Gündem
  • 29.3.2011 00:01

PKK'NIN ARAMIZDA BİR ŞER OLARAK KALMASINI İSTEMİYORUZ!

Irak Parlamentosu'na hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütü PKK'ya karşı ortak mücadele etme çağrısında bulundu. Parlamentoya girişinde milletvekilleri tarafından ayakta karşılanan Başbakan Erdoğan, konuşmasına 'Selamünaleyküm' diyerek başladı. Birlik ve beraberlik mesajları veren Erdoğan, "Bu meclis çatısı altında sadece size değil, bütün Iraklı kardeşlerimize sesleniyorum. Bu meclis, Irak halkının iradesini temsil ediyor. Bu meclis, Irak'ın emanetini omuzlarında taşıyor. Burada çıkarılan her yasa, Irak halkına istikamet verecektir. Türkiye olarak milletin hür iradesini temsil eden böyle bir parlamentoyla gurur duyuyoruz" dedi. Bağdat'ın ilk isminin barış şehri olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bağdat, sanat ve medeniyetin beşiği olmuştur. Binbir Gece Masallarına da konu olan Bağdat, ortak medeniyetin gurur kaynağıdır. Bir Türk, hem İstanbul'la hem de Bağdat'la gurur duyar. Tüm Irak şehirleri bize, bizim şehirler kadar yakındır. 'Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz. Sora sora Bağdat bulunur' deriz. Biz kardeşiz sayın vekiller. Ortak tarih ve medeniyetimizle kardeşiz. Bir hafta önce Çanakkale'de 1. Dünya Savaşı'nda şehit olan kahramanları anma törenine katıldık. Orada mezar taşlarında 81 ilden isimler var. O mezar taşlarında Bağdat, Basra ve Kerkük'ten de isimler vardı. Kutul Amare'de Irak toprağını savunduysak, aynı şekilde Çanakkale'de Türkiye toprağını birlikte savunduk" diye konuştu. Bağdat ağladığında Türkiye'nin de gözyaşı döktüğünü söyleyen Erdoğan, "Bağdat'ta herhangi bir can toprağa düşerse, bizim canımızdan can kopuyor. Irak'a bomba yağarken, bizim yüreğimiz kanıyor. Irak'taki patlamalar, kardeşin kardeşe yaptığı saldırılar bizi üzüyor. Aynı Kabe'ye ibadet edenler, birbirlerine silah doğrulttuğunda yüreğimiz burkuluyor. Irak'ta camilerde, caddelerde herhangi bir bomba patladığında Türkiye'de herkes iki büklüm olup gözyaşı döküyor. Sadece Ankara, İzmir, Diyarbakır'ın çocukları değil; Bosna, Mekke ve Medine'nin çocukları da Bağdat için ağlıyor. Rabbimiz 'Ancak müminler kardeştir' der. Ben bunun üzerine bir söz olacağına inanmıyorum. Bu mesaj, her türlü siyasetin üzerindedir. Bu topraklarda kanların en mübareği Hz. Hüseyin'in ve Hz. Hasan'ın kanları akmıştır. Ders almasını bilene bunlar kafidir. Biz Bağdat'ı harap eden yeni Hülagü'ler istemiyoruz. Halepçe'ler ve yeni Felluce'lere şahit olmak istemiyoruz. Fuzuli diyor ki, 'Ya rab cismül can gerekmez. Canan yok ise cihan gerekmez'. Evet dostlarımız ve kardeşlerimizin huzuru yoksa, bizim de huzurumuz olmaz. Bu meclis, yeni bir Bağdat için güçlü bir umuttur. Sizden sadece Iraklılar değil, biz de umutluyuz. Sizleri Gazze'nin, Kudüs'ün çocukları izliyor. Sizler kucaklaştığınızda Filistin, Afganistan kucaklaşıyor. Sorumluluk ve sorumluluğumuz büyük" dedi. Irak Parlamentosu'nun halkı kucaklaştıracağına yürekten inandığını söyleyen Erdoğan, "Arapçada, 'El can kablet dar' derler, 'Ev alma komşu al' diye bir söz vardır. Komşusu huzur içinde olanın kendisi de huzur içindedir. Tıpkı Libya'da olduğu gibi, Irak'a baktığımızda petrol değil, bir bütün halinde kardeşlerimizi görüyoruz. Türkiye, Irak'ın bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü destekliyor. Biz her kesime eşit mesafede olduk. Irak'ın hayrı için çalışmaya devam edeceğiz. Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı çerçevesinde meclise büyük görevler düşüyor. Yapacağınız reformlar konusunda sizlerle tecrübelerimiz konusunda işbirliği yapabiliriz" ifadelerini kullandı. Irak Başbakanı Maliki'yle önemli görüşmeler yaptıklarını ifade eden Erdoğan, "İşbirliğimizi üst düzeye çıkarma noktasında mutabık olduk. Beraberimde getirdiğim 200 işadamı, elektrik sıkıntısı başta olmak üzere işbirliği konusunda görüşmeler yapıyorlar" dedi. "İŞBİRLİĞİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE EN BÜYÜK ENGEL, TERÖR ÖRGÜTÜ" Türkiye-Irak işbirliğinin güçlendirilmesinin önündeki en önemli engelin Kuzey Irak'ta kendisine yer edinen terör örgütü olduğunu ifade eden Erdoğan, "Artık terör örgütünün Irak ile aramızda bir şer odağı olarak kalmasını istemiyoruz. Bir ülke içinde milli birlik ve kardeşlik projesiyle, terör örgütünün istismar zeminini ortadan kaldırıyor, demokratikleşme adımlarıyla kardeşliği pekiştiriyoruz. Bu noktada Irak'la daha fazla dayanışma içinde olursak bölgesel anlamda kardeşliğimiz pekişecek ve yücelecektir. Irak'a özellikle işbirliğimizin güçlendirilmesinin ve derinleştirilmesinin önündeki engelleri bir an önce kaldırmak suretiyle Kuzey Irak'ta bu yer edinen terör örgütüne karşı da, ha orada ha Irak'ın genelinde ortak mücadele vermemizin gereğini özellikle altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Irak'ın tıpkı Türkiye gibi demokrasi, insan hakları ve kardeşlik zemininde güçlenmesini, refah, huzur, istikrar ve güvenliğe en ideal şekilde kavuşmasını temenni ediyorum. Yüce meclisinizi, siz değerli vekilleri, sizin şahsınızda tüm Irak halkını en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum" diye konuştu. Erdoğan'ın konuşmasında sık sık Arapça sözlere yer vermesi, milletvekillerinin Başbakan'ı uzun süre alkışlamasına neden oldu. Başbakanın söylediği bazı Arapça sözleri, Iraklı vekillerin düzeltmeye çalışması salonda ilginç anların yaşanmasına neden oldu. Meclis Başkanı Usame Nuceyfi, Başbakan Erdoğan'a bir teşekkür konuşması yaptı. Erdoğan daha sonra Meclis Başkanı Nuceyfi ile baş başa görüşmeye geçti. "BAĞDAT'TA KENDİMİZİ MİSAFİR GİBİ HİSSETMİYORUZ. BAĞDAT BİR BARIŞ ŞEHRİDİR VE BİZLER ŞU ANDA ASLINDA EVİMİZDEYİZ" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bağdat'ta kendimizi misafir gibi hissetmiyoruz. Bağdat bir barış şehridir ve bizler şu anda aslında evimizdeyiz" dedi. Başbakan Erdoğan ve mevkidaşı Nuri El Maliki, iki ülke heyetleriyle birlikte, Türkiye-Irak İş Forumuna katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, "Bağdat'ta kendimizi misafir gibi hissetmiyoruz. Bağdat bir barış şehridir ve bizler şu anda aslında evimizdeyiz. Komşudan öte kardeşlerimizin arasındayız. Kardeşlerimiz