Gündem
  • 6.9.2009 00:00

'PKK'NIN AKITTIĞI KAN AKP ELİYLE TEMİZLENİYOR!..'

ANKARA - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''İçten ve dıştan gelen baskı ve telkinler karşısında tam bir teslimiyet hali gösteren Hükümet, millet ve devlet hayatımızın bütün direnç ve emniyet mekanizmalarını zayıflatmaya çalışmıştır'' dedi.
Bahçeli, ''60. Hükümetin ikinci yılı'' dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, hükümetin TBMM'den güven oyu almasının üzerinden iki yıl geçtiğini hatırlatarak, yeni dönemin en önemli tarafının ise TBMM'de MHP'nin de grup kurarak yer alması olduğunu ifade etti.
AKP'nin her yeni yılı ve her yeni hükümeti bir öncekini aratmış, ülkemizi kendi yarattığı buhranlara sürükleyerek tam bir kaosun eşiğine kadar getirmiştir.
Türkiye'yi karanlık bir tünele sokan iktidar partisinin, kendi aymazlıkları ve siyasi yeteneksizlikleri sonucunda ortaya çıkan olumsuzlukları, hakkında açılan kapatılma davasına bağlamaya çalışması ise müflis siyasetçi kurnazlığı olarak hatırlanacaktır.''
Açıklamasında, ''Özellikle hükümet eliyle oluşturulan siyasal karmaşa, tartışma ve çatışmalar kaygı verici seviyelere yükselmiştir'' görüşüne yer veren Bahçeli, Türkiye'nin iç ve dış güvenliğini, milli çıkarlarını ve milli bünyesini tehdit eden tahriklerin yoğunlaştığını ileri sürdü.

-''SİYASİ GERGİNLİK KONTROLSÜZ BİR BİÇİMDE TIRMANDI''

Geçmişte tek tek ve düşük yoğunlukta görülen bütün sorunların bu dönemde arttığını savunan Bahçeli, ''Diğer taraftan siyasi gerginliğin kontrolsüz bir biçimde tırmandığı, Cumhuriyet'in temel organları arasında yetki çatışması yaşandığı, Anayasal kurumların meşruiyet tartışmalarının içine çekilerek yara aldığı kargaşa ortamı Türkiye'yi ağır risklerle karşı karşıya bırakmıştır'' dedi.
Bahçeli, yıllardır sergilenen teslimiyetçi tavrın ve dış politika konularında yapılan ağır hatalar zincirinin yarattığı büyük kayıpların, telafisinin mümkün olmayacağı bir aşamaya kadar gelindiğini savundu.

-TERÖR-

''AKP zihniyeti, iktidar olduğunda Türkiye ölçeğinde yok denecek kadar azalmış terörü azdırmış ve milletimizin başına bela haline getirmiştir'' diyen Bahçeli, ''Hükümet bu dönemde silahlı teröristle pazarlık aşamasına geçmiş, İmralı ve Kandil, hükümetin işbirliği yaptığı adresler arasına girmiştir'' ifadesini kullandı.
Bahçeli, şunları kaydetti:
''Siyasi çözüm adı altında tezgah altı görüşmeler bir yandan devam ederken bölücü terör de dağda kanlı eylemlerini, şehirde ihanet provalarını sürdürmüştür. Sistematik hale getirilen saldırılarla kan ve gözyaşı üzerinden hükümetle el altından pazarlık yapılmaya başlanmıştır.
Geçmişte yapılan 'silahı bırak masaya gel' çağrısı siyaset eliyle tekrarlanmıştır. Dağdaki teröristlerin şehirde siyaset yapmaya davet edilmesi, etnik bölücülerin koruma altına alınması gibi arayışlar sinsi bir hazırlığın işaretlerini vermiştir.
Bu dönemde etnik ayrımcılığa zemin oluşturacak ve Türk milletini bölerek ayrı bir millet şuuru yaratılması amacına hizmet edecek dayatmalarla karşı karşıya kalınmıştır. Etnik kimlikler kaşınarak tahrik edilmiş ve milletimizi önce otuz altıya bölen başbakan sonra 'biriz, beraberiz' diyerek bölünerek bütünleşme gibi bir mantık garabetini savunmuştur.''
''Bölücü ihanet provalarının demokratikleşme normu görülerek övüldüğünü; milli hassasiyetlere sahip çıkmak, milli birliği, kardeşliği, bağımsızlığı ve tarihi savunmanın çağdışı ve ilkel bir tavır olarak mahkum edilmek istendiğini'' savunan Bahçeli, Türkiye'deki bölücü çevrelerin, bu gelişmeleri siyasi amaç ve hedeflerinin adım adım gerçekleşmesi yolunda önemli bir eşik olarak gördüğünü ve bundan cesaret aldığını ileri sürdü.
Bahçeli, ''ABD'nin desteği, AB'nin himayesi ve AKP'nin vesayeti altında Türkiye'de tahrik ve nifak tohumlarının atılmasında yeni bir zemin kazanıldığını'' öne süren Bahçeli, ''Sözde demokrasi, özgürlük ortamı ve fırsat adı verilen bu çözülmede; devletin en üst temsil makamları eliyle oluşturulan tepkisizlik ortamının, çok tehlikeli bir siyaset modelinin yerleşmesine kapı araladığını'' iddia etti.

