Gündem
  • 23.9.2010 13:49

'PKK'NINKİ 'EYLEMSİZLİK' EYLEMİ'

Uzmanlar, terör örgütünün sözde “eylemsizlik” açıklamalarının kaale alınarak, “PKK'nın eylemsizlik kararı çok önemli” şeklinde ifade edilmesinin terörle mücadele açısından son derece sakıncalı olduğunu belirterek “Eylemsizlik Öcalan'ın ileri sürdüğü stratejik hamle. Kendisini muhatap kabul ettirmek istiyor. Bu oyuna gelinmemeli. Kaale alarak, buna alkış tutarsak zamanla terör örgütü elebaşının istediği noktaya geliriz” uyarısında bulundular.

ZAMANLA ÇEKİLMEK İSTENEN NOKTAYA GELİYORSUNUZ

MHP MYK Üyesi Prof. Dr. Vedat Bilgin “Bu kavramlar bölgede PKK'ya inisiyatifini genişletme fırsatı verir” derken, 21. YY. Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, PKK'nın terör örgütü olduğunu ve varlığını koruduğunu; sözde eylemsizlik açıklamalarının fiili sonuçlar açısından olumlu görülebileceğini ancak bunun özellikle devlet yetkilileri ve medya organları tarafından bir lütufmuş gibi algılanması ve bu şekilde yansıtılmasının son derece sakıncalı olduğunu söyledi. Özdağ şöyle konuştu: “Terörle mücadelede, terör örgütü ile mücadelede kavramlar çok önemlidir. Ama maalesef yıllardır kavramları belirlemede terör örgütü daha etkili. Sonra ne oluyor, o kavramla çekilmek istenen noktaya gelmiş oluyorsunuz. Kimileri teröriste milis diyor. Ne alaka. Bir bak milis kime denir? Yine terör örgütü çıkıyor sanki bir devlet, çıkıyor ve eylemsizlik kararı açıklıyor, bu kararını uzatıyor falan. Biz de çıkıp buna alkış tutarsak, terör örgütüne terör örgütünün argümanları ile yaklaşmış oluruz. Bu da zamanla bizi terör örgütünün çekmek istediği noktaya sürükler.”

NE YANİ ALKIŞLAYABİLECEK MİYİZ DE?

Prof. Ümit Özdağ “PKK'nın bu eylemini kınıyorum” gibi ifadelerin de son derece yanlış olduğunu ifade ederek “Terör örgütünü bir eyleminden ötürü çıkıp kınıyoruz, lanetliyoruz. Ne yani olumlu gördüğümüz bir eylemini de çıkıp alkışlayacak mıyız? Ya kardeşim adı üstünde terör örgütü terör örgütüdür. Başlı başına lanetlenecek bir şeydir terör örgütü. Terör örgütünün istediği tanımlamalara rağbet gösterirseniz, çerçeveyi onun çizmesine izin vermiş olursunuz. Devlet yetkilileri de, sivil toplum örgütü temsilcileri de ve medya organları da bu hususa dikkat etmelidir” diye konuştu.

ÖCALAN DEĞİL, BDP MUHATAP ALINMALI

21. YY. Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ayrıca “açılım” konusunda önemli bir hata yapıldığını söyledi. Özdağ'a göre, Öcalan BDP'ye “masadan kalkın” emri verdiği an, açılım süreci durdurulmalıydı. Özdağ, aksine açılım devam ettirilince masadan kalkan BDP'nin yerine Öcalan'ın muhatap noktasına geldiğini söyledi. Özdağ “BDP'yi devre dışı bırakan Öcalan, buna rağmen açılım politikasını sürdüren hükümete, kendini muhatap kabul ettirmek için çeşitli yöntemlere başvurdu, başvuruyor. Referandum sürecinde Öcalan bu kozu çok iyi kullandı. Sözde ateşkes kararı ile hükümet üzerinde baskı kurdu. Bugün de aynısı yapılıyor. Ümit ediyoruz ki Öcalan muhatap kabul edilmez. Ama maalesef aksini gösteren haberler çıktı basında. Bu yanlış. Çünkü bu tür açılımlarda direk örgüt muhatap alınmaz. En fazla siyasi uzantıları vesaire ile görüşülebilir. Ama Öcalan stratejik hamlelerle bizzat kendisinin muhatap alınmasını istiyor. Bu noktaya çok dikkat edilmeli.”

PROF. BİLGİN: PKK'YA İNİSİYATİFİNİ GENİŞLETME FIRSATI VERİR

MHP MYK Üyesi Prof. Dr. Vedat Bilgin de “Bu kavramlar bölgede PKK'ya inisiyatifini genişletme fırsatı verir” uyarısında bulundu. Bilgin, konuyla ilgili sorumuz üzerine habervaktim.com'a yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Türkiye terör meselesinde kendi yol haritası olmadığı için uzun süre koordinatlarını kaybetmiş bir konumda kalmıştır. Sürecin terör örgütü tarafından yönetilmesine imkan verilmemesi için, öncelikle etnik mesele, terör ve toplumsal sorunları kapsayacak geniş bir stratejiye ihtiyaç bulunmaktadır. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz tablo, hedefleri belli olan terör örgütünün aşama aşama bu hedeflere doğru bir stratejiyi takip ettiğini ortaya koymaktadır. Türkiye ise, bütünüyle terör örgütü tarafından belirlenmiş olan ‘eylemsizlik', ‘demokratik özerklik' gibi kavramları tartışmaktadır. Bu yanlış ülkemizi psikolojik olarak olumsuz etkilemekte, bölgede PKK'ya inisiyatifini genişletme fırsatını vermektedir.”

DEMOKRATİKLEŞME İÇİN YAPILMASI GEREKEN

Prof. Bilgin şöyle devam etti: “Bugün Türkiye ABD'nin Irak'tan çekilme süreciyle birlikte yeni bir fırsat yakalamıştır. Öncelikle terör karşısında yeni bir örgütlenme modeli geliştirerek, terör örgütünün bölgede yaptığı dehşet ve baskıyı tasfiye ederek, terörü minimize edecek bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Terör karşısında caydırıcı bir etki oluşturmak, bölgede barışı ve huzuru temin etmek psikolojik üstünlüğü elde etmek için bu zorunlu bir adımdır. Bu durum Türkiye için bölgesel gelişme politikaları uygulamaya dönük yeni bir imkan oluşturacağı gibi, bölge insanının siyasal sürece katılımını hızlandıracak, demokratikleşme sürecine ivme katacaktır.”

habervaktim

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 03:22

İLGİLİ HABERLER