Gündem
  • 16.11.2003 11:42

''PRODİ, TÜRKİYE ZİYARETİNDE MÜZAKERELERLE İLGİLİ MESAJLAR İLETECEK''

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Romano Prodi'nin, gelecek yıl Türkiye'ye yapacağı ziyarette, Türkiye ile AB arasındaki müzakerelere ilişkin önemli mesajlar iletmesi bekleniyor. AB Komisyonu'nun, Türkiye Masası'nda çalışan yetkililerden biri, isminin açıklanmaması şartıyla yaptığı açıklamada, içereceği mesajlar açısından da Prodi'nin ziyaretinin önemli olduğunu söyledi. Yetkili, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile Roma'daki Türkiye-AB Troykası toplantısında yapılan görüşmelerin çok olumlu tamamlandığını belirtirken, ilk kez, Türkiye'nin, AB ile ilişkilerinde çarpıcı bir ilerleme sağlandığını ifade etti. Türkiye'nin, AB'ye uyum çerçevesinde çok etkileyici bir ilerleme kaydettiğini vurgulayan yetkili, ''Bizim görüşümüz, bu reform sürecinin aynı hız ve kararlılıkla devam etmesi halinde, Kıbrıs'ta çözüm konusunda da bir ilerleme sağlanması halinde, giriş müzakerelerinin başlaması kesinlikle kaçınılmazdır. Müzakereler bir kez başladı mı oradan geri dönüş imkansız gibi bir şeydir, yani o yol üyeliğe kadar gider.'' Yetkili, ilerleme raporlarının, Kopenhag siyasi kriterlerinin bir ülkede uygulandığını göstermesi halinde müzakerelerin başladığını da hatırlattı. Kıbrıs konusunun bir şart olmadığının da altını çizen yetkili, ayrıca Türkiye'nin önüne hiçbir yeni kriter de çıkarılmadığını, Kıbrıs konusunda da karşılıklı uzlaşmayla bir sonuca ulaşılabileceğine inandıklarını ifade etti. Yetkili, Türkiye'de bir konferansa katılmak ve yetkililerde görüşmelerde bulunmak üzere, AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'in de, Mayıs 2004'te Türkiye'ye gitmesinin beklendiğini kaydetti. ''TÜRKİYE DAHA ÇOK TANITILMALI...'' Yetkili, Türkiye'nin, Avrupa içinde çok fazlaca tanınmadığını, ayrıca tanınsa bile bazı önyargılı kurumların propagandasıyla tanındığını belirterek, başta Brüksel olmak üzere, Türkiye'nin, Avrupa ülkelerinde, daha çok tanıtım faaliyetine girişebileceğini, daha çok kültürel tanıtım yapabileceğini kaydetti. ''Brüksel bir pazarlık yeri'' tanımlamasında bulunan yetkili, iyi bir tanıtımın, yetersiz bilgiden kaynaklanan yanlış imajı tersine çevirebileceğini vurguladı. İnsan hakları konusunda Türkiye'nin gerekli iyi niyetini gösterdiğini belirten yetkili, bu gelişmelerin uygulamalara da yansıması halinde, bazı münferit olayların olması halinde bile, bu münferit olayların Türkiye'nin bu konudaki gayretini gölgeleyemeyeceğini ifade etti. Avrupa Birliği'nin farklı kültür ve etnik değerlerden oluştuğunu belirten yetkili, Türkiye'nin biz ''farklıyız'' demesine saygı duyacaklarını, ama Avrupa Birliği'nin de ortak değerleri olduğunu, Türkiye'nin bunu yaparken, ''Ala Turka'' bir yöntem benimseyerek Birliğe girmesinin de zor olduğunu kaydetti. TÜRKİYE FUNDAMENTALİST HAREKETLERİ DENGELEYİCİ BİR MODEL... Türkiye'nin, laik, demokratik bir Müslüman ülke olarak diğer Müslüman ülkeler için model olduğunu belirten yetkili, Türkiye'nin AB'ye güç katacağını, çünkü nüfusun çoğunluğu Müslüman bir ülkede, iyi bir demokrasinin de olabileceğini gösterdiğini kaydetti. Yetkili, Türkiye'nin ayrıca, İslam dünyasında eşsiz bir model olarak, fundamentalist (kökten dinci) hareketleri de dengeleyici bir ülke olabileceğini ifade etti. YENİ MALİ PERSPEKTİFİN ÖNEMİ... AB'nin, 2007 yılında, 2013 yılına kadar sürecek olan gelir gider, hedef gibi makro ekonomik göstergelerinin yer alacağı altı yıllık bir perspektif hazırlayacağına dikkat çeken yetkili, bu perspektifin hazırlıklarının da 2005-2006 gibi başlayacağını belirtti. Yetkili, yeni perspektifin, genişleme açısından yapılacak harcamaları da göstermesi nedeniyle, Türkiye'nin, AB ile giriş müzakerelerinin başlaması halinde bile müzakerelerin ne kadar süreceğini göstermesi açısından, bu perspektifin bir işaret verebileceğini ifade etti. Yetkili, bunun kesin bir gösterge olmadığını da kaydetti. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:03

İLGİLİ HABERLER