Sabancı'nın katili Ankara'yı kana bulayacaktı
Türkiye'nin kırmızı bültenle aradığı, Özdemir Sabancı suikastının 3 zanlısından biri olan DHKP-C’li İsmail Akkol ile örgüt üyesi Fadik Adıyaman, dün Aydın Söke’de yakalandı. Sahilde geceledikleri, sabah saatlerinde ise Eskişehir’e gitmek için Söke otogarına geldikleri belirlenen Akkol ile Adıyaman, örgüt üyelerinin Türkiye’ye geçtiği bilgisi üzerine önlem alan polisler tarafından fotoğraf eşleşmelerinden ve ayakkabılarının çamurlu olmasından dolayı tanındı.
Teröristlerin önce İzmir’e, daha sonra da trenle eylem amaçlı Ankara’ya gitmeyi planladıkları öne sürüldü.
Teröristlerin önce İzmir’e, daha sonra da trenle eylem amaçlı Ankara’ya gitmeyi planladıkları öne sürüldü.
"Özdemir Sabancı 9 Ocak 1996 tarihinde Sabancı Center'da düzenlenen silahlı saldırıda Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve Sekreter Nilgün Hasefe ile birlikte öldürülmüştü.
Sanıklardan Fehriye Erdal olayın ardından Belçika'ya kaçmış Eylül 2007'de Belçika'da sonuçlanan mahkeme kararı ile Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı yargılanmasına karar verilmiş daha sonra beraat kararı çıkmıştı.
Fehriye Erdal'dan daha sonra haber alınamadı. Diğer sanık Mustafa Duyar ise, 1999 yılında Afyon E Tipi Kapalı Cezaevi'nde çıkan bir isyanda Karagümrük çetesi mensuplarınca vurularak öldürülmüştü."
Çantalarında suikast silahı ve roketatar bulundu
Zanlıların üzerinde seri numarası ve markası silinmiş bir silah, iki şarjör ve silaha ait fişekler; gitar kutusu ve yanlarındaki çantalarında da 1 RPG roketatar, 2 roket başlığı, 2 sevk fişeği, 3 savunma tipi parça tesirli el bombası, 1 tabanca, Polonya menşeli 1 suikast silahı, 5 şarjör, 32 tabanca mermisi, 69 suikast silahı mermisi, 200 gram beyaz toz, 1 sim kartı, örgüt flama, invir paketi, et kesme plastiği, tabla, ilaçlar, altı adet yağmurluk, muhtelif giyim eşyası bulundu. Zanlıların yanında 3 bin 195 lira ile 135 Euro ele geçirildi.

Ele geçirilen elbombası ve roketatarların üzerindeki elektrikli ısıtıcının da kamuflaj amaçlı kullanıldığı, yakalanan iki zanlının teknik takipten kurtulmak için üzerinde cep telefon sim kartlarının bulunmadığı iddia edildi.
İki şüphelinin Eskişehir’e giden yolcu otobüsüne dikkat çekmemek için Didim Garajı’ndan değil, yoldan bindiği ortaya çıktı.

EYLEM İÇİN TÜRKİYE’DE
Otobüs içinde bilet kesilemediğinden Söke Garajı’na gelindiğinde görevliler iki kişiye yazıhaneye girip bilet almasını istedi. Akkol ve Adıyaman, Eskişehir’e bilet alıp yeniden otobüse bindi. Söke Emniyet Müdürlüğü ekipleri otobüsü garajdan çıkarken durdurup, iki şüpheliyi gözaltına aldı.
Akkol ve Adıyaman’ın, Yunanistan’ın Sisam Adası’ndanTürkiye’ye sızdıkları, şişme botla Eşek Adası’dan Didim’e gelerek, daha sonra Söke’ye geçtikleri bildirildi. İki şüphelinin, buradan İzmir’e, daha sonra da trenle eylem amaçlı Ankara’ya gitmeyi planladıkları öne sürüldü.

PARMAK İZİNE DİRENDİLER
Parmak izi vermek istemeyen ve sağlık kontrolüne direnen İsmail Akkol ile Fadik Adıyaman, saat 19.00 sıralarında Devlet Hastanesi'ne götürülüp sağlık kontrolünden geçildi. Aydın Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ne getirilen ve parmak izi alınan Akkol ve Adıyaman'ın, İstanbul'a mı götürüleceği, Aydın'da mı adliyeye çıkarılacağı henüz belli olmadı.
Aydın Emniyet Müdürü Halis Böğürcü zanlıların ifadelerinin alındığını ve geceyi Aydın'da geçireceklerini söyledi. Böğürcü, “Alacağımız bilgilere bir bakalım ona göre bilgilendirme yapacağız" dedi.

