Akıl almaz olay Salihli’nin Cumhuriyet Mahallesi Belediye Caddesi No:304’de bulunan Gülüm Bar isimli işyerinde yaşandı. Gülüm Bar işletmecisi ve sahibi Birol Koyuncu (40)’nun iddiasına göre olay şöyle gerçekleşti:
“Gece saat 00:00’da işyerimizi kapatarak evimize gittik. Saat 01:30 civarında İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden cep telefonumu aradılar. Karakola gelmemi söylediler. Karakola gittiğimde işyerimde arama yapacaklarını söylediler ve toplam 5 ekip otosuyla beraber işyerime gittik. İki bölümden oluşan dükkanımı açarak içeri girdik.
Dönemin İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Kemal Yıldız, beni bahçe tarafına bakan diğer bölüme çağırdı. Benim Yıldız’ın yanına gittiğimde ekipler bar kısmına ve yazar kasanın olduğu kısımda arama yapmaya başladı. Yıldız’la görüşmemiz devam ederken diğer polisler yazar kasanın altına ve barın iç kısmına gazete kağıdı içerisine sarılı esrar maddesi yerleştirmişler.
Yıldız’la görüşmemiz sona erdiğinde bar kısmına geçtim. Bu arada daha önce bar kısmını arayan polisler tekrar arama yapmaya başladılar. Arama yapan polisler tam bu sırada yazar kasanın altında ve barın iç kısmında gazete kağıdı içine sarılmış halde 2 parça esrar maddesi buldular. Bende bu olay üzerine büyük bir şok yaşadım.
Polis ekiplerine böyle bir şey olmasının mümkün olmadığını söyledim. Polisler bu olayı gerçekleştirirken iş yerinde güvenlik kamerası olduğunu fark etmemişler. Olayın şokuyla bende işyerimde güvenlik kamerası olduğunu unutmuşum. Olayın şokunu atlattıktan sonra polise işyerimde güvenlik kamerası olduğunu ve mekanıma esrar maddelerini koyanların kim olduğunu öğreneceğimi söyledim.
Kayıtları incelediğimde esrar maddelerini işyerime koyanların polisler olduğunu gördüm. Kayıtları çoğaltarak emniyete götürdüm. Bunun üzerine Kemal Yıldız bana buluşma teklif etti. Özel bir hukuk bürosunda CD’yi Emniyet Müdür Yardımcısı Kemal Yıldız’ın da nezaretinde izledik. Yıldız bana CD’yi almalarının mümkün olmadığını aldıkları taktirde işlem yapılması gerektiğini bunun sonucunda da teşkilatın zarar göreceğini söyledi. Beni sürekli tehdit ederek Salihli’yi terk etmemi söylediler. Ben de korkudan mekanımı kapatıp evimi İzmir’e taşıdım.
Daha sonra ise dönemin İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Banas, beni yanına çağırdı. Avukatımla beraber Banas’ın yanına gittik. İşyerimde bulunan esrar olayını da üvey oğlum Ümit Azak üzerine almak zorunda kaldı. Mahkeme sonucu üvey oğluma denetimli serbestlik cezası verildi” dedi.