Medya
  • 6.1.2004 01:36

ÖZKÖK'ÜN BAŞLATTIĞI GENÇ GAZETECİLER KİMİ ÖRNEK ALMALI TARTIŞMASI ALEVLENDİ

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün, geçen cumartesi kaleme aldığı ‘Yeni gazetecilik modelleri’ başlıklı yazı, medyada ‘genç gazeteciler kimleri örnek alacak?’ tartışması başlattı. Özkök’ün, Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu’nun artık müzelerdeki yerlerini aldığı, bugün yeni modeller aranması gerektiğini ifade etmesi, aynı gazetenin diğer yazarı Emin Çölaşan’ı kızdırdı. Çölaşan, İpekçi ve Mumcu’nun gazetecilik anlayışlarını savunarak, Özkök’e katılmadığını ifade etti. Milliyet Gazetesi’nin eğitim editörü Abbas Güçlü ise konuyu tartıştığı yazısında, Özkök’ün aksine Doğan Grubu gazetelerinde bugünlerde Abdi İpekçi tarzının özlenmeye başladığını ifade etti. Milliyet Gazetesi’nin başka bir yazarı Derya Sazak, konuyu ele aldığı yazısını, “Sahi genç iletişimciler hangi tür gazetecilik anlayışını örnek alacak? ‘Mini Etekli Kızı Paris’te diri diri yaktılar!’ manşetini mi?” ifadesiyle bitirerek, Hürriyet’in bir çarpıtma haberine gönderme yaptı. Sazak, Özkök’ün, ‘salt gazetecilik, bağımsız duruş, etik değerler, ilkeli olmak, tutarlı davranmak ve cesaret’ gibi mesleki değerleri, ‘müzelik’ ithamıyla küçümsediğini savunarak, “Medyada yeni rol modelleri sorgulanacaksa, kişilerin ötesinde yitirdiğimiz değerler nedir onları sorgulamamız gerekmez mi?” diye sordu. Sazak medyadaki değişim için de öneri getirdi: “Medyada ‘rönesans’a her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Bu görev geleneği olan gazetelere düşüyor.” Prof. Dr. Bostancı: Rol model kişiler değil ilkeler olmalı! İletişim fakültesi hocaları ise rol modelin kişilerden ziyade meslek ilkeleri olarak belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Bostancı, “Bu tartışmayı Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu isimleri üzerinden yürütmek doğru olmaz. Çünkü onların yaptığı işin niteliğine ilişkin bir mutabakat ve ortak görüşten söz edilemez. İkisi de son derece siyasi mülahazaların içindedir ve farklı politik pozisyonları dolayısıyla onlarla ilgili kanaatler farklıdır. Rol modelleri ilkeler üzerine belirlemek lazım. Onların da ne olacağı basın etik kurallarında bellidir.” dedi. Prof. Dr. Şahin: Yeni modeller gerekli ama eskileri de geçerli! Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Şahin, 20. yüzyılda Türk gazetecilik tarihini yakından izleyen hiç kimsenin Abdi İpekçi ile Uğur Mumcu’nun en önemli rol modeller olduğu fikrine karşı çıkamayacağını söyledi. Şahin, polemiğe konu olan iki gazeteciyi şöyle değerlendirdi: “Ne var ki, ne Abdi İpekçi ne de Uğur Mumcu, en iyi oldukları alanlarda günümüz basını tarafından aşılabilmiş değiller. İpekçi’nin evrensel gazetecilik ilkelerine dayanan titizliği günümüz gazeteleri için hâlâ bir örnek oluşturuyor. Araştırmacı gazetecilik alanında Uğur Mumcu’nun araştırıcılığı özellikle hukuki dosyalara hakimiyeti hâlâ aşılabilmiş değil.” Bugün yeni modellere ihtiyaç olduğunu, ancak bunun eski modellerin iptal edildiği anlamına gelmediğini ifade eden Şahin, “Okulda soruşturmacı gazetecilik dersi veriyorum ve elbette Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu’dan söz ediyorum.” dedi. Ragıp Duran: Sorun kişiden değil sistemden kaynaklanıyor Gazeteci ve medya eleştirmeni Ragıp Duran da basında rol model tartışmasına ilginç bir örnekle katıldı. “Özkök’ün başlattığı ‘rol model’ tartışması gazetecilik eğitimi açısından önemli.” diyen Duran, şu açıklamada bulundu: “Özkök, gazeteci adaylarına örnek alacakları kişi olarak bir reklamcıyı ve kendisini gösteriyor. Bu yapılırken de, Türk basınında mesleki anlamda esas olarak olumlu iki şahsiyet olan İpekçi ve Mumcu dolaylı yoldan karalanıyor. Oysaki, bugün Türkiye medya manzarasında eksik olan, örnek alınacak olumlu bir gazeteci modeli değil, medya organlarının siyasi ve ekonomik iktidar odaklarından bağımsızlığıdır.” Özkök: Yeni rol modeli aramalıyız “... Türk gazeteciliğinin yeni kuşakları artık bu iki rol modelini müzelerdeki haklı yerine yerleştirip başka yeni modeller de aramak zorundadırlar. Bugün hâlâ Abdi İpekçi’nin yaptığı gazeteyi özlemek, nostaljik patinajdan başka bir anlam taşımaz. Uğur Mumcu’ya gelince... Uğur Mumcu kuşkusuz ki, Türkiye’ye araştırmacı gazetecilik anlayışını getiren insandır. Bu yanıyla Türk basın tarihinde tartışılmaz bir şekilde çok önemli yere sahiptir. Ancak köşe yazılarında kullandığı üslup bugünkü koşullarda tartışmaya açıktır. Çünkü bugün yaşasaydı ve aynı üslupla yazmaya devam etseydi maaşı, alacağı tazminat cezalarını karşılamazdı... Emin Çölaşan: Eskiler iyiyse özlenir ... Abdi Bey’in gazeteciliğini ve yaptığı gazeteyi bazen özlemek Ertuğrul Özkök’ün yazdığı gibi “nostaljik patinaj’’ değildir. “Eskiden ekmekler ne güzeldi... Nerde o eski şarkılar’’ özlemi de değildir. Eğer “geçmişte kalan’’ bazı şeyler kötü idiyse onlar zaten olumsuz anılır, özlenmez ve hayata geçirilmez. Ama iyi ve olumlu idiyse elbette özlenir ve saygıyla, hasretle, “nostaljik patinajla’’ bile olsa anılır... Güçlü: Özlenen Abdi Bey’in gazeteciliğidir! ... Bugün hâlâ Abdi İpekçi’nin yaptığı gazeteyi özlemek, nostaljik patinajdan başka bir anlam taşımaz diyor. Uğur Mumcu için de köşe yazılarında kullandığı üslup bugünkü koşullarda tartışmaya açıktır. Bugün için özlenen; Abdi Bey’in o günün koşullarında yaptığı gazeteler değil, Abdi Bey’in gazetecilik anlayışıdır. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:23

İLGİLİ HABERLER