ile bir arada olmanın huzur ve mutluluğu içideyiz. Biz ortak bir medeniyetin evlatlarıyız. İstanbul ile Basra, İzmir ile Musul'un tarihleri bir, medeniyetleri kaynaşmış milletlerdi. Dicle ile Fırat ne kadar kardeşse, Türkiye ile Irak da işte o kadar kardeş. Bağdat'ın tarihteki ihtişamını biz hep ortak bir gurur vesilesi olarak gördük. Aynı şekilde, Bağdat'ın, Basra'nın, Kerkük, Süleymaniye'nin gözyaşı bizim gözyaşımız oldu. Yakın tarihimizde maalesef bizi birbirimizden uzaklaştırdılar. Şimdi yüzyıllık hasreti geride bırakıyoruz. Kardeşler olarak kucaklaşıyoruz. Siyasi, diplomatik, ekonomik alanlarda yoğun bir iş birliği yapıyoruz" diye konuştu. Türkiye'nin son yıllarda birçok ülke ile vizeleri kaldırdığını kaydeden Erdoğan, "Son 8 yılda büyük reformlar yaptık. İstanbul'dan yola çıkan bir Türk, sadece pasaportunu göstererek, Halep'e, Şam'a, Beyrut'a, Amman'a gidebiliyor. Aynı şekilde bu ülkelerdeki kardeşlerimiz de aynı şekilde Türkiye'yi rahatça ziyaret edebiliyorlar. Tek başına vizelerin kalkması dahi, bölgemiz için umut vericidir. Biz artık, tüm bu bölgede huzur istiyoruz. İnsanlar, şu mezhebin, şu mezhebin, şu etnik unsurun mensubu olarak o işte sadece insan olarak doğmamızın ilk adımıdır. Bir olursak, diri olursak çok daha aydınlık yarınlar bizimdir" dedi. Türkiye ile Irak arasındaki sınır kapılarının azlığından yakınan Erdoğan, "Ülkelerimiz arasındaki sınır kapıları olan Habur ve Halil İbrahim, şu an iki ülkenin yoğun temposuna ayak uyduramaz hale geldi. Gümrük bakanları bir araya gelerek ilk adımları atalım diyoruz. Biz Irak içim nasıl Avrupa ve Kafkasya'ya açılan kapıysak, Irak'ta bizim Hint Okyanusu'na açılan kapımızdır. İki ülke bu gereklilikleri yerine getirmeli ve sınır kapılarını çoğaltmalı" ifadelerini kullandı. İki ülke arasındaki ticaret hacmine değinen Başbakan Erdoğan, "Bugünkü görüşmede aramızdaki ticaret hacmi 7.5 milyar dolar. Bu bizler için aslında çok küçük bir ticaret hacmi. Bunu ilk aşamada 10 milyar, ardından 20 milyar dolara çıkarabiliriz diye düşünüyorum. Şu anda özellikle inşaat sektöründe Çin'den sonra 36 firmasıyla 2. sırada olan bir Türkiye var. Irak'ın yeniden inşasında müteahhit firmalarımız sizlere tüm imkanlarıyla sizlere hizmet vermeye hazırdır. Irak'ın yeniden inşasında müteahhitler size yeniden hizmet vermeye hazırdır. Bizler, bu hizmeti verirken bir söz vardır; 'Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz' sözü ile hareket ediyoruz. İmzaladığımız anlaşmalar, bölgede heyecana neden olmuştur. Bu arada müteahhitlerde sesleniyorum. Kimse yanlış hesap yapmasın, yanlış hesap Bağdat'tan döner. Dillerimiz farklı da olsa gönüllerimiz bir, ülkelerimiz farklıda olsa hedeflerimiz bir. Irak'la güzel yarınlara birlikte yürüyeceğiz. Irak'ı birlikte inşa edeceğiz" dedi. Daha sonra konuşan Irak Başbakanı Nuri El Maliki, Irak'ın artık daha güvenli hale geldiğini ve iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmeyi hedeflediğini söyledi. Forumdan sonra heyetler arası görüşmelere geçildi. Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 19:05

İLGİLİ HABERLER