"PAPA ŞİDDET, KAN, GÖZYAŞI VE ZULÜM ARIYORSA, HIRİSTİYANLIĞIN TARİHİNE BAKSIN"
DEVLET ARIK
ANKARA - Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Kasım ayında Türkiye'ye gelecek olan Papa 16. Benedikt'in İslamiyet'i hedef alan sözlerini ağır bir dille eleştirerek, "Bu sözler Papa'nın iç dünyasındaki kin, nefret ve düşmanlığı yansıtıyor. Önce aynayı kendine tutsun ve özür dilesin. Şiddet, kan, gözyaşı ve zulüm arıyorsa Hıristiyanlığın tarihine baksın" dedi. Bardakoğlu, Papa'nın bu sözlerinin dünya barışı için tehlikeli olduğuna da işaret ederek, Müslüman dünyasının bu oyuna gelmeyeceğini vurguladı.
Bardakoğlu, Papa'nın Türkiye ziyaretiyle ilgili de, "Böyle bir kanaatte olan İslam'ın Peygamberi'ne, kutsalına bu şekilde dil uzatan, küstahça sözler söyleyen bir insanın İslam dünyasına gelmesi, hangi anlamda barışa hizmet edecek?" yorumunu yaptı.
Bardakoğlu, Papa 16. Benedikt'in Almanya ziyareti sırasında İslam dünyasını hedef alan sözlerine sert tepki gösterdi. Bardakoğlu, Papa'nın bugün gazetelere yansıyan açıklamalarını büyük bir üzüntü, kaygı ve dehşet içinde okuduğunu belirterek, "Bir din adamına hiç yakışmayan, fevkalade kışkırtıcı ve küstahça ifadeler. Dinlerin tarihsel uygulamalarını, o dine mensup insanların davranışlarını eleştirebiliriz, ama hiçbir zaman dinlerin kutsalına, dinlerin Peygamberleri'ne dil uzatamayız. Bu insanın kendi dinine saygısının gereğidir, ötekine saygının gereğidir. En tabi ahlaki prensiplerdir" diye konuştu.
Papa'nın ifadelerinin aynı zamanda evrensel ahlak ölçülerine de sığmayacağına işaret eden Bardakoğlu, "Hele hele iç dünyasındaki kini, nefreti, düşmanlığı yansıtıyorsa, çok daha vahim bir durumla karşı karşıyayız. Böyle bir kanaatte olan, İslam'ın Peygamberi'ne, kutsalına bu şekilde dil uzatan, küstahça sözler söyleyen bir insanın İslam dünyasına gelmesi, hangi anlamda barışa hizmet edecek. Papa'nın öncelikli olarak bundan dolayı özür dilemesi ve aynayı kendine tutması, şiddet, kan, gözyaşı, zulüm arıyorsa Hıristiyanlığın tarihine bakması lazım" tepkisini gösterdi.
Tarihte 10'a yakın Haçlı Seferi'nin Hıristiyanlığın, İslam'a karşı kininin, nefretin neticesinde yapıldığını vurgulayan Bardakoğlu, bu seferler neticesinde İstanbul'un talan edildiğini, Ortodoks Hıristiyanları'nın ve Yahudiler'in katledildiğini, zulme uğradığını hatırlattı.
Hıristiyanlar'ın o dönemde "İstanbul'da bir kardinal külahı göreceğimize, şeyhülislam kavuğu görelim" dediğini anlatan Bardakoğlu, Batı'da kilise adamlarında kin, nefret, önyargı ve hasmane tavrın hiç eksik olmadığını kaydetti. Kilise adamlarının İslamiyet'e her zaman bir engel olarak gördüğünün altını çizen Bardakoğlu, Hıristiyanlar'ın dünyayı "Hıristiyan dünya", "şeytani dünya" diye ikiye ayırdığını kaydetti. Papa'nın sözlerini "Haçlı zihniyetinin kutsal savaşçı anlayışın nüksetmesi, kendini dışa vurması, beyin arkasındaki tümörün söze dökülmesi" olarak nitelendiren Bardakoğlu, ifadelerin dünya barışı için tehlikeli ve kışkırtıcı olduğunu vurguladı. Müslüman dünyasının bu oyuna gelmeyeceğini dile getiren Bardakoğlu, Müslümanlar'ın buna akılla, bilgiyle ve vakarla cevap vereceğini söyledi.