FADİK ADIYAMAN
Yunanistan iade etmemişti
Fehriye Erdal ve Mustafa Duyar ile birlikte Özdemir Sabancı cinayetini DHKP-C adına gerçekleştiren üç failden biri olan “Anayasal düzeni zorla değiştirmeye çalışmak” suçundan aranan İsmail Akkol, Sabancı Center’da 9 Ocak 1996’da işlenen cinayetten beri firari olarak aranıyordu. Saldırıda Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe de hayatını kaybetmişti. 1997’de gıyabında yargılanmaya başlanan Akkol’un dosyası yakalanamadığı için 2001’de Fehriye Erdal’ın dosyası ile birlikte ayrılmıştı. Akkol için Adalet Bakanlığı’nın talebi üz erine Interpol kırmızı bülten çıkarmıştı.

2014’te yakalandı
Akkol’un izi 2000’li yılların başında Belçika’da bulunmuştu. Eylemi birlikte gerçekleştirdiği Erdal’la birlikte bir süre Belçika’da yaşayan Akkol’un daha sonra Almanya’ya geçtiği, ardından da Yunanistan’a geldiği tespit edilmişti. Akkol, Yunan polisinin 11 Şubat 2014’te Atina’daki hücre evine düzenlediği baskın sonucu dört DHKP-C üyesi ile birlikte yakalanmış, Türkiye’nin iade talebine rağmen serbest bırakılmıştı. Aynı operasyonda, terör örgütünün silahlı kanat sorumlusu ve gizli lideri olduğu öne sürülen Hüseyin Fevzi Tekin ile Ankara’da 2013 yılının mart ayında Ak Parti Genel Merkezi’ne lav silahlı saldırının şüphelisi Murat Korkut ve bir kadın da gözaltına alınmıştı. Evde ayrıca, otomatik tüfek ve tabancalar, bunlara ait mermiler, patlayıcı madde ve fünye de ele geçirilmişti.

Kırmızı bülteni vardı
Kırmızı bültenle aranan Akkol ile 2013’te Ak Parti ve Adalet Bakanlığı’na yönelik roketatarlı saldırının faili Hasan Biber’in, Yunanistan’dan ayrılıp sahte kimliklerle Türkiye’ye sızdığı öne sürülmüştü. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), iki teröristin sansasyonel eylemler için Türkiye’ye geldiği bilgisiyle tüm illerdeki güvenlik birimlerini uyarmıştı.
Mustafa Duyar öldürüldü
Cinayetin üç failinden biri olan Mustafa Duyar da cinayetin ardından Suriye’ye kaçmıştı. Duyar 17 Aralık 1996’da Suriye güvenlik birimlerinin işbirliği ile Lazkiye’de yakalanmış, üç gün Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği’nde kaldıktan sonra Türkiye’ye getirilmişti. Cinayeti itiraf eden ve detaylarıyla birlikte anlatan Duyar, Özdemir Sabancı ile Haluk Görgün’ü kendisinin öldürdüğünü, Nilgün Hasefe’yi ise İsmail Akkol’un öldürdüğünü anlatmıştı. Duyar ifadesinde hedeflerinin Sakıp Sabancı olduğunu söylemişti. Cezaevine konulan Duyar, 15 Şubat 1999’da Afyon E Tipi Kapalı Cezaevi’nde çıkan bir isyanda Nuri Ergin’in liderlik ettiği Karagümrük çetesi tarafından koğuşunda tabancayla vurularak öldürüldü.

Fehriye Erdal’ın yeri bilinmiyor
Fehriye Erdal da Sabancı Center’da çaycı olarak çalışıyordu. Cinayetin organizasyonunda önemli rol alan Erdal, tetikçiler Akkol ve Duyar’ın içeriye girişini sağladı. Cinayetin ardından önce Yunanistan’a oradan da Belçika’ya geçen Erdal, 26 Kasım 1999’da Belçika’nın sahil kentlerinden Knokke’de kaldığı bir evde çıkan yangın sonrası Belçika polisi tarafından sahte pasaportla yakalandı. Yaklaşık bir yıl cezaevinde kalan Erdal daha sonra serbest bırakıldı. Erdal, Türkiye’nin bütün girişimlerine rağmen Türkiye’ye teslim edilmedi. 2011 yılında öldüğü iddiaları gündeme gelen ve herhangi bir izi bulunamayan Erdal, halen Sabancı cinayetinin faillerinden biri olarak Türkiye tarafından kırmızı bültenle aranıyor.