-TÜRKÇE DIŞINDAKİ DİLLER-

Bahçeli, TRT'de Türkçe dışındaki dillerde yayının başlatılması sürecini de değerlendirerek, ''Eğitimde ikinci dilin resmileştirilmesine ve oradan İmralı canisini de içine alacak geniş kapsamlı bir af ile terörün ve teröristlerin aklanarak, döktükleri kanın AKP eliyle temizlenmesine doğru yol alınmıştır'' dedi. Bahçeli şunları kaydetti:
''İmralı'daki infaz şartlarının gevşetilmesi, buranın bir misafirhaneye dönüştürülmesi çabalarının arkasındaki niyet, bu sürecin teslimiyetle sona erecek yol haritasının ara istasyonları olarak görülmeye başlanmıştır.
Bütün bu gelişmelerle eşzamanlı olarak, Irak'ın Devlet başkanı olan eski peşmerge reisi, PKK terör örgütü ile AKP hükümeti arasında arabulucu rolü üstlenmiş, terörle mücadelede bütün inisiyatif yabancı mihrakların eline teslim edilmiştir.
Bahçeli, ''Hükümetin çatıştırıcı zihniyeti ordu, üniversite, adalet, emniyet gibi temel kurumlar arasında keskin görüş ayrılıklarına ve güvensizliklere neden olmuş, yargı, yürütme ve yasama arasında gerginlikler alabildiğine tırmanmıştır'' dedi.
Bahçeli, AK Parti'nin ''gerilim, tartışma ve çatışmaya dayalı kutuplaşma siyasetine hız verdiğini'' savunarak, şunları kaydetti:
''Cepheleşme devlet yapılanmasına da sıçramış, hukukun siyasete, siyasetin hukuka karıştığı, mahkeme kararlarının tartışıldığı bulanık ortam geride kalan iki yıla hakim olmuştur. Hükümetin çatıştırıcı zihniyeti ordu, üniversite, adalet, emniyet gibi temel kurumlar arasında keskin görüş ayrılıklarına ve güvensizliklere neden olmuş, yargı, yürütme ve yasama arasında gerginlikler alabildiğine tırmanmıştır.''
''Çürüme ve yozlaşma''nın toplum ve devlet hayatının her alanına sirayet ettiğini iddia eden Bahçeli, ''Siyasi ahlak da yozlaşmış, Başbakan hükümet olmanın bütün avantajlarını mahalli idareler seçimlerinde kullanmaktan asla utanç duymamıştır. Siyasi tarihimizde örnekleri görülmemiş seçim propaganda döneminde devlet imkanları sonuna kadar istismar edilmiştir'' dedi.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 15:20

İLGİLİ HABERLER