Yaşam
  • 10.12.2004 11:41

RÜYADA GÜZİN ABLA'YI GÖRMEK!..

Bu sabah uyandığımda kalbim acıyordu. Rüyamda ise sizi gördüğümü anımsadım. Benim için artık yaşamayan biri, size yazı yazmış. Ve ben köşenizi okurken o yazının ona ait olduğunu anlıyormuşum.

Şu an üniversiteden can dostum kardeşimle birlikteyiz. Biz, iyi tahsil görmüş, kendini geliştiren, okuyan, öğrenen ama bildikleri, dertlerini çözmeye yetmeyen iki dostuz.

Açıkçası, 30’lu yaşlara ramak kalmışken, hiçbir şeyin yolunda gitmediği duygusuyla boğuşuyoruz. Evlendik... Olmadı. Birey olmak ayrımında, eşlerimizden boşandık.

İş hayatlarımızda da profesyonelce davranamadık.

Türkiye gerçeği içinde sıra dışı ailelerimizle bizi bağlayan kan bağı değil, gerçek sevgi. Kendi özeleştirimizi yaptığımız bu süreçte bazı sorulara cevap bulamıyoruz. Cehalet mutluluk mudur? Bilmek hep acıtıyor da! Yürekten sevmek, hep kaybetmek midir? Profesyonel olmak, el etek öpmek midir?

Kendin olmak, şu dönemde yaşananları reddetmek, asilik mi? Kimin doğrusu en doğru?

<ı>RUMUZ: MAVİ-SİYAH



Ah sevgili gençler, bilmek mümkün mü? Gençliğimizde, ailelerimiz bizi bambaşka değerler için yetiştirmişlerdi ama bugün onlar geçerli değil artık. Düşeni çiğneyip, üstüne basıp yükselmek, maddi değerlere tutkuyla sarılmak, çıkar uğruna her şeyi yapabilmek, bencil olmak...

Evet bilmemek, öğrenmemek, daha hayırlı. İşte bu yüzden okumayı, öğrenmeyi reddediyor galiba gençler. Bizler gibi bildikçe acı çekmemek, anladıkça, mutsuzluğun kuyularında kaybolmamak için! Kim haklı? Bilenler mi; anlayanlar ama çaresiz kalanlar mı? Bilmeyen, bilmedikleri için de anlamayan ve huzur içinde olanlar mı?

 

Hürriyet

Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:25

İLGİLİ HABERLER