"PAPA, SİYASİ TAVIR SERGİLEMİŞTİR"
Papa'nın "İslam'da Tanrı ile akıl arasında bağ yok" yönündeki sözlerine de değinen Bardakoğlu, şunları söyledi:
"Akılsızlık varsa, duyguya dayalı bir kin, nefret varsa inşallah bu sözlerde aramalıdır cevabını. Bu çok açık. İslam'da aklın yerinin olmadığını söyleyenler, önce kendi dinlerine baksınlar. Hıristiyanlığı, kilise kendi çıkarları için tahrip etti. Yaptığı tahribatı da akıl olarak gördü. Aklı o kadar devre dışı bıraktı ki, Batı insanı aydınlanma hareketi, reform yapmak zorunda kaldı, kiliseyi devre dışı bırakmak zorunda kaldı. Kilise, adeta Hıristiyanlığın öğretisini akıldan soyutları yerine kendi çıkarını koydu. Kulla Tanrı arasına girdi. İnsanların dindarlıkları üzerinde hegomanya kurdu. Kilisenin hiyerarşik örgütünün çıkarlarını koruma tavrı olarak görüyorum bu tavrı. Siyasi bir tavırdır. Hiçbir dine yakışmayan bir tavır, gerçek medeniyeti temsil etmeyen tavırdır. Bu tavırlar barış, diyalog için çok ciddi engellerdir. En büyük temennim, bunların Papa'nın şahsına münhasır kalmasıdır. Bütün kilise adamları şayet böyle düşünüyorsa çok vahim durumla karşı karşıyayız. Umarım diğer kilise adamları Papa'nın bu hasmane tavırlarına katılmadıklarını beyan ederler, onu kendi kiniyle baş başa bırakırlar."
Bardakoğlu, "Papa'nın Türkiye ziyaretini askıya alıp almaması gerektiği" konusundaki bir soru üzerine de Papa'nın hem kilise adamı hem de siyasi bir kişilik olduğunu bildirdi. Papa'nın Türkiye ziyaretini siyasi kişilikle yapacağını belirten Bardakoğlu, "O bizim devlet büyüklerimizin, siyasetçilerimizin bileceği bir iştir. Kişisel olarak bu beyanların uluslararası barış, karşılıklı saygı, sevgi ve diyalog önünde çok büyük bir engeldir" diye konuştu.
Dinlerin kavga ortamına sürüklenmemesi gerektiğini ifade eden Bardakoğlu, dinler üzerinde bu şekildeki bir duygusal kavganın insanlığı kaosa sürükleyeceği uyarısında bulundu. "Papa, din adamı gibi değil siyasetçi gibi ifade etmişse, o zaman bir an önce din adamı kimliğine bürünmeli ve dinlerin arzu ettiği barışı, hoşgörüyü, sevgiyi ifade etmelidir" diyen Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hani İsa sevgi için gelmişti? İslam'da akıl olmadığı ifade ediliyor. Kendileri İsa'yı Allah'ın oğlu yaptılar, cennetten yer sattılar, insanları cehenneme gönderdiler. Kilise adamları insanların kutsalı olan varlıkları üzerinde adeta ciddi bir sömürü kurdu. Otursunlar 3 Tanrı'yı akılla izah etsinler, Allah'ın oğlu olmayı, cennetten yer satmayı izah etsinler, ondan sonra başkalarının kutsalı hakkında söz söylesinler. Biz kutsalımıza, Peygamberi'mize bu şekilde dil uzatılmasına asla tahammül edemeyiz. Hz. İsa bizim de Peygamberimizdir. İslam ile Hıristiyanlığın farkı buradadır. Hıristiyanlık, kilisenin tahrikiyle kin ve önyargı üzerine kurulmuştur."