REKTÖR PROF. DR. ÇALLI: "İLAHİYAT FAKÜLTELERİNİ ARKADAN HANÇERLEYEN İLAHİYATÇILAR VAR"
KAYNAK : Haber Vitrini
İBRAHİM ÇORBACI
ADAPAZARI - Diyanet İşleri Başkanlığı ve Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen "Oryantalizmi Yeniden Okumak, Batı'da İslam Çalışmaları" konulu sempozyumda ilahiyat fakültelerinin kontenjanının düşürülmesi tartışıldı.
İki gün sürecek sempozyumun açılış konuşmasını yapan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Erkal, ilahiyat fakültelerinde kontenjan düşürülmesine tepki gösterdi.
Dekan Erkal, bugün batıyı tanımak mecburiyetinde olduklarını ifade ederek, "Biz kendimizle, kendi örf adetlerimizle, kendi inançlarımızla varız. Ancak Batı'yı, Batı'daki İslami çalışmaları çok iyi bilmek mecburiyetindeyiz. Bugün ülkemizde gerçekten misyonerlik faaliyetleri yapılıyor. Sapık görüşler birliğimizi, dirliğimizi, üniter yapımızı tehdit eder duruma geldi. Bütün bunları anlayabilmek, onların karşısında durabilmek, mücadele verebilmek için Batının İslam'a nasıl baktığını, nasıl incelediğini anlamak ve bilmek mecburiyetindeyiz. Maalesef Batı bütün müesseseleri ile ilahiyat fakülteleriyle kendi mezhep ve dinlerini yaşatmaya aynı zamanda İslam dünyasını gözlem altına almaya çalışıyorlar. Biz ise ilahiyat fakültelerinin kontenjanını düşürüyoruz. Önümüzdeki yıl kontenjanımız 30'dur. Bu çok gülünç bir rakamdır. Bunun mücadelesi verilmelidir. Türkiye genelinde bütün ilahiyat fakültelerinin ne hikmetse anlayamadığımız bir sebeple kontenjanları düşürülmektedir. Oysa ilahiyat fakültelerinin hizmet alanları diğer meslek gruplarının hizmet alanlarının çok üstündedir" dedi.
Avrupa'nın içlerinden Balkanlara, Türki cumhuriyetlere kadar din hizmetlerine ihtiyaç olduğunu belirten Dekan Mehmet Erkal, "Avrupa'da Türki cumhuriyetlerde, Balkanlar'da, Türkiye'de devlet destekli zararlı akımlar birliğimizi dirliğimizi tehdit etmektedir. Bu açık tehdit karşısında nasıl olur da ilahiyat fakültelerinin kontenjanları düşürülür? Bunu anlamamız mümkün değil. Büyüklerimizin bu gerçeği anlayacaklarını umuyorum. Türkiye İslam dünyasına model olmaya çalışmaktadır. Model nasıl olunur, bütün camilerde ilahiyat fakültesi mezunu görevliler olmadığı müddetçe, ilköğretim okullarında din ve ahlak dersini sınıf öğretmenleri verdiği müddetçe örnek ülke olamayız. İşte bu yüzden bizim işimiz ilimledir. Bizim başka bir gayemiz yoktur" diye konuştu.
Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Çallı, konuşmasında İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Erkal'a cevap verdi.
Rektör Çallı, bu dönemde Türkiye'de üst düzey yöneticilik yapmanın çok zor olduğunu belirterek, "Dekan Mehmet Erkal, ilahiyat fakültelerine fazla öğrenci alınmadığını söyledi. Kendisi bu konuda haklı. Ancak bunun en büyük sebebini kendi içlerinde aramaları gerekiyor. Sebeplerine gelince, birincisi ilahiyat fakültelerini arkadan hançerleyen ilahiyatçılar var. İkincisi ise gelişmiş ülkelerde iki veya 2,5 parti var. Türkiye'nin de bunu mutlaka sağlaması gerekiyor. Yani kaba tabirle Ankara'da çok fazla şef var ama hiçkimse kızılderili olmak istemiyor. Bu işler çalışarak olur. Herkes şef olmak havasında. Benim kişisel tahminim belli yıllar sonra, belki 5-10 yıl sonra ne milliyet ne de din orijinli parti olmaması gerek. Bir yanlışlık var Türkiye'de. Ben başarısızsam faturası bana çıkarılmalı, temsil ettiğim ulvi fikirlere, düşüncelere çıkarılmaması gerek. Türkiye'nin bunun üzerinde kafa yorması gerekiyor. Bunun başka türlü çözülmesi mümkün değil" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Şamil Dağcı da sempozyuma katılanlara oryantalizm hakkında bilgi verdi.
Beykent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Amerika'da meydana gelen 11 Eylül saldırılarından sonra dünyada yeni bir dönem başladığını ifade ederek, "11 Eylül saldırılarının ilk şokundan sonra dünyada İslam'a yoğun bir ilgi var. ABD'nin tüm kurumları İslam'ı öğrenmeye çalışıyor. Bu da ilahiyatçıların önemini ortaya çıkartıyor. Biz de artık Batı dünyasını tanımalıyız. Yeni bir strateji belirlemeliyiz. Alternatif yaklaşımlar belirlemeliyiz. Tarihte ilk defa nüfus yoğunluklarına rağmen Müslümanlar azınlıkta yaşıyorlar. Dünyada Müslümanların 3'te 1'i azınlıkta yaşıyor. Bunun için Türkiye'nin çok önemli bir yeri var" diye konuştu.
Konuşmaların ardından sempozyumun Oryantalizmin Teorik ve Felsefi Altyapısı konulu ilk oturumu, Prof. Dr. Salih Tuğ başkanlığında Dr. Recep Şentürk, Doç. Dr. Ali Dere, Yrd. Doç. Dr. Bülent Şenay'ın katılımı ile başladı.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:50