızı kart pozisyonu olmadı. Oyuncular iyi niyetli ve hakem kararlarına saygılı davrandılar. Maçın hakemi maç içerisinde bazen faul ve kart hataları yaptı. Ancak bu hatalar oyunun gidişatını etkileyecek önemli hatalar değildi. 55’te Saiss-Serdar Aziz mücadelesinde Fenerbahçeliler penaltı beklediler, hakem devam dedi. Saiss eli ile kendine alan açmaya çalışırken risk almış görünüyor. Tartışılacak bir pozisyon ama “siyahla beyaz kadar açık bir penaltı” diyemeyeceğimiz bu pozisyonda hakemin yorumuna saygı duymamız gerektiğini düşünüyorum. Ama sonrasında Alli’nin Szalai’ye faulü net sarı kartı gerektirirdi. 60’ta Saiss’in eline çarpan pozisyon penaltı olmazdı, devam doğru karardı. 83’de Batshuayi’nin Ghezzal’a faulünde faul yeterliydi, sarı karta gerek yoktu. 90+3’te Fernandes’in Alioski’ye faulünde çıkan sarı kart doğruydu. (FANATİK)

İLGİLİ HABERLER